Bağlayan İlişkiler
Amy Blankenship


Saplantı Kitabı #1
Mabet, kendine özel bir dağın tepesinde gizlenmiş, çok geniş ve gözlerden uzak bir tatil yeridir. Angel Hart, her zaman gerçek dünyadan korunan, aileye ait bir tesiste büyümüştür. Angel, anne ve babasının boşanması onu uzaklaştırana kadar, çevresi delicesine sevdiği üç adam tarafından sarılmış şekilde korunaklı ve ayrıcalıklı bir hayat sürmüştür. İki yıl sonra eve ziyaret için döndüğünde, erkek arkadaşını da yanında getirir. Angel, kendini aniden birkaç kişinin sevgisinin merkezinde bulur ve onların Angel’ı Mabet’ten tekrar göndermeye niyeti yoktur. Gizli takıntılar ölümcül bir oyuna dönüşür, çünkü onu seven adamlar dağın en tehlikeli insanları olmuştur.







BaÄlayan Ä°liÅkiler

SaplantÄ± Serisi



Amy Blankenship, RK Melton

Translated by AytaÃ§ DANGIR (http://www.traduzionelibri.it/profilo_pubblico.asp?GUID=f8d5364bcb93986580a983884caead58&caller=traduzioni)



Copyright Â© 2012 Amy Blankenship

Second Edition Published by TekTime

All rights reserved.



BÃ¶lÃ¼m 1 âMabetâ



Angel Hart, bÃ¼yÃ¼dÃ¼ÄÃ¼ yere doÄru uÃ§arken, helikopterin yÃ¼ksekliÄinden saklanmak isteyerek, pencerenin kalÄ±n camÄ±ndan dÄ±ÅarÄ± seyrediyordu. BurayÄ± Ã¶lesiye seviyordu ama yerdeyken Ã§ok daha fazla seviyordu. UÃ§mak korkularÄ±ndan biriydi ve bunu on saattir yapÄ±yordu.

KÃ¢kÃ¼llerini gÃ¶zlerinin Ã¶nÃ¼nden Ã¼fleyerek kardeÅi Tristianâa bakÄ±ndÄ±. Eve helikopterle dÃ¶nmek zorunda olduÄunu bildiÄi halde onlarÄ± havaalanÄ±nda karÅÄ±lamasÄ±na neden olacak kadar heyecanlandÄ±ran Åeyi merak ediyordu.

Tristian'Ä±n uÃ§maktan nefret ettiÄini gerÃ§eÄini biliyordu ve oyalanmak iÃ§in birisine cep telefonundan mesaj attÄ±ÄÄ±nÄ± gÃ¶rebiliyordu. Neredeyse her gÃ¼n telefonla konuÅmalarÄ±na ve mesajlaÅmalarÄ±na raÄmen yaklaÅÄ±k iki yÄ±ldÄ±r gÃ¶rÃ¼ÅmemiÅlerdi ve belki de bu yÃ¼zden korkularÄ±yla yÃ¼zleÅmiÅti. Bunu neden yaptÄ±ÄÄ±nÄ± gerÃ§ekten umursamamÄ±ÅtÄ± Ã§Ã¼nkÃ¼ orada onu gÃ¶rmesi rahatlatÄ±cÄ± bir etki yapmÄ±ÅtÄ± ve buna minnettardÄ±.

Helikopterin gÃ¼rÃ¼ltÃ¼sÃ¼nden uzaklaÅmak iÃ§in Angel zihninin son iki yÄ±lÄ± bÄ±rakmasÄ±na izin verdi. Anne ve babasÄ± boÅandÄ±ÄÄ±nda, babasÄ± onu Kaliforniyaâya sÃ¼rÃ¼klerken Tristian annesi ile birlikte burada Mabetâte kalmaya zorlanmÄ±ÅtÄ±. Arabayla gitmek iÃ§in Ã§ok uzaktÄ± ve her ikisi de uÃ§mayÄ± sevmiyordu. Birbirlerini ziyaret etmemiÅ olmalarÄ±nÄ±n tek sebebi mesafeydi.

HavaalanÄ±nda Ã¶ylece beklerken gÃ¶rene kadar TristianâÄ± ne kadar Ã¶zlemiÅ olduÄunu fark etmemiÅti. DoÄrudan geÃ§ecekleri kapÄ±nÄ±n karÅÄ±sÄ±ndaki duvara yaslanmÄ±ÅtÄ±. Birbirlerini gÃ¶rdÃ¼kleri anda Tristian onu kollarÄ±yla yakalayana kadar koÅtu.

Abisi, Tristian, her zaman sabahlarÄ± ilk konuÅtuÄu ve uykuya dalmadan Ã¶nce gÃ¶rdÃ¼ÄÃ¼ son kiÅi olmuÅtu. BÃ¼yÃ¼dÃ¼kÃ§e, ebeveynlerini uyurgezerlikle ilgili bir sorun yaÅadÄ±klarÄ±na ikna ettiler Ã§Ã¼nkÃ¼ gecenin bir yarÄ±sÄ± kalkÄ±p birbirlerinin yataklarÄ±nda uyuyorlardÄ±.

Anneleri, biraz daha bÃ¼yÃ¼dÃ¼klerinde, geceleri odalarÄ±nÄ±n kapÄ±larÄ±nÄ± kilitleyerek buna bir son vermeye Ã§alÄ±ÅmÄ±ÅtÄ±. Annelerinin onlarÄ± birbirlerinin kollarÄ±nda uyurken en son yakaladÄ±ÄÄ±nda sÃ¶ylediklerini hatÄ±rladÄ±ÄÄ±nda, Angel'Ä±n dudaklarÄ± inceldi.

âBu davranÄ±ÅÄ±nÄ±z Ã§ok gÃ¼nah. Abi kardeÅten Ã§ok sevgili gibi davranÄ±yorsunuz.â Isabel Hart'Ä±n sesi o gece anne sevgisinden nefrete dÃ¶nÃ¼ÅmÃ¼ÅtÃ¼.

Tristian aptal kilitlerin arasÄ±ndan bir yol bulmuÅtu. DuvarÄ±n dÄ±ÅÄ±ndaki dolaptan bir yeri kesmiÅti, bÃ¶ylece yaÅadÄ±klarÄ± otelin koÅturduklarÄ± ince koridorlarÄ±na gizlice Ã§Ä±kabiliyordu. AynÄ±sÄ±nÄ± kÄ±z kardeÅinin dolabÄ±na da yapmÄ±ÅtÄ±, bÃ¶ylece onun odasÄ±na her gece gizlice giriyordu ve yakalanmamak iÃ§in Ã§alar saati kuruyorlardÄ±.

Tristian, iliÅkilerinin yanlÄ±Å ve kirli olduÄunu dÃ¼ÅÃ¼nen annelerinin asÄ±l sapÄ±k olduÄunu sÃ¶ylÃ¼yordu. Hatta bazÄ± kÃ¼Ã§Ã¼k Ã¼lkelerde tÃ¼m ailenin birlikte banyo yaptÄ±ÄÄ±nÄ± ve uyuduÄunu, bazÄ±larÄ±nda ise kardeÅ evliliklerinin tamamen normal karÅÄ±landÄ±ÄÄ±nÄ± bile sÃ¶ylemiÅti. Tristian, AngelâÄ± onlarÄ± ayrÄ± tutmaya Ã§alÄ±ÅtÄ±ÄÄ± iÃ§in annelerinin gÃ¼nahkÃ¢r olduÄuna inandÄ±rmÄ±ÅtÄ±.

Angel uzun zaman Ã¶nce onunla Tristian arasÄ±ndaki sÄ±rrÄ± korumaya karar vermiÅti. Bu kimseyi ilgilendirmezdi ve Angel ona gÃ¼veniyordu.

Tristian, onu son gÃ¶rdÃ¼ÄÃ¼nden beri fazla deÄiÅmemiÅti. GenÃ§ ve masum gÃ¶rÃ¼ntÃ¼sÃ¼nÃ¼ koruyordu. Fakat aynÄ± zamanda kaÃ§Ä±rdÄ±ÄÄ± deÄiÅiklikleri de gÃ¶rebiliyordu. SarÄ± saÃ§larÄ± diplere doÄru koyulaÅmÄ±ÅtÄ±. Platin sarÄ±larÄ±n parÄ±ltÄ±sÄ± ve kÄ±zÄ±l sarÄ±larÄ±n matlÄ±ÄÄ±, yanÄ±k teni ve yeÅil gÃ¶zlerine Ã§ok yakÄ±ÅmÄ±ÅtÄ±.

Alternatif saÃ§ kesimi ile Kaliforniya sÃ¶rfÃ§Ã¼sÃ¼ arkadaÅlarÄ±na uyum saÄlayacaÄÄ±nÄ± dÃ¼ÅÃ¼nerek gÃ¼lÃ¼msedi. YÄ±lbaÅÄ±nda ona gÃ¶nderdiÄi haÃ§ kolyenin yakasÄ±ndan Ã§Ä±kmÄ±Å olduÄunu gÃ¶rebiliyordu.

AsÄ±l deÄiÅenin kendi olduÄunu hissetti. Mabetâi terk ettiÄinde sadece on altÄ± yaÅÄ±ndaydÄ±. Tristian, Hunter ve Ray ile hayatÄ±nÄ±n neredeyse her gÃ¼nÃ¼ birlikte olduktan sonra, Los Angeles'ta kaybolmuÅ ve yalnÄ±z hissetmiÅti. BÃ¼yÃ¼kanneleri daima evde okutan Ã¶zel Ã¶Äretmen tuttuÄu iÃ§in gerÃ§ek bir okula hiÃ§ gitmemiÅti.

Los Angeles'ta liseye gitmek kÃ¼ltÃ¼r Åoku olmuÅtu. O zamanlar anladÄ± ki, ailesinin bu kadar Ã§ok paraya sahip olmasÄ± normal olarak onu tamamen karanlÄ±kta tutmuÅtu. Sonra Ashton Fox ile tanÄ±ÅtÄ±. BabasÄ±nÄ±n evinden her ayrÄ±ldÄ±ÄÄ±nda Ashton orada oluyordu veya nereye giderse orada beliriveriyordu. Kaderi gibiydi. Onu hemen gÃ¼lÃ¼msetiyor ve tamamen yeni bir dÃ¼nya gÃ¶stermeye baÅlÄ±yordu.

Angel, alÃ§ak bir vadinin Ã¼zerinden geÃ§erken, hata yaparak pencereden dÄ±ÅarÄ± baktÄ± ve gÃ¶kyÃ¼zÃ¼ndeymiÅ gibi hissetti.

BaÅ dÃ¶ndÃ¼rÃ¼cÃ¼ manzara yerine ona bakmaya karar veren Ashton'Ä±n elini daha sÄ±kÄ± tuttu. Buz mavisi gÃ¶zleri onun gerginliÄine gÃ¼lÃ¼msÃ¼yordu ama onun umurunda bile deÄildi, gerÃ§ekten deÄildi. Angel hafta boyunca onun Mabetâe kadar gelmesini engellemek istemesine karÅÄ± AshtonâÄ±n kulak asmamasÄ±na neredeyse mutlu olacaktÄ±.

KulaklarÄ±na yerleÅtirilen kÃ¼Ã§Ã¼k mikrofonu kullanarak, âAsh, Åimdiye kadar hiÃ§ helikoptere binmiÅ miydin? Ãok rahat gÃ¶rÃ¼nÃ¼yorsun.â diye sordu.

âHayÄ±r, ama her dakikasÄ±nÄ± seviyorumâ Ashton sÄ±rÄ±ttÄ±. âAilenin biraz garip olduÄunu dÃ¼ÅÃ¼nmÃ¼yor musun? Bir limuzin bagajÄ±mÄ±zÄ± getirirken, bizi helikopterle havaalanÄ±ndan alÄ±yorlar. Ve ben ailemin zengin olduÄunu dÃ¼ÅÃ¼nÃ¼rdÃ¼m.â KaÅlarÄ±nÄ± oynatarak onu gÃ¼ldÃ¼rmeye Ã§alÄ±ÅtÄ±.

Elindeki kan dolaÅÄ±mÄ±nÄ± kestiÄi iÃ§in sinirlendiÄini biliyordu. AngelâÄ±n savunmasÄ±zlÄ±ÄÄ± onu daha Ã§ok sevmesine neden oluyordu. SÃ¼rekli Ã§Ä±ktÄ±ÄÄ± Los Angeles sÃ¼rtÃ¼klerine hiÃ§ benzemiyordu. TristianâÄ±n sesi kulaklÄ±ktan geldiÄinde dÃ¼ÅÃ¼nceleri daÄÄ±ldÄ±.

âHer zaman bÃ¶yledir,â Tristian, aynÄ± fikirde olduÄunu dÃ¼ÅÃ¼nerek kardeÅine baktÄ±.

Hart ailesinin yetiÅkinlerinin bu aptal oyunu oynadÄ±klarÄ±nÄ± tÃ¼m hayatlarÄ± boyunca gÃ¶rmÃ¼Ålerdi. âHart ailesinin birbirlerini yenmeleri gerekiyordu. âBÃ¼yÃ¼kannemizin bu helikopterin ve Mabetâin sahibi olmasÄ±, Ã¼Ã§ Ã§ocuÄu ve dÃ¼nya Ã¼zerindeki kÃ¼Ã§Ã¼k zaferidirâ son bÃ¶lÃ¼mÃ¼ biraz alaycÄ± Åekilde mÄ±rÄ±ldanmÄ±ÅtÄ±.

âBu kadar yeter, Tristian.â Malcolm Hart oÄluna hayal kÄ±rÄ±klÄ±ÄÄ±yla baktÄ± ve sonra son kÄ±z arkadaÅÄ± Feliciaâya dÃ¶ndÃ¼. YolcuÄun geri kalanÄ±nda mikrofona sahip olmaya karar verdi bÃ¶ylece oÄlunun, misafirlerinin Ã¶nÃ¼nde ailelerine zarar verecek Åekilde konuÅma ÅansÄ± olmayacaktÄ±.

