Cehennem O'Dur
Lambert Timothy James


































Cambridge  Boston  New York



Â© Venus Flytrap Press, Haziran 2015



Fikri MÃ¼lkiyet Kanunu, toplu kullanÄ±m iÃ§in tasarlanan kopyalarÄ± veya Ã§oÄaltmalarÄ± yasaklar. YazarÄ±n veya yazarÄ±n haklarÄ±nÄ± devrettiÄi kiÅilerin rÄ±zasÄ± olmadan, tamamen veya kÄ±smen, herhangi bir Åekilde temsil veya Ã§oÄaltma, yasalara aykÄ±rÄ±dÄ±r ve L. 335-2 maddeleri ve Fikri MÃ¼lkiyet Kanunu doÄrultusunda ihlal teÅkil eder ve cezalandÄ±rÄ±labilir.




Ä°Ã§indekiler


Anne Vincent'a Mektup I

TeÅekkÃ¼rler IX



Toplumsal Ara I 3

GiriÅ 5

Kamikaze 16

Yoksul insanlar gÃ¶rÃ¼yorum 29

Gangnam Style 50



Politika Ara II 75

YanlÄ±Å KehÃ¢netler 74

Corruptibilis 99

Mohamed Bouazizi 108



Ekonomi Ara III  129

Say Whaaat ?!! 133



Paradigma DeÄiÅtirme ArasÄ± IV 160

N.R.I.P. 163

Elmaslar bir kadÄ±nÄ±n en iyi arkadaÅlarÄ±dÄ±r 171

KÃ¼Ã§Ã¼k Parmak Ãocuk 186



Yeni Ahit ArasÄ± V 201

Toplumun GÃ¼ncel ve BayaÄÄ± Durumu 205

Abrakadabra 224



****



Sky High 254



Full Circle 258



Notlar 260



Nihayet !!!! 270


Â«EÄer insanlara gerÃ§eÄi sÃ¶yleyecekseniz, onlarÄ± gÃ¼ldÃ¼rmeniz iyi olur. Yoksa sizi boÄazlarlar.Â»

Ä°nsan




Anne Vincentâa Mektup


Â«YoksullarÄ± gÃ¶rmezden gelmek veya varlÄ±klÄ± insanlarÄ±n ÅansÄ±na dair belli bir rasyonalizasyon geliÅtirmek iÃ§in genel bir eÄilim vardÄ±r. Â»

John Kenneth Galbraith



Sevgili anne Vincent,



Sevgili anne Vincent, eÄer bu mektubu ÅaÅÄ±rtÄ±cÄ± buluyorsan, seninle karÅÄ±laÅmamÄ±zÄ±n o gÃ¼nden beri hayatÄ±mÄ±za yaptÄ±ÄÄ± derin etki hakkÄ±nda hiÃ§bir fikrin yoktur. KÃ¼resel hastalÄ±Äa bir suret bulmaya Ã§alÄ±Åmak, hem karÄ±mÄ±n hem de benim dalgÄ±nlÄ±ktan kurtulup adamakÄ±llÄ± bir Åuurla okyanusa aÃ§Ä±lmamÄ±zÄ± engelledi. HayatÄ±nÄ±z boyu verdiÄiniz kÃ¶tÃ¼ kararlarÄ±n tÃ¼m sorumluluÄunu aldÄ±ÄÄ±nÄ±z iÃ§in sizi tebrik ederim ama hatalarÄ±nÄ±zÄ±n, hikÃ¢yenizin tamamÄ± olduÄuna inanmam aptallÄ±k olur. AslÄ±nda, doÄumunuzla beraber zarlar Ã§oktan size karÅÄ± tutulmuÅtu ve okuma yazma bilmeyen bekÃ¢r anneler iÃ§in dÃ¼nyanÄ±n merhametsizliÄinin ne noktada olduÄunu biliyorum. EÄer annemin kollarÄ±ndan inseydim Vincent kolaylÄ±kla benim yerimde olabilirdi.