BirkaÃ§ hafta Ã¶nce Ã§Ä±kmaya baÅladÄ±ÄÄ± gÃ¼zel kÄ±zÄ±l saÃ§lÄ±ya gÃ¼lÃ¼msedi. Onu getirmek ve eski karÄ±sÄ± Lilyâye hava atmak iÃ§in parayla kandÄ±rmÄ±ÅtÄ±. BoÅanma konusunda Ä±srarcÄ± olan Lilyâydi ve ona hatasÄ±nÄ± gÃ¶stermek istiyordu.

Malcolm, tur rehberi moduna girerek geldiklerini hatÄ±rlatmak iÃ§in pencereyi iÅaret etti. âTepenin Ã¼zerindeki tesis Mabet. DÃ¼ÄÃ¼n Åapeli ve dÃ¼ÄÃ¼n sÃ¼itleriyle Ã¼nlÃ¼dÃ¼r.â Malcolm, Felicia'ya sinsice sÄ±rÄ±ttÄ±. UmutlarÄ±nÄ± taze tutmasÄ±nÄ± saÄlayabilirse Lilyânin Ã¶nÃ¼nde rolÃ¼nÃ¼ oldukÃ§a iyi oynayacaÄÄ±nÄ± biliyordu.

âDaÄÄ±n tepesi hemen hemen dÃ¼z olduÄundan burasÄ± spa, bÃ¼yÃ¼k gÃ¶let ve kapalÄ±-aÃ§Ä±k yÃ¼zme havuzlarÄ± gibi diÄer Åeylerin de dahil olduÄu, dÃ¼ÅÃ¼nebileceÄiniz her Åeye sahiptir. Her yÃ¶ne doÄru 30 mil boyunca her Åeye sahip olduÄumuz ve oyun koruma alanÄ± olarak iÅaretlediÄimizden kimse bir Åey inÅa edip gÃ¼zelliÄini bozamaz. DaÄdan yukarÄ±ya uzanan tek bir yol var ve aÅaÄÄ±daki kapÄ± yoldan geÃ§enleri dÄ±ÅarÄ±da tutuyor.â

âVay, harika,â Felicia iÃ§ Ã§ekti.

âVe daÄÄ±n yamaÃ§larÄ±nda ApaÃ§i KÄ±zÄ±lderili koruma bÃ¶lgesi var,â diye devam etti. âTesisteki Ã§alÄ±ÅanlarÄ±n Ã§oÄu ApaÃ§i.â Malcolm, anne babasÄ±nÄ±n koruma bÃ¶lgesinden kiraladÄ±ÄÄ± gÃ¼zel kÄ±zlarÄ±n anÄ±larÄ±yla sÄ±rÄ±tÄ±yordu. GenÃ§lik yÄ±llarÄ±, dÃ¼nyaya deÄiÅmeyeceÄi yÄ±llarÄ±ydÄ±.

âGerÃ§ek yerliler mi?â Felicia kirpiklerini kÄ±rpÄ±ÅtÄ±rdÄ±, korumasÄ± iÃ§in yeni yaÅlÄ± sevgilisine eÄilerek korktuÄunu belli etti. YaÅlÄ± zengin adam ona bu nimetleri sunduÄu iÃ§in turnayÄ± gÃ¶zÃ¼nden vurmuÅtu. EÄer kartlarÄ± doÄru oynarsa bir daha hiÃ§bir Åey istemesine gerek kalmayacaktÄ±.

âNesin sen? BeÅ yaÅÄ±nda mÄ±?â Tristian mikrofona uzandÄ± ve aÃ§tÄ±, midesi bulanÄ±yordu ama helikopter yÃ¼zÃ¼nden deÄil.

YaklaÅan baÅ aÄrÄ±sÄ±nÄ± hissederek ÅakaklarÄ±nÄ± ovdu. Son zamanlarda aptal insanlara olan tÃ¼m toleransÄ±nÄ± kaybetmiÅti. Cebine uzanarak iÃ§indeki kÃ¼Ã§Ã¼k alkol ÅiÅesini Ã§Ä±karttÄ±, fakat iÃ§inde alkol yoktu. ArkadaÅÄ± Hunter'Ä±n yaptÄ±ÄÄ± baÅ aÄrÄ±sÄ± iÃ§in KÄ±zÄ±lderili ilacÄ±ydÄ± ve genellikle birkaÃ§ dakika iÃ§inde iÅe yarardÄ±. Aptal helikopter ve babasÄ±nÄ±n neden olduÄu bu baÅ aÄrÄ±sÄ±nÄ± geÃ§irecek kadar kuvvetli olmasÄ±nÄ± diledi.

BabasÄ±nÄ±n yaptÄ±klarÄ±nÄ± biliyordu. Felicia muhtemelen yirmili yaÅlarÄ±ndaydÄ± ve bir kÄ±z arkadaÅtan ziyade babasÄ±nÄ±n sÃ¼rtÃ¼ÄÃ¼ne benziyordu. BÃ¶yle anlarda babasÄ±yla yaÅamadÄ±ÄÄ± iÃ§in seviniyordu.

TÃ¼m bu olanlar onu uyuz ediyordu. Ailesinin geÃ§inememesi AngelâÄ±n suÃ§u deÄildi, o zaman neden evden ayrÄ±lmak zorunda kalmÄ±ÅtÄ±? HÃ¢kimin Ã§ocuklarÄ± anne ve babaya ayrÄ± ayrÄ± verdiÄini Ã¶ÄrendiÄinde boÅanma iÅi onu Ã§ok kÄ±zdÄ±rmÄ±ÅtÄ±. Angel on altÄ± kendisi on yedi yaÅÄ±nda olduÄu iÃ§in istekleri dÄ±ÅÄ±nda ayrÄ±lmÄ±ÅlardÄ±.

Åimdi bildiklerini o zaman bilmiÅ olsaydÄ± bunun olmasÄ±na asla izin vermezdi. ÃÃ¼nkÃ¼ buna engel olabilecek kadar akÄ±llÄ± deÄildi. AngelâÄ± neredeyse iki yÄ±ldÄ±r gÃ¶rmemiÅti ve bu yÃ¼zden de onu bugÃ¼n havaalanÄ±nda karÅÄ±lama hatasÄ±na dÃ¼ÅmÃ¼ÅtÃ¼. Onu Ã§ok fazla Ã¶zlemiÅti.

KÄ±z kardeÅiyle kendisinin ayrÄ±lmasÄ±na karar veren aptal yargÄ±cÄ±n, AngelâÄ±n zorla gÃ¶tÃ¼rÃ¼lmesinden bir kaÃ§ gÃ¼n sonra korkunÃ§ bir trafik kazasÄ±nda Ã¶ldÃ¼ÄÃ¼nÃ¼ hatÄ±rladÄ±ÄÄ±nda dudaklarÄ±nÄ±n kenarlarÄ± acÄ±masÄ±zca gÃ¼lecek Åekilde kÄ±vrÄ±ldÄ±. Tristian kÄ±z kardeÅine bakarken omuzlarÄ±nÄ± silkti. O zamana kadar, hayatlarÄ± boyunca Mabetâte yaÅamÄ±ÅlardÄ±.

O ve Angel yedi torun arasÄ±nda bÃ¼yÃ¼kannelerinin en sevdikleriydi ve bÃ¼yÃ¼kbabalarÄ± Ã¼Ã§ yÄ±l Ã¶nce merdivenden dÃ¼ÅÃ¼p boynunu kÄ±rdÄ±ktan sonra Mabetâte iÅler daha iyi gitmeye baÅlamÄ±ÅtÄ±.

Tristian'Ä±n bakÄ±ÅlarÄ±, dÃ¼ÅÃ¼ndÃ¼kÃ§e sertleÅti. BÃ¼yÃ¼kbabalarÄ± Ã¶ldÃ¼ÄÃ¼nde gÃ¶zyaÅÄ± bile dÃ¶kmemiÅlerdi Ã§Ã¼nkÃ¼ ne kendisi ne de Angel yaÅlÄ± adama katlanabiliyordu. John Hart korkutucu Åekilde sÃ¼rekli onlarÄ± izliyor ve kimsenin duymadÄ±ÄÄ±nÄ± dÃ¼ÅÃ¼ndÃ¼ÄÃ¼ zamanlarda nefret dolu sÃ¶zler sÃ¶ylÃ¼yordu. BÃ¼yÃ¼dÃ¼kÃ§e, o ve kÄ±z kardeÅi bÃ¼yÃ¼kbabalarÄ±ndan her Åartta kaÃ§mayÄ± bir oyun haline getirmiÅlerdi.

John Hart her zaman ona alÃ§akÃ§a davranmÄ±ÅtÄ±. Ona diÄer torunlarÄ±ndan farklÄ± davranmÄ±ÅtÄ±. Tristan, inatla anÄ±larÄ± kilitledi, yaÅlÄ± adamÄ± dÃ¼ÅÃ¼nmenin beynini yormasÄ±na deÄmeyeceÄine karar verdi.

BakÄ±ÅlarÄ± kÄ±z kardeÅinden erkek arkadaÅÄ± Ashton Fox'a kaydÄ±. Ä°lk defa bir erkek arkadaÅÄ± olduÄunu gÃ¶rÃ¼yordu. Tristian, koleje hazÄ±rlÄ±k aÅamasÄ±ndaki ifadesini koruyordu. TopladÄ±ÄÄ± tÃ¼m bilgilere gÃ¶re Ashtonâda bir sorun gÃ¶rÃ¼nmÃ¼yordu ve bundan nefret etmiÅti Ã§Ã¼nkÃ¼ AngelâÄ±n Mabetâe geri dÃ¶nmesini istiyordu. EÄer Kaliforniyaâdaki hayatÄ±ndan memnunsa bu olmayacaktÄ±.

Ashton Fox yirmi yaÅÄ±ndaydÄ± ama bu hafta yirmi birine girecekti. Belki ona bir doÄum gÃ¼nÃ¼ partisi dÃ¼zenlemeli ve sarhoÅ olmasÄ±nÄ± saÄlayarak AngelâÄ±n her tarafÄ±na kusturmalÄ±ydÄ±, belki de bu aralarÄ±ndaki baÄÄ± kopartÄ±p AngelâÄ±n eve dÃ¶nmesi iÃ§in yeterli olurdu. Ä°Åe yaramazsa Hunter veya Rayâden birinin yapÄ±labilecek bir Åeyler bulacaÄÄ±ndan emindi.

Tristian Ashtonâdan hoÅlanmamak iÃ§in daha fazla sebep aramaya devam etti. Hatta avukat olan amcasÄ± Robertâtan onun geÃ§miÅini araÅtÄ±rmasÄ± bile istemiÅti. Robert Hart AshtonâÄ±n onlar kadar olmasa bile parasÄ± olduÄunu doÄrulamÄ±ÅtÄ±. Yine de Tristian bunun kÄ±z kardeÅiyle zenginliÄi iÃ§in Ã§Ä±kmasÄ±na yeteceÄine inanÄ±yordu.

Bununla birlikte Ashton Foxâa ait bir sabÄ±ka kaydÄ±na ulaÅmÄ±ÅtÄ± ama Ã§ok sÄ±kÄ± korunuyordu. Robert bunun muhtemelen genÃ§lik zamanlarÄ±nda iÃ§kili araba kullanmak ya da buna benzer bir Åey olabileceÄini sÃ¶ylemiÅti. Arkadan baÄlÄ± platin sarÄ±sÄ± saÃ§larÄ±, yanÄ±k teni ve buz mavisi gÃ¶zleri ile yÃ¼rÃ¼yen bir Calvin Klein reklamÄ± gibi gÃ¶rÃ¼nse de doktor olmak iÃ§in okuyordu.

Tristian, Angel ve AshtonâÄ±n yaÅlarÄ± biraz daha yakÄ±n olsa, AngelâÄ±n saÃ§larÄ±nÄ±n daha uzun olmasÄ± hariÃ§ ikiz olabilecek kadar benzediklerini dÃ¼ÅÃ¼nerek kaÅlarÄ±nÄ± Ã§attÄ±. Åimdi bile ikisi birbirine gÃ¼lÃ¼msÃ¼yordu ve bu gerÃ§ekten onun sinirlerini daha Ã§ok geriyordu. Tristian koltuÄuna gÃ¶mÃ¼ldÃ¼ ve pencereden dÄ±ÅarÄ± bakmaya karar verdi.

Sessizce hangi manzaranÄ±n daha kÃ¶tÃ¼ olduÄunu merak ediyordu.



*****



Isabel Hart, Ã¶zel helikopterin sesini duyunca Ã§ay fincanÄ±nÄ± indirdi. Aceleyle pencereye giderek eve geliÅlerini izlemek istedi ama bu hafta oynamasÄ± gereken rolÃ¼ olduÄunu hatÄ±rlayarak durakladÄ±. ZayÄ±f bÃ¼yÃ¼kannenin aileye onunla birlikte ihtiyacÄ± vardÄ±.

KÄ±sa sÃ¼re Ã¶nce kÃ¼Ã§Ã¼k bir kalp krizi geÃ§irmiÅti ve bu Malcolm ve Angel'Ä± eve dÃ¶nmeye ikna etmek iÃ§in yeterli olmuÅtu, DÃ¶rt Temmuz tatili olsa bile. Neredeyse bu korkutucu bir deneyime deÄmiÅti. Hatta tesisi dÄ±ÅarÄ±dan gelenlere kapatmÄ±Å ve Ã§alÄ±Åanlara hafta sonu iÃ§in izin verme konusunda Tristian ile anlaÅmÄ±ÅtÄ± bÃ¶ylece ailesi iÃ§in burasÄ± ev gibi gÃ¶rÃ¼necekti.

Bir yolunu bulsa Ã¶zlediÄi Ã§ocuÄu ve torunlarÄ±nÄ± geri dÃ¶ndÃ¼rÃ¼rdÃ¼, bunu yapmalarÄ± iÃ§in Ã¶lÃ¼yormuÅ gibi davranmaya bile hazÄ±rdÄ±.

ÃocuklarÄ± her zaman burada aileleriyle birlikte yaÅamÄ±ÅtÄ±. Bu, Malcomâun boÅanmasÄ±nÄ±n yÄ±ktÄ±ÄÄ± bir gelenekti. BÃ¼yÃ¼k oÄlu Robert lise aÅkÄ± Dianne ile evlendikten sonra avukat olmuÅtu. Åu an yirmi yaÅÄ±nda olan ikiz Ã§ocuk Devin ve Damien, tesisin zemin katÄ±nda bÃ¼yÃ¼k bir alanÄ± kaplayan spor salonunda eÄitmen olarak Ã§alÄ±ÅÄ±yorlardÄ±.

GÃ¶zlerini Robert'tan ayÄ±rmamak zorundaydÄ± Ã§Ã¼nkÃ¼ babasÄ± gibi aÃ§gÃ¶zlÃ¼ ve hesapÃ§Ä±ydÄ±. Son isteÄinin ne olduÄundan emin olmasa bile, Ã¶ldÃ¼ÄÃ¼nde MirasÄ±nÄ± ve Son Ä°steÄini tartÄ±Åmaya aÃ§acaÄÄ±nÄ± biliyordu.

Robert, son isteÄin ona maddi anlamda bir iyilik getirmeyeceÄini biliyordu. Robertâin muhasebe kayÄ±tlarÄ±nÄ± deÄiÅtirdiÄini ve paralarÄ± kendi hesaplarÄ±ndan birine aktardÄ±ÄÄ±nÄ± yakaladÄ±ÄÄ±nda onun evrak iÅleriyle ilgilenmesini engellemiÅti. Robert son birkaÃ§ yÄ±ldÄ±r onu oldukÃ§a hayal kÄ±rÄ±klÄ±ÄÄ±na uÄratmÄ±ÅtÄ±.

Ä°kinci bÃ¼yÃ¼k Ã§ocuÄu ve tek kÄ±zÄ± Carley ile Ã¼Ã§ Ã§ocuÄu da burada yaÅÄ±yordu. Fakat Carley Robertâa hiÃ§ benzemiyordu.

KÃ¼Ã§Ã¼k ailesi, onlar iÃ§in hazÄ±rladÄ±ÄÄ± vakÄ±f fonlarÄ± ile zar zor geÃ§indiklerini zanneden ÅÄ±marÄ±k veletlerle doluydu. Tiffany on yedi, Paris yirmi bir ve Jason yirmi yaÅÄ±ndaydÄ±. Anneleri alkolikten baÅka bir Åey olmadÄ±ÄÄ± iÃ§in Ã§ocuklarÄ±n tembel tavÄ±rlarÄ±nÄ± ayÄ±plamÄ±yordu. DÃ¶rdÃ¼ bir olup yÄ±llar Ã¶nce Carleyâin zavallÄ± kocasÄ±nÄ± kaÃ§Ä±rmÄ±ÅlardÄ±.

KocasÄ± John Ã¶leli Ã¼Ã§ yÄ±l olmuÅtu ve sadece bir yÄ±l sonra Malcolm ve AngelâÄ± kaybetmiÅti. John baskÄ±cÄ± ve zorba bir adamdÄ± ve doÄrusu onu hiÃ§ Ã¶zlemiyordu. Ancak ailedeki herkes kendi hayatlarÄ±yla meÅgulken, Isabel'i yaÅlÄ±lÄ±ÄÄ±nda yalnÄ±z bÄ±rakmÄ±ÅtÄ±.

Onunla gerÃ§ekten ilgilenen Tristian ile iki yerli genÃ§ Ã§ocuktu ve Tristian ile kÄ±z kardeÅi bu iki Ã§ocuÄa, Hunter ve Ray Rawlins, Ã§ok dÃ¼ÅkÃ¼ndÃ¼.

Ailenin geri kalanÄ±nÄ±n ne yaptÄ±ÄÄ± umurunda bile deÄildi, onun iÃ§in Ã¶nemli olan Angel ve TristianâdÄ±. KardeÅlerden birinin baÅka kandan olmasÄ± canÄ±nÄ± sÄ±kmÄ±yordu, Ã¶nemli olan kalpleriydi. Tristian evlat edinildiÄinde, diÄer aile fertlerini, ona evlatlÄ±k olduÄunu sÃ¶ylemeleri halinde hiÃ§ dÃ¼ÅÃ¼nmeden Mabetâten atÄ±lacaklarÄ± konusunda uyarmÄ±ÅtÄ±. Tehdit Åu ana kadar dÄ±ÅarÄ±da tutulmuÅtu.

Tristian ve AngelâÄ±n bunu bilmelerine imkÃ¢n yoktu fakat bir gÃ¼n Mabet onlara ait olacaktÄ±.

Isabel kafasÄ±nÄ± kaldÄ±rdÄ±ÄÄ±nda, Ã§iÃ§ek bahÃ§esinde dimdik duran Lily HartâÄ± gÃ¶rÃ¼nce iÃ§inden gÃ¼ldÃ¼. OÄlu Malcolm Åehirden ayrÄ±ldÄ±ÄÄ±nda Lilyânin burada yaÅamaya devam etmesine izin vermiÅti. KadÄ±nÄ±n kalmasÄ±na razÄ± olmasÄ±nÄ±n tek sebebi, Angel'Ä± mÃ¼mkÃ¼n olduÄunca geri getirmek ve Tristian'Ä± burada yaÅamaya devam ettirmekti.

Isabelâin endiÅesi Lilyânin mutsuz olmasÄ±ydÄ±. Malcolm onu sevmiÅti ama o Malcolmâu uzak tutacak Åekilde hep soÄuk ve Ã§ekilmez davranmÄ±ÅtÄ± ve sebebini de hiÃ§ anlatmamÄ±ÅtÄ±. Isabel, Lilyânin bir gÃ¼n Mabetâe sahip olma umuduyla burada kalacak kadar aptal olduÄunu anlamÄ±ÅtÄ±.

Malcolm evlenmeden Ã¶nce daima playboy olmuÅtu, daha bÃ¼yÃ¼k oyunlara geÃ§meden Ã¶nce otelde Ã§alÄ±Åan yerli personelin yarÄ±sÄ± ile yatÄ±yordu.

Malcolm evlendikten sonra Ã§apkÄ±nlÄ±k iÅlerini bÄ±rakmÄ±ÅtÄ± ve boÅanma sebeplerinin bu olmadÄ±ÄÄ±nÄ± biliyordu. Malcolm kÄ±zlarÄ± her zaman sevmiÅti ama Isabel, gÃ¼zelliÄinden dolayÄ± en Ã§ok Lilyâyi sevdiÄini biliyordu ve Lily hala Ã§ok gÃ¼zeldi. SoÄuk ve gÃ¼zelâ¦ Ãocuklar Ã§ok kÃ¼Ã§Ã¼kken bile anne olamayacak kadar duygusuzdu.

Isabel, Lily'nin yÃ¼zÃ¼ndeki acÄ± bakÄ±ÅÄ± gÃ¶rdÃ¼ÄÃ¼nde Malcolm'un burada olduÄunu anladÄ±. Helikopter pilotuna, herhangi biri iÃ§in hafta sonundan Ã¶nce dÃ¶nmeye cesaret ederse kovulacaÄÄ±nÄ± belirsiz bir Åekilde sÃ¶ylemiÅti. AyrÄ±ca, evdeki tÃ¼m araÃ§larÄ± bir Åekilde kullanÄ±lamaz hale getirmesi karÅÄ±lÄ±ÄÄ±nda para bile vermiÅti. BÃ¶ylece kimse ayrÄ±lamayacaktÄ±.

Bir kereliÄine, hoÅlansalar da hoÅlanmasalar da tÃ¼m aile burada birlikte kalacaktÄ±.



*****



Ray Rawlins, garajdaki son otomobilin kaputunu kapatÄ±rken uzaktaki helikopterin sesini duydu. BÃ¼yÃ¼k bir memnuniyetle, etraftaki artÄ±k iÅe yaramayan pahalÄ± arabalara baktÄ±. Isabel Hunter, istediÄinde Ã¶lmÃ¼Å kocasÄ± kadar acÄ±masÄ±z olabilirdi.

Helikopter yavaÅÃ§a piste inerken, tuÄla binanÄ±n dÄ±ÅÄ±na Ã§Ä±karak gÃ¶zlerinin Ã¶nÃ¼ndeki saÃ§larÄ±nÄ± savurdu. DÃ¼ÅÃ¼nceleri Hunterâa dÃ¶ndÃ¼. AngelâÄ±n KaliforniyalÄ± erkek arkadaÅÄ±nÄ± getirdiÄini Ã¶Ärendiklerinde, kardeÅinin onlarÄ± tutup tutamayacaÄÄ±nÄ± merak etti.

Ashton Fox'un dÃ¼Åmek Ã¼zere olduÄu Ã¶rÃ¼mcek aÄÄ± hakkÄ±nda bir fikri yoktu.

Ona gÃ¶re, bu daÄÄ±n Ã¼stÃ¼nde doÄan insanlarÄ±n Ã§oÄu, o daÄdan dÃ¼Åmeyi hak ediyordu. Angel ve Tristian istisnaydÄ±. Onlar bÃ¼yÃ¼rken, o ve Hunter kanatlarÄ± altÄ±na almÄ±Å ve tam iÃ§ine doÄduklarÄ± kÃ¶tÃ¼lÃ¼klerden mÃ¼mkÃ¼n olduÄu kadar korumuÅlardÄ±. TatlÄ± bÃ¼yÃ¼kanneleri bile yoluna Ã§Ä±ktÄ±klarÄ±nda gÃ¼venilmez olabiliyordu.

ÃocukluÄunu hatÄ±rlayarak duvarÄ±n tuÄlalarÄ±na yaslandÄ±. O ve Hunter kardeÅlerden sadece birkaÃ§ yaÅ bÃ¼yÃ¼ktÃ¼ler ama dÃ¶rdÃ¼ hiÃ§ ayrÄ±lmazdÄ±. Tristian ve Angel her ne kadar eÄlenceli ve oyun olduÄunu dÃ¼ÅÃ¼nse de, yerlilerin hayatta kalma tekniklerini Ã¶Äreten Hunter ile birlikte, hemen hemen her gÃ¼n daÄdaki ormana gidiyorlardÄ±.

Angel, yedek erkek arkadaÅÄ±yla helikopterden dÄ±ÅarÄ± koÅtururken geÃ§miÅ hatÄ±ralarÄ±nÄ±n gÃ¶rÃ¼ntÃ¼sÃ¼ eridi. Helikopterden gelen rÃ¼zgÃ¢r gÃ¶rÃ¼nmeyen bir fÄ±rtÄ±na gibi saÃ§larÄ±nÄ± daÄÄ±tÄ±nca kafasÄ±nÄ± salladÄ±.

Mabet olarak bilinen bÃ¼yÃ¼k binaya baktÄ±. Ailesi olduÄu iddia edilen iÃ§erideki insanlarÄ±n yeni bir oyuna hazÄ±rlandÄ±klarÄ±nÄ± biliyordu, kÃ¼Ã§Ã¼k bir kÄ±zÄ±n tek baÅÄ±na oynayamayacaÄÄ± kadar tehlikeli bir oyun.

Ray, Hunter'Ä±n ona hediye ettiÄi kÃ¼Ã§Ã¼k ÅiÅeyi Ã§Ä±karttÄ± ve zihnini boÅaltmaya Ã§alÄ±Åarak bir yudum iÃ§ti. AngelâÄ± kÃ¶tÃ¼lÃ¼klerden korumak iÃ§in tÃ¼m konsantrasyonuna ihtiyacÄ± olacaktÄ±.



*****



Tristian pilota eÄilip dikkatini Ã§ekmeden Ã¶nce herkesin helikopteri terk etmesini bekledi. âIsabel HartâÄ±n sÃ¶ylediklerini unutma.â YeÅil gÃ¶zleri uyarÄ±yla kÃ¼Ã§Ã¼lÃ¼rken yÃ¼zÃ¼ndeki gÃ¼lÃ¼mseme de kaybolmuÅtu. âGit tatilini yap ve bizim iÃ§in endiÅelenme. Sana bu hafta ihtiyacÄ±mÄ±z olmayacak, anladÄ±n mÄ±?â

Tristan ona katÄ±ldÄ±ÄÄ±nda Angel mutlu bir Åekilde gÃ¼lÃ¼msedi ve hepsi pervanelerin rÃ¼zgÃ¢rÄ±ndan kaÃ§tÄ±. Canavar makinenin yÃ¼ksek sesle uÃ§up gittiÄini gÃ¶rdÃ¼ÄÃ¼nde Ã§ok daha iyi hissetti.

âKasÄ±rgadan iyi kurtulduk.â Angel alaycÄ± bir selam verdi. Kimsenin dalga geÃ§meyeceÄini bilse ellerini yere koyar ve gÃ¼venle getirdiÄi iÃ§in ona teÅekkÃ¼r ederdi.

Ashton ipeksi sarÄ±ÅÄ±n saÃ§larÄ±nÄ± parmaklarÄ±yla taradÄ±, saÃ§larÄ±nÄ± hissetmekten hoÅlandÄ±. âOh, gÃ¼zel saÃ§larÄ±n daÄÄ±ldÄ±ÄÄ± iÃ§in Ã§Ä±ldÄ±rmÄ±Å olmalÄ±sÄ±n,â parmaklarÄ±nÄ±n hiÃ§bir yere takÄ±lmadan nasÄ±l taradÄ±ÄÄ±nÄ± merak ederek sÄ±rÄ±ttÄ±. O, Åimdiye kadar bulduÄu mÃ¼kemmelliÄe en yakÄ±n Åeydi ve evini ziyarete gideceÄini sÃ¶ylediÄinde, onun gÃ¶rÃ¼Å alanÄ±ndan Ã§Ä±kmasÄ±nÄ± istemeyecek kadar akÄ±llÄ±ydÄ±.

AngelâÄ±n babasÄ± ve Felicia'nÄ±n girdiÄini fark ederek, tepedeki binaya doÄru ilerledikÃ§e, Ashton kollarÄ±nÄ± AngelâÄ±n omuzlarÄ±na koydu.

âKÄ±rmÄ±zÄ± baÅlÄ±klÄ± kÄ±z, Ã¶nce bÃ¼yÃ¼kanneni mi gÃ¶receÄiz?â dedi, konaÄÄ±n bÃ¼yÃ¼klÃ¼ÄÃ¼ karÅÄ±sÄ±nda boÄulmamaya Ã§alÄ±Åarak. BabasÄ±nÄ±n Ã¶vÃ¼nerek anlattÄ±klarÄ±nÄ± dinlemiÅti ama Åimdi iÃ§indeydi ve az bile anlattÄ±ÄÄ±nÄ± fark etti.