CanÄ±m, gÃ¼zel gÃ¼lÃ¼ÅÃ¼n ve eÄlenceli kahkahanÄ±n altÄ±ndaki tÃ¼yler Ã¼rperten acÄ±yÄ± gÃ¶rdÃ¼m. ÃnÃ¼mÃ¼zde hala bir hayat var. BÃ¼yÃ¼k hayallerimiz ve isteklerimizden Åimdiden vazgeÃ§miÅ, kimliksiz bir kiÅilik olmak zorunda deÄilsin. Ama iÅte, yanÄ±mÄ±zdan geÃ§en gÃ¼venlik gÃ¶revlilerinin bakÄ±ÅlarÄ± altÄ±nda VincentâÄ± kollarÄ±mda tutarak bir an iÃ§in acÄ±nÄ±zÄ± ve Ã¼mitsizliÄinizi paylaÅtÄ±m.

OÄlunuz VincentâÄ± yaÅama sebebiniz olarak tarif etme Åeklinizi dokunaklÄ± buldum. Sizin yaÅÄ±nÄ±zdaki genÃ§lerin Ã§oÄu, ruh eÅleri olduklarÄ±nÄ± dÃ¼ÅÃ¼ndÃ¼kleri erkek veya kÄ±za danÄ±Åmak iÃ§in bu tip dokunaklÄ± ifadeler kullanÄ±r ve bÄ±ktÄ±klarÄ± iÃ§in azÄ±cÄ±k veya hiÃ§ vicdan azabÄ± duymadan onlarÄ± bir kenara atarlar. Daha da kÃ¶tÃ¼sÃ¼, yetiÅkinlerin hayatÄ±n anlamÄ±nÄ± geÃ§ici duygularÄ±n geÃ§iÅine indirgemelerini duymak onu kÄ±zdÄ±rÄ±r. Bununla beraber, sizin Kenyaâdaki gerÃ§ekliÄinizin benim Åimdiki dÃ¼nyamÄ±n insanlarÄ±ndan Ã§ok farklÄ± oluÅunu gÃ¶rmezden gelemem.

BazÄ± anlarda, Ã¼mitsiz ve Nairobi Åehrinin canlÄ± sokaklarÄ±nda sÃ¼rÃ¼nen, yoksulluk yÃ¼zÃ¼nden suÃ§ iÅlemeye karar vermiÅ bir parya gibi hissettiÄinizi itiraf etmiÅtiniz. Nairobiânin, ahlÃ¢kÄ± bozulmuÅ olanlara karÅÄ± gÃ¶sterdiÄi sÄ±fÄ±r toleransÄ±n tÃ¼m DoÄu Afrika bÃ¶lgesindeki en bÃ¼yÃ¼k yoksullar kentini, gecekondu bÃ¶lgesi KiberaâyÄ± yaratmasÄ± bir sÃ¼rpriz deÄil. Yine de baÅka Kiberalar da olduÄunu, daha da kÃ¶tÃ¼sÃ¼ bu boÄucu mavi gezegende bizim iÃ§in artÄ±k bir teselli kalmadÄ±ÄÄ±nÄ± sÃ¶ylemek kalbimi kÄ±rÄ±yor. Seyahatlerim esnasÄ±nda Demokratik Kongo Cumhuriyetiânin her yanÄ±nda ve Etiyopyaâda Addis AbabaânÄ±n her kÃ¶Åesinde dilenci Ã§ocuklarÄ±yla sayÄ±sÄ±z genÃ§ anne ve Amerika BirleÅik Devletleriânde Åehirlerin sokaklarÄ±ndaki harabelerde solgun Ã¼niformalarÄ±yla dilenen erkekler gÃ¶rdÃ¼m.