Tristian, kesmeden Ã¶nce Angel'a gÃ¶z kÄ±rptÄ±. âBence Ashton'a odasÄ±nÄ± gÃ¶stermenin ve yerleÅmesine izin vermenin zamanÄ± geldi, deÄil mi? KÃ¶tÃ¼ kurta meydan okumanÄ±n gereÄi yok. BÃ¼yÃ¼kanne zaten kalp krizi geÃ§irdi. SanÄ±rÄ±m geldiÄin dakika onu erkek arkadaÅÄ±nla tanÄ±ÅtÄ±rmak onu zorlayabilir.â

Kalp krizinden bahsedince AngelâÄ±n gÃ¼lÃ¼msemesi titredi. Tristian arayÄ±p bundan bahsettiÄi saniye eve uÃ§acaktÄ± ama babasÄ± DÃ¶rt Temmuz haftasÄ±nÄ± orada geÃ§irmelerine ikna etmiÅti ve o da beklemiÅti. Tristian telefonda, bÃ¼yÃ¼kannesini son anda bulan ve muhtemelen hayatÄ±nÄ± kurtaran kiÅinin Hunter olduÄunu sÃ¶ylemiÅti.

Hunter Rawlinsâi hafÄ±zasÄ±nda resmettiÄinde kalbi bir saniyeliÄine kÃ¼t kÃ¼t attÄ±. Onu daima en iyi arkadaÅÄ± olarak gÃ¶rmÃ¼ÅtÃ¼ fakat Los Angelesâa taÅÄ±ndÄ±ÄÄ±nda Angel yavaÅ yavaÅ en iyi arkadaÅtan fazlasÄ± olduklarÄ±nÄ± anlamaya baÅlamÄ±ÅtÄ±, Ã§ok daha fazlasÄ±. HunterâÄ± kendi kardeÅi kadar Ã§ok Ã¶zlemiÅti.

âHaydi,â Tristian, ona yumuÅakÃ§a sarÄ±lÄ±rken neredeyse homurdandÄ±. âÃyle demek istemedim.â Geri Ã§ekildi ve yanaklarÄ±ndan tutarak ona baktÄ±. âBu hafta sadece gÃ¼leceÄine sÃ¶z verdin,â hatÄ±rlatÄ±cÄ± bir bakÄ±Å attÄ±.

âBiliyorum,â Angel yÃ¼zÃ¼ne bir gÃ¼lÃ¼mseme kondurdu ama aynÄ± gÃ¼lÃ¼mseme deÄildi. âBÃ¼yÃ¼kannenin iyi olduÄunu kendim gÃ¶rdÃ¼ÄÃ¼mce iyi olacaÄÄ±m. Sen Ashâi al ve eÄlenin. Ä°kinize daha sonra katÄ±lÄ±rÄ±m.â

BÃ¼yÃ¼kannesini bulacaÄÄ± kÃ¶Åeden dÃ¶nmeden Ã¶nce ayakuÃ§larÄ±nda yÃ¼kseldi ve AshtonâÄ± yanaÄÄ±ndan Ã¶ptÃ¼.

Ashton dokunduklarÄ± anda ayrÄ±lmalarÄ±ndan hoÅlanmayarak AngelâÄ±n gidiÅini izledi. Los Angelesâta kalÄ±rken babasÄ± AngelâÄ±n her ihtiyacÄ±nÄ± karÅÄ±lÄ±yordu ve onu sadece kendine ait yapmÄ±ÅtÄ±. BaÅkalarÄ±yla paylaÅmazdÄ±.



*****



Hunter yaslanmÄ±Å olduÄu kapÄ± Ã§erÃ§evesinden kendini itti. AngelâÄ±n erkek arkadaÅÄ±na verdiÄi o masum Ã¶pÃ¼cÃ¼ÄÃ¼ gÃ¶rmek bile aÄzÄ±nÄ±n tadÄ±nÄ± bozmuÅtu ve bir Åeylere vurma isteÄi oluÅmuÅtu, tercihen de Ashton Foxâa. AngelâÄ± diÄerlerinden uzaklaÅÄ±rken gÃ¶rdÃ¼ÄÃ¼nde takip etmemek iÃ§in kendini kontrol etti.

TristianâÄ±n dikkatini Ã§ektiÄi iÃ§in adÄ±mlarÄ±nÄ± hÄ±zlandÄ±rdÄ±.

O ve Tristian hatÄ±rladÄ±ÄÄ±ndan beri en iyi arkadaÅlardÄ±, fakat son birkaÃ§ yÄ±lda, her ikisi de birbirlerinin karanlÄ±k taraflarÄ±nÄ± gÃ¶rmÃ¼ÅtÃ¼ ve tÃ¼m bunlar AngelâÄ±n onlarÄ± terk etmesi yÃ¼zÃ¼ndendi. Tristian, aralarÄ±ndaki mesafeyi kapatÄ±rken Ã¶zelliklerini inceledi.

Hunter, dudaklarÄ±na gÃ¼lÃ¼mseme yayarak onlara doÄru yÃ¶neldi. âHelikopterden kurtulduÄunuz iÃ§in mutluyum,â Hunter, TristianâÄ±n omuzuna elini koyup tokalaÅtÄ±ktan sonra diÄer adama baÅÄ±nÄ± eÄerek selam verdi.

âEvet, bir gÃ¼n bir bazuka alÄ±p o Åeyi havada patlatacaÄÄ±m,â Hunter gÃ¼lerken Tristian omuzlarÄ±nÄ± silkti. Konuyu deÄiÅtirerek ekledi âEn azÄ±ndan bu hafta beklediÄimiz herkes burada. Son misafirler bir saat Ã¶nce ayrÄ±ldÄ± yani sadece aile ve arkadaÅlar var. BurayÄ± bu kadar boÅ gÃ¶rebileceÄimi dÃ¼ÅÃ¼nmezdim ama aslÄ±nda gayet iyi gÃ¶rÃ¼nÃ¼yor.â

HunterâÄ±n tepkilerini yakÄ±ndan takip ederken, onlarÄ± tanÄ±ÅtÄ±rmak iÃ§in Tristian geri adÄ±m attÄ±. âHunter Rawlins, Ashton Foxâla tanÄ±Å.â

Ashton elini uzattÄ± ve HunterâÄ±n elini sÄ±kÄ±ca tutarak tokalaÅtÄ±. HunterâÄ±n da elini iyice sÄ±kmasÄ±nÄ± bekledi ama yapmadÄ±ÄÄ±nÄ± gÃ¶rÃ¼nce ÅaÅÄ±rdÄ±. Yerli, yÃ¼zÃ¼ndeki gÃ¼lÃ¼msemeye uygun olarak arkadaÅÃ§a tokalaÅmayÄ± sÃ¼rdÃ¼rdÃ¼.

Angelâdan Ã§ok fazla dinlediÄi ApaÃ§i Ã§ocukla karÅÄ±laÅtÄ±ÄÄ± iÃ§in endiÅelenmiÅti. Onu Hunter ve Ray hakkÄ±nda konuÅurken dinlerken, insan onlarÄ±n su Ã¼zerinde yÃ¼rÃ¼yebildiÄini ve filmlerde KÄ±zÄ±lderililerin yaptÄ±klarÄ±nÄ± yapabileceklerini dÃ¼ÅÃ¼nÃ¼rdÃ¼.

âMabetâe hoÅ geldiniz,â Hunter tÃ¼m misafirlere sÃ¶ylemiÅ olduÄu Åeyi tekrarladÄ±. âBu hafta eÄlenmeye hazÄ±r mÄ±sÄ±nÄ±z? CÃ¼mleleri kendisine iki tarafÄ± keskin kÄ±lÄ±Ã§ gibi gelmiÅti ama diÄer adam bunu anlamÄ±Åa benzemiyordu.

âNeden olmasÄ±n?â Ashton gÃ¼lÃ¼msedi, testosteron musluÄunu aÃ§mak zorunda kalmadÄ±ÄÄ± iÃ§in mutluydu. âAma Ã¶nce, sanÄ±rÄ±m on saat boyunca havada kaldÄ±ktan sonra bir duÅ ve bir gevÅeme fÄ±rsatÄ± bulabilirim.â

âDaha fazla konuÅma,â dedi Tristian, onu ana giriÅe doÄru gÃ¶tÃ¼rÃ¼rken. âHunter, onu bu hafta iÃ§in hangi odaya yerleÅtirdin?â

âAnahtarlarÄ± alayÄ±m,â dedi Hunter, onlarÄ± geÃ§erek lobiye ilerledi ve isimleri kontrol ediyormuÅ gibi yaparak kayÄ±t defterini aÃ§tÄ±.

AshtonâÄ± nereye yerleÅtirdiÄini kesinlikle biliyordu. Kolay eriÅmesi iÃ§in Rayâin kaldÄ±ÄÄ± odanÄ±n tam yanÄ±na, erkek arkadaÅÄ±n hiÃ§ te istemeyeceÄi tÃ¼rden bir kolay eriÅime. Ashton Fox birinci kat koridorunun tam kÃ¶Åesindeki iki odadan birini almÄ±ÅtÄ±, iÃ§erideki dev yÃ¼zme havuzunun diÄer tarafÄ±nda ve diÄer tÃ¼m odalardan uzaktaki odayÄ±.

Hunter, uzanarak doÄru anahtarÄ± aldÄ± ve Tristianâa verdi. Ashtonâa bakarak iyi bir Åey yapÄ±yormuÅ gibi davrandÄ±. âÅanslÄ±sÄ±n, havuz ve spor salonu odanÄ±n hemen yanÄ±nda.â

Tristian, anahtarÄ±n Ã¼zerindeki numarayÄ± fark etti ve yÃ¼zÃ¼ndeki ifadeyi saklayarak Ashtonâa arkasÄ±nÄ± dÃ¶ndÃ¼. HunterâÄ±n, AshtonâÄ± AngelâÄ±n yanÄ±na yerleÅtirmemesine sevinmiÅti ama ikisi de aynÄ± kattaydÄ± ama buna ÅikÃ¢yet etmeyecekti. DÃ¼ÅÃ¼ndÃ¼klerini yapabilirse, Ashton zaten tÃ¼m hafta kalamayacaktÄ±.

âHavuz partisi iÃ§in her Åey hazÄ±r mÄ±?â diye sordu Tristian, AngelâÄ±n yÃ¼zmeyi sevdiÄini bilerek. Umutsuzca, Angelâa gittiÄinden beri kaÃ§Ä±rdÄ±ÄÄ± Åeyleri hatÄ±rlatmak istiyordu.

Hunter kafasÄ±nÄ± salladÄ±, âEvet, Carleyâin Ã§ocuklarÄ± birkaÃ§ arkadaÅlarÄ±yla gece boyunca oradaydÄ±lar ve Tiki BarÄ± self servis iÃ§in zaten aÃ§mÄ±ÅlardÄ±.â TristianâÄ±n bildiÄi bakÄ±ÅÄ± attÄ±ÄÄ±nÄ± gÃ¶rerek ekledi, âJason onlara, aralarÄ±nda uyumamak iÃ§in, onun ve kÄ±z kardeÅinin hemen yanÄ±ndaki odayÄ± verdi.â

âYeterince doÄru,â Tristian, onlarÄ± ayrÄ± odalara vermenin sadece gÃ¶rÃ¼ntÃ¼ olduÄunu bilerek sÄ±rÄ±ttÄ±. Para kazanmak iÃ§in hiÃ§bir Åey yapmayan gerÃ§ek birer beleÅÃ§i olmalarÄ±na raÄmen, kuzenlerinin otelin sahibiymiÅ gibi davranmalarÄ±ndan nefret ediyordu. Her ay her hafta bazen de her gÃ¼n yeni kÄ±z veya erkek arkadaÅ bulduklarÄ± biliniyordu. GerÃ§ekten iyi olduklarÄ± tek Åey seksti, genellikle bundan baÅka arkadaÅlÄ±klarÄ± Ã§ok uzun sÃ¼rmÃ¼yordu.

âDÄ±ÅarÄ±da gÃ¶rÃ¼ÅÃ¼rÃ¼z,â diye seslendi.

Tristian Ashtonâla birlikte gittiÄinde, Hunter Mabetâin en iyi odasÄ±nÄ±n anahtarÄ±na uzandÄ±, dÃ¶rdÃ¼ncÃ¼ kattaki gelin odalarÄ±ndan bir tanesi. Bu hafta orada kimse kalacakmÄ±Å gibi gÃ¶rÃ¼nmÃ¼yordu ve muhtemelen Angel orada kalmaya baÅlayacaktÄ±.

âGelin odasÄ±nda kim kalÄ±yor?â

Hunter, Rayâin tezgÃ¢hÄ±n arkasÄ±nda olduÄunu gÃ¶rerek arkaya dolandÄ±, kolunun altÄ±nda havai fiÅekler vardÄ±. Bir ay Ã¶nce anneleri Ã¶ldÃ¼ÄÃ¼nden beri o ve Rayâin aralarÄ± bozuktu. Her ikisi de Ã§ok ince bir Ã§izgi olduÄunu bilse de ateÅkes ilan etmiÅlerdi. KardeÅini seviyordu ama son zamanlarda Ray, onu dikkatli olmaya zorlayacak kadar garip davranÄ±yordu.

"Havai fiÅekleri bu gece yapmaya karar verdin mi?" Hunter, anahtarÄ± cebine koyarken hÄ±zla konuyu deÄiÅtirdi.

Ray'in karanlÄ±k gÃ¶zleri koruyucu hareketi izledi, ancak Åimdilik gitmesine izin verdi. "Evet, haftayÄ± bir patlama ile baÅlatmak istiyoruz, deÄil mi?"

"Kesinlikle. Sen havuz partisine geliyorsun deÄil mi? " diye sordu Hunter, Ray'in ona gÃ¶z kulak olmasÄ±nÄ± istemiyordu.

âEvet, buralarda olacaÄÄ±m,â Ray masanÄ±n Ã¼zerindeki kÃ¢se parÃ§alarÄ±nÄ±n bir kÄ±smÄ±nÄ± alÄ±p havai fiÅek kutusuna atmadan Ã¶nce dÃ¼z bir bakÄ±Åla yanÄ±t verdi.

Hunter, Ray gÃ¶rÃ¼Å alanÄ±nÄ±n dÄ±ÅÄ±na Ã§Ä±kÄ±ncaya kadar kaldÄ± ve ardÄ±ndan anahtarÄ± almak iÃ§in yavaÅÃ§a cebine uzandÄ±. ArkasÄ±nÄ± dÃ¶nerek, olmasÄ± gereken yere asmak yerine masanÄ±n Ã§ekmecelerinden birine koydu. Anahtar askÄ±sÄ±na dÃ¶nerek dÃ¼ÅÃ¼nÃ¼yormuÅ gibi parmaklarÄ±nÄ± salladÄ±, sonra kendi odasÄ±nÄ±n yanÄ±ndaki odanÄ±n anahtarÄ±nÄ± aldÄ±.

Angel'a yakÄ±ndan bakabilirse daha gÃ¼vende hissedecekti, Ã¶zellikle geceleri.



BÃ¶lÃ¼m 2 âSÄ±rlarâ



Angel bÃ¼yÃ¼kannesine bakarak cam kapÄ±larÄ±n Ã¶nÃ¼nde durdu. Isabel HartâÄ±n, gÃ¼nÃ¼n bu saatinde bahÃ§elere bakan bÃ¼yÃ¼k gÃ¼neÅlenme odasÄ±nda olacaÄÄ±nÄ± dÃ¼ÅÃ¼nÃ¼yordu. BÃ¼yÃ¼kannesinin tekerlekli sandalyenin dÃ¼Ämelerine dokunarak bahÃ§eye aÃ§Ä±lan teras kapÄ±sÄ±na doÄru yaklaÅtÄ±ÄÄ±nÄ± gÃ¶rÃ¼nce gÃ¶ÄsÃ¼ sÄ±kÄ±ÅtÄ±.

Onlara veda ederken bÃ¼yÃ¼kannesini son gÃ¶rdÃ¼ÄÃ¼nde, yanaklarÄ±ndaki gÃ¶zyaÅlarÄ±nÄ± silerken uzun boylu ve gururlu duruyordu. Elini bÃ¼yÃ¼k cam kapÄ±lara dayayan Angel, derin bir nefes aldÄ± ve onlarÄ± aÃ§tÄ±.

âBÃ¼yÃ¼kanne!â Angel gÃ¼lÃ¼msedi ve ona doÄru koÅtu. BÃ¼yÃ¼kannesinin gÃ¶zleri zevkle geniÅlediÄinde gÃ¼lÃ¼msemesi daha da aydÄ±nlandÄ±. Angel eÄilerek ona yÃ¼rekten sarÄ±ldÄ±. âAman tanrÄ±m, seni Ã§ok Ã¶zledim!â

Isabel gerÃ§ek sarÄ±lmanÄ±n keyfini Ã§Ä±kararak gÃ¶zlerini kapattÄ±. Bu Angel ve Tristianâda en Ã§ok sevdiÄi Åeydi, ailenin geri kalanÄ± gibi sahte deÄillerdi. Birini sevdiklerinde tÃ¼m kalpleriyle severlerdi.

âÄ°Åte benim meleÄim,â Isabel gÃ¼Ã§sÃ¼zce sÄ±rtÄ±na vurdu. AngelâÄ±n yanÄ±nda olmasÄ±ndan dolayÄ± gÃ¼cÃ¼nÃ¼n biraz geri dÃ¶ndÃ¼ÄÃ¼nÃ¼ hissetti. Bu kÄ±z her zaman ruhunu ayaÄa kaldÄ±rmanÄ±n ve sevildiÄini hissettirmenin bir yolunu buluyordu. Fakat bu onun hasta rolÃ¼nÃ¼ oynamasÄ±na engel olmazdÄ±. âBeni son bir kez gÃ¶rmek iÃ§in geri dÃ¶ndÃ¼ÄÃ¼ne sevindim,â sesinin Ã¼zgÃ¼n ve dÃ¼ÅÃ¼nceli Ã§Ä±kmasÄ±nÄ± saÄladÄ±.

âNe?â Angel nefes aldÄ± ve bÃ¼yÃ¼kannesini gÃ¶rebilmek iÃ§in geri Ã§ekildi. âBÃ¼yÃ¼kanne? Sen neden bahsediyorsun?â SÃ¶ylediklerini duymak kalbini parÃ§aladÄ± ve gÃ¶zyaÅlarÄ± dÃ¶kÃ¼ldÃ¼.

âOh, benim hakkÄ±mda konuÅmayÄ± bÄ±rakalÄ±m gÃ¼zel yÃ¼rekli. Son birkaÃ§ yÄ±ldÄ±r kaÃ§Ä±rdÄ±ÄÄ±m her Åeyi anlat bana, dedikodulardan duyduÄum bu sÃ¶zde erkek arkadaÅÄ±n kim?" Isabel hafifÃ§e kaÅlarÄ±nÄ± Ã§attÄ±. âBebek torunumun uzaktaki bir yerde bÃ¼yÃ¼meye Ã§alÄ±ÅtÄ±ÄÄ±na inanamÄ±yorum, bunun olmasÄ±nÄ± izleyemiyorum bile.â



*****



Tristian, cep telefonu cebinde titrediÄi iÃ§in kapÄ±yÄ± arkasÄ±ndan kapatarak Ashton'un odasÄ±ndan Ã§Ä±ktÄ±. Ray olduÄunu gÃ¶rdÃ¼ ve hemen cevapladÄ±. âHey Ray, neler oluyor?â

âLimuzin yola Ã§Ä±ktÄ± ve kÄ±z arkadaÅÄ±n daÄa doÄru geliyor. TrafiÄin sonu gibi gÃ¶rÃ¼nÃ¼yor. Hala kapÄ±yÄ± kilitlememi istiyor musun?â Ray, Isabel Hart'Ä±n talimatÄ± olduÄunu bilerek sordu.

âEvet, bÃ¼yÃ¼kannem davetsiz misafirlerin gelmesini istememekte kararlÄ±.â Tristian onayladÄ±. âsÄ±kÄ±ca kilitle ve eÄlenmek iÃ§in buraya dÃ¶n. Birinin yardÄ±ma ihtiyacÄ± olursa, birilerinin daÄda onlara eÅlik etmesi gerekecek.â

âPlan gibi duruyor,â Ray mÄ±rÄ±ldandÄ±.

Telefonunu kapattÄ± ve aÄÄ±r demir Ã§iti kilitledi. ÃÃ§ kalÄ±n asma kilidini bir araya getirirken, yÃ¼ksek Ã§ivili Ã§itlere baktÄ±. BaktÄ±ÄÄ± yerin kÃ¶Åesinde cep telefonu istasyonunu gÃ¶rÃ¼nce o yÃ¶ne doÄru ilerledi. Doksan kilometre iÃ§indeki tek cep telefonu istasyonuydu ve iÃ§inde artÄ±k kullanÄ±lamayacaÄÄ±na dair bir his vardÄ±.



*****



Angel, bÃ¼yÃ¼kannesinin tekerlekli sandalyede ne kadar kÄ±rÄ±lgan olduÄunu gÃ¶rmenin Åokunu sindirebilmek iÃ§in bir an yalnÄ±z kalabilmek iÃ§in terasÄ±n kapÄ±sÄ±ndan adÄ±m attÄ±. Ne zaman saÄlÄ±ÄÄ±nÄ± gÃ¼ndeme getirse, Isabel her seferinde konuyu kendi sorularÄ±yla durdurmuÅtu.

KÄ±sa bir ziyaretten sonra, bÃ¼yÃ¼kannesi yorulduÄunu ve gÃ¼nÃ¼n geri kalanÄ±nda uzanmak zorunda kaldÄ±ÄÄ±nÄ± sÃ¶yledi, ancak Angel, sabah tekrar gelip onu gÃ¶rmeye sÃ¶z verdi. BÃ¼yÃ¼kannesinin bu kadar erken yatmasÄ±ndan endiÅelendi ve gerÃ§ekten ne kadar hasta olduÄunu merak etti. Californiaâya gitmek iÃ§in Mabetâten ayrÄ±ldÄ±ÄÄ±nda bÃ¼yÃ¼kannesinin saÄlÄ±ÄÄ± gayet iyiydi. BÃ¼yÃ¼kbabasÄ±nÄ±n Ã¶lÃ¼mÃ¼nden sonra bile daha genÃ§leÅmiÅ gibiydi.

Her zaman canavar olarak dÃ¼ÅÃ¼ndÃ¼ÄÃ¼ yaÅlÄ± adam aklÄ±na gelince Angel'Ä±n dudaklarÄ± inceldi. HayatÄ± boyunca kimseden nefret etmemiÅti, merdivenlerden dÃ¼Åmeden birkaÃ§ saat Ã¶nce bÃ¼yÃ¼kbabasÄ± Hunter ve onu gÃ¶lette yÃ¼zdÃ¼kten sonra dÃ¶nerken yakalamÄ±ÅtÄ±.

BÃ¼yÃ¼kbabasÄ±, rezervasyonda Ã§alÄ±Åan KÄ±zÄ±lderili ayaktakÄ±mÄ± ile oynamak iÃ§in fazla bÃ¼yÃ¼k olduÄunu sÃ¶yleyerek baÄÄ±rmÄ±ÅtÄ±. Hunterâa daÄÄ±ndan defolup gitmesini sÃ¶yleyerek kapÄ±yÄ± Ã§arpmÄ±ÅtÄ±. HunterâÄ±n bÃ¶yle ayrÄ±lÄ±ÅÄ±nÄ± gÃ¶rmek kalbini kÄ±rmÄ±ÅtÄ±. HunterâÄ±n adÄ±na onunla konuÅmaya Ã§alÄ±ÅtÄ±ÄÄ±nda bÃ¼yÃ¼kbabasÄ± dÃ¶nÃ¼p Ã¶yle sert vurmuÅtu ki Angel yere dÃ¼ÅmÃ¼ÅtÃ¼.

Angel acÄ± iÃ§inde aÄlamÄ±ÅtÄ± ama bÃ¼yÃ¼kbabasÄ±nÄ±n haklÄ± olduÄunu bildiÄi iÃ§in bir Åey sÃ¶ylememiÅti. AslÄ±nda Angel ve HunterâÄ±n yapmamalarÄ± gereken Åeyler yaptÄ±klarÄ±nÄ± bile bilmiyorduâ¦ ÃpÃ¼Åmek, dokunmak ve denemek gibi. EÄer bunlarÄ± bilmiÅ olsaydÄ± ona birden fazla kez vurabilirdi.

âBakÄ±n, size bir melek heykeli olmadÄ±ÄÄ±nÄ± sÃ¶ylemiÅtim. Bu gerÃ§ekten Angel,â arkasÄ±ndan birisi gÃ¼ldÃ¼ ve onun melankoliden Ã§Ä±kardÄ±. Robert Amca'nÄ±n ikiz oÄullarÄ± Devin ve Damien'i gÃ¶rerek gÃ¼lÃ¼msedi.

âAman tanrÄ±m, Ã§ocuklar siz bÃ¼yÃ¼mÃ¼ÅsÃ¼nÃ¼z!â Ona sÄ±rayla sarÄ±lÄ±p etrafÄ±nda daireler Ã§izerlerken Angel gÃ¼lÃ¼msedi. Tristian'la aynÄ± yaÅtaydÄ±lar, ancak son iki yÄ±ldÄ±r bir Åekilde ondan daha fazla bÃ¼yÃ¼mÃ¼Ålerdi. En az iki metre boyunda fedailere benziyorlardÄ±. Ä°kisinde de dar, siyah ve Ã¶nleri âMabetâ logolu tiÅÃ¶rt vardÄ±.

OmuzlarÄ±na ellerini koyarak gri gÃ¶zlerindeki gururlu parlaklÄ±ÄÄ± izledi. âSanÄ±rÄ±m bu bana siz ikinizin ne yaptÄ±ÄÄ±nÄ± aÃ§Ä±klar,â diye kÄ±kÄ±rdadÄ±. âBeladan uzak mÄ± durdunuz? Yoksa iÃ§inde miydiniz?â

âKim? Biz mi?â Devin onun kalÃ§alarÄ±nÄ± okÅarken gÃ¼lÃ¼msedi.

âBizi bundan daha iyi tanÄ±yor olmalÄ±sÄ±n,â Damien kolunu Melek'in beline doÄru kaydÄ±rdÄ±ÄÄ±nda gÃ¶zlerini kardeÅine doÄru devirdi ve onu Devin'in elinden Ã§ekti. Bu, ikizlerin yÄ±llarca oynadÄ±ÄÄ± bir oyundu. GÃ¼zel bir kÄ±zÄ±n yakÄ±nÄ±nda her zaman birbirlerini geÃ§meye Ã§alÄ±ÅÄ±rlardÄ±.

âYaptÄ±klarÄ± iÃ§in ÅanslÄ±sÄ±nÄ±z beyler,â Hunter ikizlere dik dik baktÄ±, Melek sesine dÃ¶nerken gÃ¼lÃ¼msedi.

Angel'Ä±n dudaklarÄ± aralandÄ±, neredeyse iki yÄ±ldÄ±r ilk kez Hunter'Ä± gÃ¶rÃ¼yordu. Aniden, tÃ¼m anÄ±lar aklÄ±ndan canlandÄ±, dizleri zayÄ±fladÄ± ve nabzÄ± hÄ±zlandÄ±. E-postalar ve telefon gÃ¶rÃ¼Åmeleri onu Åahsen gÃ¶rme ÅansÄ±nÄ± vermemiÅti.

SaÃ§larÄ± hatÄ±rladÄ±ÄÄ±ndan daha uzundu ve sÄ±rtÄ±nÄ±n yarÄ±sÄ±na kadar kararak iniyordu. O, sadece KÄ±zÄ±lderiliâyle beyaz kÄ±zÄ±n sÄ±cak bir Åekilde kucaklaÅmasÄ±nÄ±n resmedildiÄi tarihi bir romantik romanÄ±n Ã¶nÃ¼ndeki adamlardan birine benziyordu.

HafÄ±zasÄ±ndaki gÃ¶rÃ¼ntÃ¼yÃ¼ parlatarak kuzenlerinden ayrÄ±ldÄ± ve ona doÄru adÄ±m attÄ±. âdaha uzunsun,â ona bakarken iÃ§ini Ã§ekti. Onun hakkÄ±nda kardeÅinden Ã§ok daha fazla Åey bilen tek kiÅi Hunter'dÄ±.