TanrÄ±ânÄ±n Åehrinde yaÅayan BrezilyalÄ±larÄ±n, Port-au-Princeâteki KÄ±skanÃ§lÄ±k Åehri sakinlerinin, Haitiâde yÄ±kÄ±cÄ± depremden Ã¶nce ve sonra, Bulgaristanâda Blagoevgradâdaki Romenlerin ve Hindistan Mumbaiâdeki yoksullarÄ±n Ã§ektiÄi acÄ±larÄ± ayrÄ±ntÄ±lÄ± bir Åekilde incelemek iÃ§in bir araÅtÄ±rma gezisi yaptÄ±m. BelÃ§ikaâdaki Scharbaeck, Fransaâdaki Bobigny, Amerikaâdaki Detroit ve Salvadorâun baÅkenti San Salvador gibi suÃ§ ve yoksulluktan etkilenmiÅ Åehirlerin sakinlerinin direnci karÅÄ±sÄ±nda ÅaÅÄ±rdÄ±m. Ve Åunu sÃ¶ylemek Ã¼zÃ¼cÃ¼ ki; dÃ¼nyanÄ±n her yerinde hayatlarÄ± yoksulluk, aÃ§lÄ±k, barÄ±naksÄ±zlÄ±k ve Åiddet iÃ§inde geÃ§en, bÃ¼yÃ¼k ihtimalle gÃ¼venlik kuvvetlerinin kollarÄ± arasÄ±nda yaÅayacak sizin gibi milyarlarca insan var.

EÅim ve ben size verdiÄimiz birkaÃ§ Kenya Åilininin birkaÃ§ zayÄ±f Ã¶ÄÃ¼n ve bir iki gÃ¼n baÅÄ±nÄ±zÄ± sokacak bir Ã§atÄ±dan fazlasÄ± anlamÄ±na gelmediÄinin farkÄ±ndayÄ±z. Siz ve VincentâÄ±n yaÅamak iÃ§in muhtemelen yapmak zorunda kaldÄ±klarÄ±nÄ±zdan sonra, diÄer Åefkatli ruhlar sayesinde Nairobiânin tehlikeli sokaklarÄ±na geri dÃ¶neceksiniz. Sizi bu kabustan kurtaramadÄ±ÄÄ±mÄ±z iÃ§in derin bir Ã¼zÃ¼ntÃ¼ duyuyoruz, sizi ve diÄerlerini.

YanlarÄ±ndan geÃ§erken sefaletin kÃ¶r edip boÄduÄu kiÅilere para verdikten sonra tekrar tekrar birÃ§ok defa kendime ne yapabileceÄimi sordum! EÅitsizlik Ã¼zerine zaten Ã§ok Åey yazÄ±lmÄ±ÅtÄ±. Yine de, Vincent ve onun gibi masum diÄer Ã§ocuklara dÃ¼zgÃ¼n bir hayat yaÅama fÄ±rsatÄ± verebilecek yeni bir yol Ã¼zerinde bir tartÄ±Åma baÅlatmaya karar verdim.

Kafamda dÃ¶nÃ¼p duran Åey VincentâÄ±n yalnÄ±zca baÅÄ±nÄ± sokabileceÄi bir Ã§atÄ±ya deÄil bir eve, yalnÄ±zca suya deÄil dÃ¼zgÃ¼n iÃ§eceklere, yalnÄ±zca gÄ±daya deÄil saÄlÄ±klÄ± besinlere ve yalnÄ±zca okulda bir sÄ±nÄ±fa deÄil kaliteli bir eÄitime sahip olmasÄ± gerektiÄiydi. Ve tÃ¼m bu etmenler onu yalnÄ±zca bir iÅe deÄil, yetenek ve becerilerine karÅÄ±lÄ±k genel hayatÄ±nda en azÄ±ndan bir mÃ¼kÃ¢fata yÃ¶neltmeliydi. Daha azÄ± insani bir baÅarÄ±sÄ±zlÄ±k ve sÃ¼rÃ¼p giden bir trajedi olarak gÃ¶rÃ¼lÃ¼r !!!



SaygÄ±larÄ±mla,



Jo M. Sekimonyo


Maharishiânin takipÃ§ileri kapitalizm, sosyalizm ve komÃ¼nizmi ekonomik dÃ¼zenlemeler olarak tanÄ±mlamÄ±ÅtÄ±r. Ve bu gÃ¶rkemli ÅarlatanlarÄ±n ekonomik, melodramatik ve bitirici baÅ baÅa konuÅmalarÄ± ucuz Åaraptan daha fazla Åey ifade etmiyor. Bu kitap bu Ã¼Ã§ sistemin gerÃ§eÄine dÃ¶nÃ¼yor, yani bunlarÄ±n deÄiÅmez bir sosyo-politik-ekonomik inancÄ±n cisimleÅmiÅ hali, Ä°slam Ã¼lkelerindeki ekonomi gibi olduÄuna.




TeÅekkÃ¼rler


Â« EÄer dÃ¼nyayÄ± deÄiÅtirmek istiyorsanÄ±z, kaleminizi alÄ±n ve yazÄ±n. Â»

Martin Luther



Tara ve ben Floridaâda Tampa ile karÅÄ±laÅtÄ±k; uzun saatlerini ayakta geÃ§irmesine neden olan ama ailesinin ve Haitili gÃ¶Ã§menlerin hayalini kurduÄu ekonomik gÃ¼venliÄini garanti eden bÃ¼yÃ¼k bir kariyeri Ã¼stlenmiÅti. Buna karÅÄ±lÄ±k ben arkadaÅlarÄ±mÄ±n bile tuhaf bulduÄu idealist, Ã§Ä±lgÄ±n bir hippiydim ve kendimi kaybetmemin gayet normal olduÄunu dÃ¼ÅÃ¼nÃ¼yordum. Bir Åekilde onu istikrarlÄ± ve aydÄ±nlÄ±k gÃ¼nlÃ¼k hayatÄ±ndan uzaklaÅtÄ±rÄ±p karanlÄ±k tarafta bana katÄ±lmasÄ± iÃ§in ikna etmiÅtim. Ben ve yÃ¼ksek lisans Ã§alÄ±ÅmalarÄ± Ã¼zerine bahse girmesi iÃ§in kafasÄ±ndan gerÃ§ekten ne geÃ§iyordu? Åeytani spekÃ¼lasyonlarÄ±n baÅarÄ±ya ulaÅmasÄ±yla BirleÅik Devletlerin KuzeydoÄuâsuna taÅÄ±ndÄ±k; ne rahatlama.

Kar yaÄÄ±ÅÄ±nÄ± ilk gÃ¶rÃ¼ÅÃ¼mÃ¼z benim iÃ§in ilginÃ§ olmuÅtu, sÃ¶ylenebileceÄinden daha az. Bu TaraânÄ±n bana elinde iyi bilenmiÅ bir bÄ±Ã§aÄÄ± tutup bir dakika boyunca hiÃ§bir Åey demeden durarak ilk Â« Dexter Â» bakÄ±ÅÄ±nÄ± attÄ±ÄÄ± zamandÄ±. Uykumda bile bunu aklÄ±mdan Ã§Ä±karmayarak, her Åeyin tadÄ±nÄ± Ã§Ä±karan ve gÃ¶rÃ¼nmez bir duvarÄ±n arkasÄ±ndaki gÃ¶lgede Ã§Ã¼rÃ¼yen kiÅiler arasÄ±ndaki farkÄ± gÃ¶rerek Ã¶fke nÃ¶betleri geÃ§iriyordum. Cazibeli karÄ±mÄ±n vaazlarÄ±mdan ve kÃ¼resel sosyo-politik-ekonomik hastalÄ±kla ilgili ÅikÃ¢yetlerimden ve dahasÄ± en Ã§ok da dÃ¼nyaya sunarak Ã§are olacaÄÄ±na inandÄ±ÄÄ±m planlarÄ±mdan bÄ±ktÄ±ÄÄ±nÄ±n farkÄ±na varmÄ±ÅtÄ±m. Tabii ki bÃ¼romuzun dÃ¶Åemesinde Ã¶lÃ¼ yapraklar gibi duran yÃ¼zlerce kÃ¢ÄÄ±t parÃ§asÄ±na notlar aldÄ±m ama bir el yazÄ±sÄ±nÄ± bitirmek iÃ§in gereken enerji ve disiplini toplayamadan. Hatta bir aile dostu, mÃ¼ritlerimi bir araya getirebilmem iÃ§in fikirlerimi bir kitapta toplamamÄ± Ã¶nerdi, bir ayin? O dÃ¶nem iÃ§in gÃ¼lÃ¼nÃ§ bir fikir. Kabul etmekte zorlanmama raÄmen Tara haklÄ±ydÄ±. YÄ±llar boyunca mÄ±zÄ±ldanmaktan baÅka bir Åey yapmamÄ±ÅtÄ±m, yazmaya baÅlamamÄ±n zamanÄ± gelmiÅti.