âHayÄ±r, sen daha kÄ±sasÄ±nâ Hunter, kollarÄ±nda sarmalayÄ±p havaya kaldÄ±rmadan hemen Ã¶nce onunla dalga geÃ§ti. âBunu yapmadÄ±ÄÄ±m sÃ¼rece.â Ona her zaman tÃ¼y kadar hafif gelmiÅti. SÄ±kÄ± kucaklaÅmalÄ± Ã§ocukÃ§a oyun bittiÄinde homurdandÄ±. Geri gelmesini beklediÄi tÃ¼m sebepleri hatÄ±rlayarak AngelâÄ±n kokusunu iÃ§ine Ã§ekti.

Hunter, izlendiklerini fark ederek onu ayaklarÄ±nÄ±n Ã¼zerine bÄ±raktÄ± ve ikizlere doÄru baktÄ±. âHavuz partisi baÅlÄ±yor ve dÄ±ÅarÄ±da sizi soran biri var.â

âStacey!â ikizler birbirine beÅlik Ã§aktÄ±. âÄ°kinizle sonra gÃ¶rÃ¼ÅÃ¼rÃ¼z.â KÄ±za hangisinin Ã¶nce ulaÅacaÄÄ± bir yarÄ±ÅmÄ±Å gibi koÅtular.

âSonunda paylaÅmayÄ± Ã¶Ärendiler?â Angel, ikizlerin gidiÅini izlerken ifadesizce sordu ve sonra kendi ÅakasÄ±na hafifÃ§e kÄ±kÄ±rdadÄ±.

âSanÄ±rÄ±m yarÄ±ÅmayÄ± seviyorlar,â dedi Hunter. âBu Stacey her ortaya Ã§Ä±ktÄ±ÄÄ±nda onun iÃ§in savaÅÄ±yorlar ama Åu ana kadar ikisi de kazanamadÄ±.â

Angel hafifÃ§e gÃ¼lÃ¼mseyerek ona doÄru dÃ¶ndÃ¼ ve onu kaldÄ±rÄ±rken yÃ¼zÃ¼ne dÃ¼Åen siyah saÃ§larÄ±nÄ± fark etti. Elini uzatarak saÃ§larÄ±nÄ± Åefkatle kenara itti ve kulaÄÄ±nÄ±n arkasÄ±na soktu. âSonunda nefes alabilecekmiÅ gibi hissediyorum.â

âSeni ne durduruyordu?â HunterâÄ±n sesi de onun ki kadar yumuÅaktÄ±. AngelâÄ±n ne dediÄini biliyordu Ã§Ã¼nkÃ¼ bunu o da hissediyordu. Bunu gÃ¶zlerini yakacak kadar hissetmiÅti.

HunterâÄ±n gÃ¶zleri AngelâÄ±n Ã§atlamÄ±Å dudaklarÄ±na doÄru indi ve ona doÄru yaklaÅtÄ±ÄÄ±nÄ± hissetti. AyrÄ±lmadan Ã¶nce yaptÄ±klarÄ± gibi onu Ã¶pmek istedi. Angelâa Ã¶pÃ¼Åmeyi Ã¶Äreten kiÅi olmasÄ±na raÄmen bunu onun kadar ciddiye almadÄ±ÄÄ±nÄ± biliyordu. Angelâa gÃ¶re Ã§ocukÃ§a bir deneyim ona gÃ¶reyse baÄlayan bir iliÅkiydi.

âKimse en iyi arkadaÅÄ±ndan ayrÄ±lmamalÄ±, Ã§Ã¼nkÃ¼ bu Ã§ok acÄ±tÄ±yor.â Angel iÃ§ geÃ§irdi ve tekrar sarÄ±ldÄ±.

Hunter âen iyi arkadaÅâ kelimeleriyle dondu. AngelâÄ±n iyi bir Åey gibi sÃ¶ylediÄi bu sÃ¶z her zaman onun midesine yumruk gibi oturmuÅtu. Hunter, kollarÄ±yla onu sararak baÅÄ±nÄ±n Ã¼stÃ¼nÃ¼ Ã¶pmek iÃ§in eÄildi, sesini kontrol etmeye Ã§alÄ±ÅÄ±yordu. âBiliyorum.â

Ona bÃ¼tÃ¼n sÄ±rlarÄ±nÄ± anlattÄ±ÄÄ±ndan beri bu terimi kullanmÄ±ÅtÄ±, hatta Tristian hakkÄ±ndaki sÄ±rlarÄ± bile. Bir keresinde abisine aÅÄ±k olduÄunu sÃ¶ylemiÅti. Hunter ondan sonra onu daÄa gÃ¶tÃ¼rmeye ve abisinin hissettiremeyeceÄi Åeyleri gÃ¶stermeye baÅlamÄ±ÅtÄ±.

Bu, Tristian ile aralarÄ±ndaki dÃ¶nÃ¼m noktasÄ±ydÄ± Ã§Ã¼nkÃ¼ AngelâÄ±n gizli duygularÄ±nÄ±n tek taraflÄ± olmadÄ±ÄÄ±nÄ± biliyordu. UmutsuzluÄuna raÄmen, AngelâÄ± ikisine de aÅÄ±k olduÄuna ikna etmeye Ã§alÄ±ÅtÄ±.

Kendini geri Ã§ekerek kolunu AngelâÄ±n omzuna koydu ve onu bahÃ§enin dÄ±ÅÄ±na gÃ¶tÃ¼rmeye baÅladÄ±. âBahse girerim o korkunÃ§ uÃ§uÅtan kaÃ§ma ÅansÄ±nÄ±z olmadÄ±,â Tristian kadar helikopterden nefret ettiÄini bilerek gÃ¼lÃ¼msedi.

âBiliyorsun, bunu yapmamak iÃ§in bÃ¼yÃ¼kannenle konuÅabilirdin,â dedi ona toslarken. âEskiden onunla her Åeyi konuÅabiliyordunuz.â

âYapmazsÄ±n,â Hunter sÄ±rÄ±ttÄ±. âHelikopter yolculuÄu iÃ§in beni suÃ§lamayÄ±n. âAyrÄ±ca, bÃ¼yÃ¼kannenin son zamanlarda daha gezmesine izin verdim.â Ãimlerin arasÄ±ndan dÄ±ÅarÄ± yÃ¼rÃ¼dÃ¼ler. Ashton'un odasÄ±nÄ± tam olarak gÃ¶rdÃ¼klerini biliyordu, bu yÃ¼zden inadÄ±na yavaÅlamÄ±ÅtÄ±. Kimse onu aziz olmakla suÃ§lamamÄ±ÅtÄ±.

âSen benim kahramanÄ±msÄ±n, biliyor musun?â Angel onu durdurmak iÃ§in Ã§ekti bÃ¶ylece ona baktÄ±. âEÄer sen bÃ¼yÃ¼kannem kalp krizi geÃ§irirken onu bulmasaydÄ±nâ¦â her sesi fÄ±sÄ±ltÄ±ya dÃ¶nÃ¼ÅtÃ¼, âonun hayatÄ±nÄ± kurtardÄ±n.â

Ashton, tuvaletten Ã§Ä±karken havluyu belinin etrafÄ±na sardÄ±. Ä°stediÄi Åey buydu, haftaya baÅlamak iÃ§in uzun ve sÄ±cak bir duÅ. Belki Angel'Ä±n ailesi Ã¼zerinde Ã§ok iyi bir izlenim bÄ±rakabilir ve iddiasÄ±nÄ± sÃ¼rdÃ¼rebilirdi. Angelâda olduÄu kadar bir kÄ±zÄ± etkilemek iÃ§in hiÃ§ bu kadar Ã§abalamamÄ±ÅtÄ±.

Ä°kiyÃ¼zlÃ¼ ve hain bir fahiÅe olan son kÄ±z arkadaÅÄ±ndan iyi bir ders almÄ±ÅtÄ±, Angelâdan deÄil. HÃ¢lÃ¢ en basitten Ã¶pÃ¼cÃ¼k almak iÃ§in eÄlendirmek zorunda kaldÄ±ÄÄ±, kÃ¼Ã§Ã¼k, tatlÄ± bir ev kÄ±zÄ± ve bakire olduÄunu sÃ¶yleyebilirdi. Bu, onu rahatsÄ±z etmemiÅti bile. EÄer seks istese buna can atacak bir sÃ¼rÃ¼ fahiÅe vardÄ±, bu yÃ¼zden Angel ile vakit geÃ§irebilirdi.

Åifonyerin aynasÄ±ndan bakarak saÃ§Ä±nÄ± kurutmaya baÅladÄ±, aynadan bir Åey gÃ¶rerek durdu. Pencereye dÃ¶ndÃ¼ ve Angel ile HunterâÄ±n sanki sÄ±rlarÄ±nÄ± paylaÅÄ±yorlarmÄ±Å gibi Ã§ok yakÄ±n durduklarÄ±nÄ± gÃ¶rdÃ¼.

Ãenesindeki kaslarÄ±nÄ± zorlayarak diÅlerini sÄ±ktÄ±, kÄ±z arkadaÅÄ±nÄ± ve en iyi arkadaÅÄ±m dediÄi KÄ±zÄ±lderili Ã§ocuÄu izlerken. Her nasÄ±lsa HunterâÄ±n aynÄ± Åeyi hissettiÄini dÃ¼ÅÃ¼nmÃ¼yordu, tanÄ±dÄ±ÄÄ± hiÃ§bir adamÄ±n dÃ¼ÅÃ¼nmeyeceÄi gibi.

âAngel, bÃ¼yÃ¼kannen hiÃ§bir sebep olmamasÄ±na raÄmen her zaman bana ve Rayâe Ã§ok iyi davrandÄ±. Ona olanlardan nefret ediyorum,â Hunter yalan olduÄunu bilerek iÃ§ geÃ§irdi. EÄer Isabel Hart kalp krizi geÃ§irmemiÅ olsa, Angel Åu anda burada olmayacaktÄ±. YaptÄ±ÄÄ± Åeyi bilerek iÃ§eri girdi.

Kabilesinden gelen Åaman, ona ÅifalÄ± ya da zarar verici her Åeyi otlarla, vÃ¼cuda ne yaptÄ±klarÄ±nÄ± Ã¶ÄretmiÅti. Bu bilgiyi almÄ±Å ve Isabel'in hafif kalp krizine neden olmasÄ± iÃ§in doÄru karÄ±ÅÄ±mÄ± oluÅturmuÅtu. Angel'Ä±n geri geleceÄini dÃ¼ÅÃ¼nebildiÄi tek Åey bu olmuÅtu.

âOnu bulduÄum iÃ§in herhangi bir Ã¶vgÃ¼ hak etmiyorum,â Hunter vicdan azabÄ± ile itiraf etti.

Angel hafifÃ§e gÃ¼lÃ¼msedi, Ã§Ã¼nkÃ¼ Hunter'Ä±n bedeninde kibirli bir kemik bile yoktu. YaptÄ±klarÄ±nÄ± ne derece takdir ettiÄini bilmesi iÃ§in, ayakuÃ§larÄ±nda yÃ¼kseldi ve dudaklarÄ±na yumuÅak kÄ±sa bir Ã¶pÃ¼cÃ¼k kondurdu.

Onu geri Ã§ekerken gÃ¶zleri bir araya geldi ve kaldÄ±. Angel midesine ve kalÃ§asÄ±na saplanan yÄ±ldÄ±rÄ±m Ã§arpmalarÄ±nÄ± hissederek iÃ§ini Ã§ekti. Bu duygusu iÃ§inde ilk defa hissediÅi deÄildi fakat Hunterâa karÅÄ± ilk hissediÅiydi. ArtÄ±k bir erkek arkadaÅÄ± vardÄ±, bu tabu HunterâÄ± ezmiÅti.

Angel geri Ã§ekildiÄinde yutkundu. âBÃ¼yÃ¼kannemi kurtardÄ±ÄÄ±n iÃ§in teÅekkÃ¼rler. Onu kaybetseydim ne yapardÄ±m bilmiyorumâ

Hunter, AngelâÄ±n ikisinin de hissettiklerini inkÃ¢r ettiÄini anlayarak kaÅlarÄ±nÄ± Ã§attÄ±. Belki inkÃ¢r etmeyerek fakat kesinlikle reddederek. Onun kaÃ§masÄ±na izin vermeye niyeti yoktu, aslÄ±nda Angelâa onu kolayca unutamayacaÄÄ±nÄ± hatÄ±rlatmak niyetindeydi.

UzandÄ±, elini tutup Ã¶n kapÄ±ya doÄru yÃ¼rÃ¼dÃ¼. âHaydi, seni yerleÅtirelimâ

Ashton pencereyi o kadar sÄ±kÄ± tuttu ki, ahÅabÄ±n ses Ã§Ä±kardÄ±ÄÄ±nÄ± duydu. Angel daha Ã¶nce kÄ±skanmak iÃ§in bir neden vermemiÅti, ama Hunter'a bakÄ±ÅÄ±nÄ± ve onu Ã¶pÃ¼ÅÃ¼nÃ¼ sevmemiÅti. Hem de hiÃ§ sevmemiÅti. Bu eve onun kendini baÅka erkeklere atÄ±ÅÄ±nÄ± izlemek iÃ§in gelmemiÅti.

Angel, HunterâÄ± Ã¶pÃ¼ÅÃ¼nÃ¼n sebep olduÄu sarsÄ±ntÄ±yla asansÃ¶re bindi. âPeki, ben nerede uyuyacaÄÄ±m?â bunun eskiden oynadÄ±klarÄ± bir oyun olduÄunu bilerek gÃ¼lÃ¼msedi.

Tristian, Ray, Hunter ve kendisi kayÄ±t defterini masadan Ã§alacak, insanlarÄ±n odalarÄ±nÄ± deÄiÅtirecek ve karmaÅaya neden olacaklardÄ±. OldukÃ§a eÄlenceli olmasÄ±na raÄmen baÅlarÄ± hep belaya giriyordu Åimdi ise kendilerine baÄÄ±rÄ±lan birÃ§ok Åeyin sorumlusu HunterâdÄ±.