Bu kitabÄ±n adÄ± neden Â« Ekonominin Åeytan Ä°ncili Â» olmasÄ±ndÄ± ? Nassau Senior ekonominin Åeytan incilini yazmada beni alt etmiÅti. Cehennem Oâdur? Kim? Tembel zihniniz hemen Åu anda belli bir sonuca varmak iÃ§in acele edebilir. Bu yolculuk esnasÄ±nda yavaÅ TÃ¼rk mÃ¼ziÄi ve eÅsiz bir sabÄ±r faydalÄ± olabilir; bu kitap iki yÃ¼zyÄ±l boyunca iktisatÃ§Ä± nesiller, uyuÅuk siyasetÃ§iler ve bunlarÄ±n topluluklarÄ±nÄ±n mahvettiÄi veya yanlÄ±Å yÃ¶ne sevk ettiÄi uzun sÃ¼reli meydan okumalarÄ±nÄ± bir Ã§ukura gÃ¶mÃ¼yor. Bu ne gizli bir parodi ne de acÄ±masÄ±z bir yiÄitlik gÃ¶sterisi, sadece dÃ¼nyamÄ±z ve kapitalizmin gerÃ§ek ve kÄ±ÅkÄ±rtÄ±cÄ± bir aÃ§Ä±mlamasÄ±.

Ãfke ve endiÅem dÄ±ÅÄ±nda, sÄ±k ve yorucu yolculuklarÄ±m esnasÄ±nda otobÃ¼slerde yanÄ±mda oturan ve hayatÄ±m boyunca en Ã§ok aklÄ±mda kalacak belli tartÄ±ÅmalarÄ± yaptÄ±ÄÄ±m insanlara teÅekkÃ¼r etmeliyim. BunlarÄ±n arasÄ±nda, New Yorkâlu orta sÄ±nÄ±f Yahudi bir aileden gelip Â« bir pisliÄe dÃ¶nÃ¼Åen Â» (onun sÃ¶zleriyle) Nobel ekonomi Ã¶dÃ¼llÃ¼ Milton Friedman iÃ§in Ã§ok aÄÄ±r sÃ¶zler sarf eden bir Ã¼niversite dekanÄ± da vardÄ±. Ãzel iÃ§indekiler sosunda ayrÄ±ca arkadaÅlar ve fikirlerimin Ã§Ä±lgÄ±nca olduÄunu kanÄ±tlamak iÃ§in doyumsuz bir iÅtahla harekete geÃ§en dÃ¼Åmanlar da vardÄ±; bana iddia ve kanaatlerimi kuvvetlendirmemde yardÄ±m ettiniz, sizleri seviyorum hanÄ±mlar ve beyler.

Ãzellikle de, bu kitabÄ± yazmak gibi Ã§etin bir gÃ¶reve giriÅmeye beni zorlamak adÄ±na kullandÄ±ÄÄ± aÅÄ±rÄ± ama etkili taktikler iÃ§in bu suÃ§taki ortaÄÄ±ma, karÄ±ma Ã§ok daha fazla minnettarÄ±m.


Heterodoks ekonominin uygunluÄu hiÃ§bir zaman olmadÄ±ÄÄ± kadar tehdit altÄ±nda. Belli sayÄ±daki heterodoks ekonomik program Åimdiden daÄÄ±lmÄ±Å durumda. Bu ekonomik dÃ¼ÅÃ¼nce okulunda ortaya Ã§Ä±kan kurumlar aynÄ± yolda gider ve baÅarÄ±lÄ± teorisyenler, dÃ¼ÅÃ¼nÃ¼rler yetiÅtirme amaÃ§larÄ±nÄ±, baÅarÄ±lÄ± pragmatistlere, karÅÄ± dÃ¼ÅÃ¼nce Ã¼reten insanlara dÃ¶nÃ¼ÅtÃ¼recek Åekilde yetiÅtirmeye uyarlamazlarsa bu kÃ¼resel pazardaki rolleri iÅe yaramaz hale gelecek. Heterodoks ekonominin sonu aynÄ± zamanda kurumsallÄ±ÄÄ±n yenilenmesi adÄ±na en iyi Åey veya kurumlar tarafÄ±ndan benimsenme ve daha aÃ§Ä±k ve yerinde bir manevi akÄ±ÅÄ±n, Ethosizmin yayÄ±lmasÄ± iÃ§in daha iyidir.



Toplumsal




Ara I


Â« En bÃ¼yÃ¼k korkumuz yetersiz olmamÄ±z deÄildir. En bÃ¼yÃ¼k korkumuz Ã¶lÃ§Ã¼sÃ¼z derecede gÃ¼Ã§lÃ¼ olmamÄ±zdÄ±r. Bu bizim Ä±ÅÄ±ÄÄ±mÄ±zdÄ±r, bizi en Ã§ok korkutan karanlÄ±k tarafÄ±mÄ±z deÄil. Kendimize sorarÄ±z, olaÄanÃ¼stÃ¼, yetenekli ve rÃ¼ya gibi biri olmak iÃ§in kimim ben? AslÄ±nda ne deÄilsiniz ki? Siz tanrÄ±nÄ±n bir Ã§ocuÄusunuz. Kendinizi kÃ¼Ã§Ã¼ltmenin dÃ¼nyaya bir faydasÄ± olmayacak. BaÅkalarÄ± sizinle temas kurduÄunda gÃ¼vende hissetsinler diye kendini alÃ§altmanÄ±n hiÃ§bir parlak tarafÄ± yok. Hepimiz Ã§ocuklar gibi parlamak istiyoruz. TanrÄ±nÄ±n bize sunduÄu ihtiÅamÄ± gÃ¼pegÃ¼ndÃ¼z parlatmak iÃ§in doÄduk. Bu yalnÄ±zca belirli kiÅilere sunulmadÄ±; hepimizin iÃ§inde mevcut. Ve kendi Ä±ÅÄ±ÄÄ±mÄ±zÄ± parlatarak, bilinÃ§siz bir Åekilde aynÄ±sÄ±nÄ± yapma iznini baÅkalarÄ±na da veriyoruz. Kendimizi kendi korkularÄ±mÄ±zdan kurtarÄ±rken varlÄ±ÄÄ±mÄ±z baÅkalarÄ±nÄ± da kendiliÄinden Ã¶zgÃ¼r bÄ±rakÄ±yor. Â»