Hunter omzunu silkti, âkardeÅinin yanÄ±nda olmak istersin diye dÃ¼ÅÃ¼ndÃ¼m.â UzandÄ± ve dÃ¶rdÃ¼ncÃ¼ katÄ±n dÃ¼Ämesini bastÄ±. BU yÃ¼zden seni eski odana yerleÅtirdim.â

âHala bÃ¼yÃ¼k bir odamÄ±n olduÄunu duyduÄuma sevindim,â yukarÄ±da olanlarÄ±n, aÅaÄÄ±da olanlardan Ã§ok daha bÃ¼yÃ¼k olduÄunu bilerek gÃ¼lÃ¼msedi. ArtÄ±, tamamen evde olduÄunu hissetmek iyi olacaktÄ±. âTeÅekkÃ¼rler.â

âHep ikinizin biraz ÅÄ±marÄ±k olduÄunu dÃ¼ÅÃ¼nmÃ¼ÅtÃ¼m,â Hunter alay etti. âBu yÃ¼zden de taÅÄ±nmaya karar verdim.â AnahtarÄ± cebinden aldÄ±. GeÃ§en ay taÅÄ±nÄ±rken onun odasÄ±nÄ±n yanÄ±nÄ± almÄ±ÅtÄ±. Ãok uzakta olmasÄ±na raÄmen ona daha yakÄ±n hissetmesini saÄlamÄ±ÅtÄ±.

âNe zaman Mabetâe taÅÄ±ndÄ±n?â Angel sordu. O ve Ray her zaman gidip geldiler, bÃ¶ylece geceleri anneleri ile birlikte kalabildiler. Ray ehliyetini almadan Ã¶nce bile. O ve Ray annelerini Ã§ok seviyorlardÄ± ve her zaman bakÄ±m altÄ±na alÄ±ndÄ±ÄÄ±ndan emin olmak istiyorlardÄ±.

KapÄ±lar aÃ§Ä±ldÄ±ÄÄ±nda, kapÄ±nÄ±n aÃ§Ä±k kalmasÄ± iÃ§in Hunter kapÄ±nÄ±n kenarÄ±ndan tuttu. âÃzgÃ¼nÃ¼m Angel, Tristianâa anlatmamasÄ±nÄ± sÃ¶yledim. Bizim iÃ§in endiÅelenmeni istemedim.â AngelâÄ±n istese ona kÄ±zmak iÃ§in her hakkÄ± olacaÄÄ±nÄ± bilerek gÃ¶zlerini kapattÄ±.

âO zaman Åimdi anlat.â Angel kÃ¶tÃ¼ bir Åeyler hissetti. Hunter ondan hiÃ§ sÄ±r saklamamÄ±ÅtÄ± ve Angel artÄ±k bunun bitip bitmediÄini merak ediyordu. âNeyi bilmiyorum?â

âAnnem geÃ§en ay, ev kazayla yandÄ±ÄÄ±nda Ã¶ldÃ¼,â hala konuÅmak istemeyerek yutkundu. âÄ°tfaiye, yemek yaparken uyuyakaldÄ±ÄÄ±nÄ± sÃ¶yledi.â

Angel'Ä±n dudaklarÄ±, gÃ¶zleri yaÅlarla dolarken aralandÄ±. âAman tanrÄ±m, Hunter. Ãok Ã¼zgÃ¼nÃ¼m. KeÅke bana sÃ¶yleseydin. Hemen geri dÃ¶nerdim.â

âBeni bÃ¶yle gÃ¶rmeni istemedim,â son yarÄ±m saatte Ã¼Ã§Ã¼ncÃ¼ kez kollarÄ±yla sarmalarken itiraf etti.

Durdurma dÃ¼Ämesine uzanÄ±p dokunurken kapÄ±nÄ±n kapanmasÄ±na izin verdi. AvuÃ§larÄ±nÄ± sÄ±rtÄ±na dayayan Hunter kendisini durduramazdÄ±, saÃ§larÄ±nÄ±n kokusunu iÃ§ine Ã§ekmek iÃ§indeki acÄ±yÄ± yumuÅatmÄ±ÅtÄ±. Bu acÄ±nÄ±n annesiyle hiÃ§bir ilgisi yoktu.

Angel onu rahatlatmaktan baÅka bir Åey yapmak istememiÅti, fakat bedenleri dokunduÄunda kendini asansÃ¶rÃ¼n duvarÄ±na yaslanmÄ±Å buldu ve HunterâÄ±n bacaklarÄ±ndan biri bacaklarÄ±nÄ±n arasÄ±ndan itti ve ikisi de kendini alevler iÃ§inde buldu.

âOh tanrÄ±m, Angel,â Hunter AngelâÄ±n boynunun yumuÅak teninde mÄ±rÄ±ldandÄ±, bacaÄÄ±ndaki pantolona raÄmen AngelâÄ±n orasÄ±ndaki ateÅi hissediyordu. KalÃ§alarÄ±nÄ± sÄ±kÄ±ca avuÃ§layarak AngelâÄ±n baÅÄ±nÄ± kaldÄ±rdÄ± ve sinirli bir Ã¶pÃ¼cÃ¼k kondurdu. HunterâÄ±n elleri AngelâÄ±n ellerini yakalamak iÃ§in kollarÄ±nÄ±n arkasÄ±nda gezindi, biraz baskÄ±n olmanÄ±n AngelâÄ± hareketlendireceÄini bilerek ellerini duvara bastÄ±rdÄ±. Seks olarak sayÄ±lÄ±rsa uzun zamandÄ±r sevgililerdi.

Ä°lk Ã¶nce, Angelâda onu Ã¶ptÃ¼, HunterâÄ±n sebep olduÄu duygular arasÄ±nda kaybolmuÅtu fakat AshtonâÄ±n gÃ¶rÃ¼ntÃ¼sÃ¼ zihninde belirince Ã¶pÃ¼Åmeyi keserek kafasÄ±nÄ± Ã§evirdi. Hunter boynunda sÄ±cak bir Åekilde soluduÄunda Angel hafifÃ§e inledi. Ellerini ondan Ã§ekip gÃ¶ÄsÃ¼ne dayadÄ± ve HunterâÄ± itti.

âHunter?â Angel, bakarsa ne gÃ¶receÄinden korkarak, gÃ¶zlerini yere dikti. âÃzgÃ¼nÃ¼m. Benâ¦â

âShhh,â parmaÄÄ±nÄ± Ã§enesine hafifÃ§e koydu ve kaldÄ±rdÄ± bÃ¶ylece Angel ona baktÄ±. AngelâÄ±n neden durduÄunu zaten biliyordu. Ashton Fox zaten kaybetmiÅti, ama Angel bunu henÃ¼z bilmiyordu. AngelâÄ±n sadece basit bir Ã¶pÃ¼cÃ¼kle bÃ¶yle nefes almasÄ±nÄ± dinlerken HunterâÄ±n gÃ¶zleri Ã§ekici bir Åekilde karardÄ±.

âÃzÃ¼lme, beni sevdiÄin iÃ§in asla Ã¼zÃ¼lmemelisin. En azÄ±ndan anneme olanlarÄ± anlatmadÄ±ÄÄ±m iÃ§in beni affettiÄini biliyorum.â Hunter kendini zorlayarak geri adÄ±m attÄ±, asansÃ¶r kapÄ±sÄ±nÄ±n aÃ§Ä±lmasÄ± iÃ§in dÃ¼Ämeye bastÄ± ve AngelâÄ±n gitmesine izin verdi.

Angel, onunla yalnÄ±z kalma konusunda artÄ±k kendine gÃ¼venmiyordu, asansÃ¶rden kaÃ§tÄ±, hazÄ±r olduÄunda annesi hakkÄ±nda konuÅacaÄÄ±nÄ± biliyordu. HunterâÄ±n gittiÄinden emin olduÄunda adÄ±mlarÄ±nÄ± yavaÅlattÄ±.

ZavallÄ± Hunter ve Ray. Annelerine karÅÄ± her zaman Ã§ok nazik olmuÅlardÄ± ve anneleri de onlarÄ± Ã§ok fazla sevmiÅti. Angel Ã§oÄunlukla annesiyle bÃ¶yle bir iliÅkisi olmasÄ±nÄ± dilediÄini hatÄ±rlÄ±yordu. Fakat annesi ona yabancÄ±ydÄ± ve hep Ã¶yle olmuÅtu.

AsansÃ¶r kapÄ±sÄ± AngelâÄ±n arkasÄ±ndan kapandÄ±ÄÄ±nda Hunter ellerini az Ã¶nce AngelâÄ± tuttuÄu yere dayadÄ± ve sinirle itti. Ona kadar saymak iÅe yararsa. GÃ¶zlerini kapatarak yaptÄ± ve nefesini normale dÃ¶ndÃ¼rmek iÃ§in zorladÄ±. DoÄrulup gÃ¶zlerini aÃ§tÄ±ÄÄ±nda yine kusursuz bir Åekilde sakinleÅmiÅti.

Cep telefonunu aÃ§arak, kÄ±z kardeÅinin yerleÅtiÄini sÃ¶ylemek iÃ§in Tristian'Ä±n numarasÄ±nÄ± Ã§evirdi. Hunter cep telefonunda sinyal olmadÄ±ÄÄ±nÄ± gÃ¶rerek kaÅlarÄ±nÄ± Ã§attÄ±.

Angel odasÄ±na girdi ve her Åeyin taÅÄ±nmadan Ã¶nceki gibi bÄ±rakÄ±ldÄ±ÄÄ±nÄ± gÃ¶rerek gÃ¼lÃ¼msedi. GÃ¶zlerini kapatÄ±rken kendini mutlu bir iÃ§ Ã§ekiÅle yataÄa doÄru attÄ±. Bunu yapar yapmaz Hunterâla asansÃ¶rde yaptÄ±klarÄ± aklÄ±na geldi ve bu tÃ¼m vÃ¼cudunu yaktÄ±.

Angel o kadar uzun sÃ¼re ayrÄ± kalmÄ±ÅtÄ± ki HunterâÄ±n onu bu kadar arzulayacaÄÄ±nÄ± anlamamÄ±ÅtÄ±. Tristian birisiyle Ã§Ä±kmaya baÅlamÄ±ÅtÄ±, Hunter neden yapmÄ±yordu?

Ashtonâla Ã§Ä±kmaya baÅladÄ±ktan sonra Angel Hunter ve Tristianâla ilgili hatÄ±ralarÄ±nÄ± engellemeye Ã§abalamÄ±ÅtÄ±. Ama Åimdi geri dÃ¶nmÃ¼ÅtÃ¼ ve Åimdiden kalbinin tekrar parÃ§alara ayrÄ±ldÄ±ÄÄ±nÄ± hissediyordu. Angel her ikisine de o kadar uzun sÃ¼redir aÅÄ±ktÄ± ki ilk baÅta Ashtonâla Ã§Ä±kmasÄ±nÄ±n sebebi buydu, unutmak. Fakat Åimdi asansÃ¶rde Hunter ona dokunduÄunda en kÃ¶tÃ¼ korkusu onaylanmÄ±ÅtÄ±, AshtonâÄ± sevmiyordu ve Ashton asla Hunter gibi hissettirmiyordu.

AvuÃ§larÄ±nÄ± karnÄ±nÄ±n altÄ±na koydu ve yavaÅÃ§a aÅaÄÄ±ya bacaklarÄ±nÄ±n arasÄ±na doÄru kaydÄ±rdÄ±, bÃ¶le yaptÄ±kÃ§a vÃ¼cudu yay gibi oldu. HunterâÄ±n hayaliyle gÃ¶zlerini kapadÄ± ve gÃ¶rÃ¼ntÃ¼ler TristianâÄ±n ateÅli dokunuÅlarÄ±yla deÄiÅti.



BÃ¶lÃ¼m 3 âKÄ±skanÃ§lÄ±kâ



Tristan yumuÅak mÃ¼ziÄi bazÄ± alternatif rock ile deÄiÅtirdiÄinde neredeyse karanlÄ±ktÄ±, Tiki-Bar'Ä±n altÄ±na gizlediÄi Åarap ÅiÅesini yakaladÄ±. ÃÃ§ bardak aldÄ±ÄÄ±nda dudaklarÄ±nÄ±n arasÄ±ndan bir gÃ¼lÃ¼mseme belirdi. GeÃ§tiÄimiz gÃ¼nlerde, bÃ¼yÃ¼k binanÄ±n altÄ±nda bulunan gizli koridorlarda dedesinin gizli Åarap mahzenini bulmuÅtu.

DiÄer aile Ã¼yelerinin dar koridorlardan haberdar edilmemesi, Tristian'Ä±n dedesi hakkÄ±nda memnun kaldÄ±ÄÄ± tek Åeydi. Åimdi kendi kÃ¼Ã§Ã¼k sÄ±rrÄ± vardÄ± ve bu ana kadar bunu sadece Angel biliyordu ve o da Ã¶rÃ¼mcek aÄlarÄ±yla kaplÄ± mezarlÄ±klarÄ± gezecek bir tip deÄildi.

Ashton'un yan giriÅten geldiÄini gÃ¶rÃ¼nce, ona seslenip elini salladÄ±. âAileyle tanÄ±Åma zamanÄ±.â Tristian, ikizlerin Stacey'i eÄlendirdikleri dÃ¶Åemeli piknik masalarÄ±ndan birine gÃ¶tÃ¼rdÃ¼.

âTamam. HenÃ¼z iÃ§meye baÅlamadÄ±m ama Ã§ift gÃ¶rÃ¼yorum,â Ashton buzlarÄ± eritmesini umarak Åaka yaptÄ±.

OnlarÄ± duyan Damien ve Devin, Tristian'Ä±n masanÄ±n Ã¼zerine koyduÄu bir ÅiÅe ÅarabÄ± gÃ¶rÃ¼p bakÄ±ÅlarÄ±yla onu izlemeye baÅladÄ±.

âHey, bu dedemin gizli mahzenindeki ÅiÅelerden biri. Uzun zaman Ã¶nce, bÃ¼yÃ¼kbabamla babamÄ± bunlardan birini iÃ§erken gÃ¶rmÃ¼ÅtÃ¼m.â Devin ÅiÅeyi kaptÄ± ve merakla mantara baktÄ±. âBunu hangi cehennemden buldun?â

Tristian daha cevap bile vermeden, Damien Ashtonâa doÄru baÅÄ±nÄ± salladÄ±. âTristian? Bunu kimin iÃ§in getirdin? BaÅka bir adama kafamÄ±zda baÅka bir delik kadar ihtiyacÄ±mÄ±z var.â Ä°kizlerin ÅaÅkÄ±n bakÄ±ÅlarÄ± arasÄ±nda kollarÄ±nÄ± Staceyâe doladÄ±.

âHa ha,â Tristan bardaklarÄ± indirdi. âSizi Ashton Fox ile tanÄ±ÅtÄ±rmak istiyorum, AngelâÄ±n erkek arkadaÅÄ±.â ParmaÄÄ±nÄ± kaldÄ±rdÄ± ve onlarÄ± Ashton'a tanÄ±tÄ±rken iÅaret etti. âVe bunlarda Devin ve Damien, kuzenlerimiz, zaman bulduÄunda onlara iÅkence etmek iÃ§in gelen Stacey ile birlikte.â Stacey'in inkÃ¢r etmeyeceÄini bilerek gÃ¶z kÄ±rptÄ±.

Ashton tokalaÅtÄ± ve ikizler parmaklarÄ±nÄ± kÄ±racakmÄ±Å gibi sÄ±karken baÄÄ±rmamak iÃ§in zor tuttu. Tekrar kan gitmesi iÃ§in avucunu sÄ±ktÄ±, gÃ¼lÃ¼msedi ve âAngel sizden Ã§ok bahsetti beyler. Ä°kizlerle sonunda tanÄ±ÅtÄ±ÄÄ±ma sevindim.â dedi.

âYani Angel sana Ã¶pÃ¼Åmekten en Ã§ok hoÅlandÄ±ÄÄ± kuzenlerinden bahsetti mi?â Damien ifadesizce sordu.

âEvet, ayrÄ±ca gayretlerinizden dolayÄ± burunlarÄ±nÄ±zÄ±n kanadÄ±ÄÄ±ndan da bahsetti,â Ashton onun kadar ciddi konuÅtu, biraz sÄ±kÄ±lmÄ±ÅtÄ±. Testosteronu artÄ±rmak istiyorlarsa, istedikleri olacaktÄ±.

Tristian gÃ¼ldÃ¼ ve AshtonâÄ±n sÄ±rtÄ±na vurdu, âAl onu oÄlum.â

âCiddi misin?â Stacey sordu, DevinâÄ±n Ã§alkaladÄ±ÄÄ± Åarap bardaklarÄ±ndan birini alarak Tristianâla birlikte gÃ¼ldÃ¼.

âNeredeyse hiÃ§, sÃ¶yleyebildiÄim kadarÄ±yla.â Damien bardaÄÄ±nÄ± tuttu ve yere indirdi. AngelâÄ±n kendine yeni bir koruma tuttuÄunu gÃ¶rmek Ã¼zÃ¼cÃ¼ydÃ¼. KÄ±zÄ±lderili tugayÄ± yeterli deÄil miydi?

Tristian, ikizleri gÃ¶rmezden gelerek, bakmasÄ± iÃ§in AshtonâÄ±n omuzuna dokundu. âRobert Amca ve karÄ±sÄ± Dianne Åurada,â sÄ±cak kÃ¼vete tÄ±rmanmaya Ã§alÄ±Åan Ã§ifti iÅaret etti. âBir nedenden dolayÄ± ikizlerden sonra Ã§ocuk yapmayÄ± bÄ±raktÄ±lar.â AshtonâÄ±n sÄ±rÄ±ttÄ±ÄÄ±nÄ± gÃ¶rÃ¼nce gÃ¼lmemek iÃ§in kendini zorladÄ±.

âArkadaÅÄ±n kim?â Tiffany diz Ã§Ã¶ktÃ¼kten sonra dizini Devin'in yanÄ±na koyup sÄ±kÄ±lmÄ±Å ama meraklanmÄ±Å gibi eÄildi. Bebek mavisi bir bikini giyiyordu, bu bikini birkaÃ§ beden kÃ¼Ã§Ã¼ktÃ¼ ve belinin etrafÄ±na sarÄ±lmÄ±Å ince bir sargÄ± vardÄ±.

GÃ¶ÄÃ¼slerine bakmak iÃ§in dÃ¶nÃ¼nce DevinâÄ±n kulaÄÄ±na bir tokat attÄ±. âHey, Kes Åunu seni sapÄ±k.â

âVazgeÃ§ Tiff, o alÄ±ndÄ±,â dedi Devin acayip bir ses tonuyla ve sonra gÃ¶zlerini kÄ±rpÄ±ÅtÄ±rdÄ±. âSanÄ±rÄ±m sonunda bana kaldÄ±n.â Damien'in Staceyâi Ã¶pmeye Ã§alÄ±ÅtÄ±ÄÄ± fark edince hÄ±rladÄ±. âLanet olsun Damien, sana bir dakika arkamÄ± dÃ¶nemeyecek miyim?â

Ä°kizler tartÄ±Åmak iÃ§in birbirlerine eÄilmeye Ã§alÄ±ÅÄ±rken, Stacey hala onlarÄ±n ortasÄ±ndaydÄ±. Her birinin omuzuna hafifÃ§e ellerini koydu ve itti. âKesin Åunu beyler, yoksa yemin ederim eve dÃ¶neceÄim,â diye uyardÄ±.

âTiffany, Ashtonâla tanÄ±Å, AngelâÄ±n misafiri,â TristianâÄ±n amacÄ± onun statÃ¼sÃ¼nÃ¼ erkek arkadaÅlÄ±ktan misafirliÄe dÃ¼ÅÃ¼rmekti. EÄer Tiffany Ashâi tavlamak isterse kimse onu durduramazdÄ±. âTiffany buradaki, en kÃ¼Ã§Ã¼k kuzenimiz ve buralarda bir yerde iki kardeÅ var.â

âHavuzda arkadaÅlarÄ±yla birlikteler,â Tiffany, Devin kadar somurtkan bir sesle baÄÄ±rdÄ±. GÃ¶zlerini devirdi, Devin'in elini tuttu ve onu sandalyesinden Ã§ekti. âHaydi, biraz Ä±slanalÄ±m.â

âElbette, "Devin havuza doÄru giderken Staceyâin poposunu tokatladÄ±.

Ashton kaÅlarÄ±nÄ± Ã§attÄ± ama yÃ¼ksek sesle bir Åey sÃ¶ylememek iÃ§in dilini Ä±sÄ±rdÄ±. Ãstelik aklÄ±ndan geÃ§enleri sÃ¶ylese, aile muhtemelen onun Ã¼zerine Ã§ullanÄ±rdÄ±.

Tristan, yÃ¼ksek dalÄ±Å merdivenine tÄ±rmanan koyu saÃ§lÄ± kÄ±zÄ± iÅaret etti, âBu Paris, Tiffanyânin bÃ¼yÃ¼k kÄ±z kardeÅi. Ve arkasÄ±ndaki merdivenden Ã§Ä±kan tuhaf adam muhtemelen haftanÄ±n yeni oyuncaÄÄ± olacak, Ã§Ã¼nkÃ¼ onu daha Ã¶nce hiÃ§ gÃ¶rmedim.â KoltuÄunu havuzun diÄer ucuna doÄru Ã§evirdi. âVe Ã§ocuk bÃ¶lÃ¼mÃ¼ndeki iki adamdan birisi Jason olabilir, erkek kardeÅleri.â

âBurada ÅarabÄ±n iÃ§inde ne var?â Åaka gibi anlaÅÄ±lmasÄ±nÄ± umarak sordu Ashton.

âBenim neden iÃ§mediÄimi sanÄ±yorsun?â Ashtonâdan gittikÃ§e daha fazla hoÅlanarak gÃ¼lÃ¼msedi Tristian, hayat bazen Ã§ok boktan. âAnneleri yakÄ±nda ortaya Ã§Ä±kar. Carley teyze.â Damien kulak misafiri olmazdÄ±, Ashton'a yaklaÅtÄ± ve fÄ±sÄ±ldadÄ±, âYani, o kadar sarhoÅ ki yÃ¼rÃ¼yemez.â

âBahse girerim bu o,â Ashton, Angel'a bakmak iÃ§in bakÄ±ndÄ±ÄÄ±ndan baÅÄ±nÄ± salladÄ±. Orta yaÅlÄ± bayan kÄ±zlara benziyordu ama saÃ§larÄ± kÄ±saydÄ± ve Ã§ok fazla makyajÄ± vardÄ±. Biraz yorgun gÃ¶rÃ¼nÃ¼yordu, yoksa bir dakika, sendeledi mi?

âEvet, bu o. Bahse varÄ±m direk likÃ¶re gidiyor.â Carley Tiki-Bar'dan bir ÅiÅe crown royal alÄ±p sandalyesine gÃ¶tÃ¼rdÃ¼ÄÃ¼nde Tristian kazanma sesine benzer bir zil sesi taklidi yaptÄ±.

âPeki, bu kim?â Ashton giriÅteki Angel yaÅlarÄ±ndaki uzun kahverengi saÃ§lÄ± ve gÃ¼zel ciltli kÄ±zÄ± iÅaret ederek sordu.

âBu da diÄer kuzenimiz,â Tristian koltuÄundan kalktÄ± ve yarÄ± yolda onu karÅÄ±ladÄ±. Bunun AshtonâÄ± Ã§Ä±ldÄ±rtacaÄÄ±nÄ± bilerek kafasÄ±nÄ± eÄdi ve Shaeâyi uzun tutkulu bir Åekilde Ã¶ptÃ¼. GÃ¶steri iÃ§in yeterli olduÄunu dÃ¼ÅÃ¼ndÃ¼kten sonra kÄ±zÄ±n dudaklarÄ±nÄ±n arasÄ±ndan nefes aldÄ±. âBana kÄ±zma ama biraz Ã¶nce AngelâÄ±n erkek arkadaÅÄ±na senin kuzenlerimizden birisi olduÄunu sÃ¶yledim. HenÃ¼z koltuÄundan dÃ¼Åmedi mi?â

Shae kÄ±kÄ±rdadÄ±, "HayÄ±r, ama yÃ¼zÃ¼ hep bÃ¶yle solgun mu?â

Tristian omuzunun Ã¼zerinden baktÄ± ve AshtonâÄ±n aniden diÄer yÃ¶ne bakÄ±yormuÅ gibi yaptÄ±ÄÄ±nÄ± gÃ¶rÃ¼nce kahkahaya boÄuldu. âTamam, onu kurtaralÄ±m.â Tristian elinden tutarak onu masaya doÄru gÃ¶tÃ¼rÃ¼rken Damien ve Staceyâin havuzda Devinâe katÄ±ldÄ±klarÄ±nÄ± gÃ¶rdÃ¼.

âBu benim kuzenim Shae,â Shae onu dÃ¼rterken beline sarÄ±ldÄ±. âYani kÄ±z arkadaÅÄ±m Shae demek istedim,â suÃ§lu bir Åekilde gÃ¼lÃ¼msedi.

Ashton ellerini gÃ¶ÄsÃ¼nÃ¼n Ã¼zerinde birleÅtirdi ve baÅÄ±nÄ± eÄerek onlarÄ± inceledi. âKÄ±z kardeÅin nerede? Aniden birisinin arkasÄ±na saklama isteÄi duydum.â

âErkek kardeÅim sana zor zaman mÄ± geÃ§irdi?â Angel hemen arkasÄ±ndan seslendi. Shaeâye gÃ¼lÃ¼msÃ¼yordu kuzen sÃ¶zÃ¼nÃ¼ duymuÅtu.

âTanrÄ±ya ÅÃ¼kÃ¼r,â Ashton baÅÄ±nÄ± eÄip Melek uzandÄ± ve dudaklarÄ±nda hafif bir Ã¶pÃ¼cÃ¼k kondurdu. Aniden kÄ±skanÃ§laÅtÄ± Ã§Ã¼nkÃ¼ bu Ã¶pÃ¼cÃ¼k Hunterâa yaptÄ±ÄÄ±nÄ±n yarÄ±sÄ± kadar bile tutkulu deÄildi. âBirkaÃ§ saat daha yirmi bir yaÅÄ±nda olmayacaÄÄ±mÄ± biliyorum ama kardeÅin bana iÃ§ki iÃ§irmeye Ã§alÄ±ÅÄ±yor.â

Onu yanÄ±na doÄru Ã§eken Ashton, arkasÄ±nda KÄ±zÄ±lderilinin olup olmadÄ±ÄÄ±nÄ± gÃ¶rmek iÃ§in kÄ±sa bir bakÄ±Å attÄ±. Tiki BarÄ±n orada bir adamÄ±n onlarÄ± izlediÄini gÃ¶rdÃ¼, Hunter olduÄunu zannederek kaÅlarÄ±nÄ± Ã§attÄ± ama sonra olmadÄ±ÄÄ±nÄ± anladÄ±. Bu adam KÄ±zÄ±lderiliydi ama onunla ilgili bir Åey daha Ã¶nce tanÄ±ÅtÄ±klarÄ±ndan daha tehlikeli olduÄunu dÃ¼ÅÃ¼ndÃ¼rÃ¼yordu.

Ray kaÃ§Ä±rmak yerine, Angel'Ä±n erkek arkadaÅÄ±na gÃ¶zlerini kilitledi. Ona soÄuk bir Åekilde bakarak, doÄruca onlara doÄru yÃ¼rÃ¼meye baÅlamÄ±ÅtÄ± ve asla gÃ¶z temasÄ±nÄ± bÄ±rakmÄ±yordu. AngelâÄ±n bakÄ±ÅlarÄ±nÄ± takip ettiÄini anlayan Ray AshtonâÄ±n ne dÃ¼ÅÃ¼neceÄini Ã¶nemsemenden Angelâa bakarken ifadesini yumuÅattÄ±.




Конец ознакомительного фрагмента.


Текст предоставлен ООО «ЛитРес».

Прочитайте эту книгу целиком, купив полную легальную версию (https://www.litres.ru/amy-blankenship/baglayan-iliskiler/) на ЛитРес.

Безопасно оплатить книгу можно банковской картой Visa, MasterCard, Maestro, со счета мобильного телефона, с платежного терминала, в салоне МТС или Связной, через PayPal, WebMoney, Яндекс.Деньги, QIWI Кошелек, бонусными картами или другим удобным Вам способом.