Marianne WilliamsonâÄ±n ilham verici bu alÄ±ntÄ±sÄ± A Return To Love : Reflections on the Principles of a Course in Miracles, Harper Collins, 1992 adlÄ± kitabÄ±nÄ±n Ã¶zÃ¼. Bu 7. KÄ±sÄ±m, 3. BÃ¶lÃ¼mden alÄ±nmÄ±ÅtÄ±r (Sayfa 190-191). Nelson Mandela 1994âteki aÃ§Ä±lÄ±Å konuÅmasÄ±nda bu alÄ±ntÄ±dan hiÃ§ bahsetmemiÅ olsa da, benim neslim iÃ§in o hala bu adama baÄlÄ±ydÄ±. EÄer GÃ¼ney Afrikaâdaki baÅkanlÄ±k vekaletiyle ilgili tarafsÄ±z tek bir Åey sÃ¶ylemek gerekseydi bu Ä±rkÃ§Ä±lÄ±ÄÄ± yok etmek iÃ§in olan korkak gÃ¶kkuÅaÄÄ± yaklaÅÄ±mÄ±nÄ±n, onu GÃ¼ney Afrika'nÄ±n burjuva beyazlarÄ±nÄ±n Åampiyonu yaptÄ±ÄÄ± olurdu. Ve tabii ki, onu gardiyanlarÄ±ndan bir Ã¶zÃ¼r talep etmeden veya baÅka bir mahkÃ»mun kafatasÄ±nÄ± Ã§atlatmadan hapishanede yirmi yedi yÄ±l geÃ§iren bir adam olduÄu baÄlamÄ±nda basitÃ§e analiz etmeyi denersek, Ã¶zetle mahkÃ»m olmanÄ±n verdiÄi gÃ¼cÃ¼n efsanevi figÃ¼rlerinden ve toplumsal, politik ve ekonomik adaletsizliklere karÅÄ± savaÅta gerekli karakter gÃ¼cÃ¼nÃ¼ resmeden biri olarak gÃ¶rÃ¼lmeye deÄer. Buradan bir sonraki evreye geÃ§menin daha iyi bir yolu var mÄ±?



BÃLÃM I











GiriÅ


Â« Sanat, kÃ¶tÃ¼lÃ¼ÄÃ¼ tamamlama denemesidir. Â»

Simone de Beauvoir



CD kullanmÄ±yorum. Eski ÅarkÄ±larÄ± plaktan dinliyorum. Sam Cooke, Wendo Kolosoy, Thelonious Monk, Eduardo Sanchez de Fuentes, Jimmie Rodgers, Notorious B.I.G, Mikhail Glinka, Mariam Makeba, Nana Mouskouri, Fela Kuti, ya da Beethoven aramak iÃ§in eski dÃ¼kkÃ¢nlarÄ± dolaÅmak yoga yapmak kadar huzur verici. Otantik Peru halk mÃ¼ziklerinin ritimleri ve MoÄol mÃ¼zik enstrÃ¼manlarÄ±na bir pop starÄ±n harap olmuÅ ve alÄ±ÅÄ±lmadÄ±k Ã§arpÄ±klÄ±ktaki zÄ±mbÄ±rtÄ±larÄ±ndan Ã§ok daha candan baÄlÄ±yÄ±m. Benim iÃ§in, bir deneyim olmayÄ± bÄ±rakÄ±p bir sanat biÃ§imine dÃ¶nÃ¼Åen tÃ¼m ifade Åekilleri manevi aurasÄ±nÄ± kaybediyor. Bu kitap bir deneyim, size var olduklarÄ±nÄ± hatÄ±rlatmak iÃ§in televizyon programlarÄ±nda gÃ¶sterilenler gibi artistik akrobatik bir egzersiz deÄil.

Marksist bir bÃ¼yÃ¼cÃ¼ veya Ferdinand Lassalle'in cisimleÅmiÅ hali olmam bahanesiyle uzun bir Ã§ay salonlarÄ± ve barlar listesinden aforoz edildim. Kamuoyu, Karl MarxâÄ±n kitabÄ± Das Kapitalâin akut paranoyasÄ±nÄ± temel alan antikapitalist cesaret ile ekonomik bir statÃ¼ko araÅtÄ±rmasÄ±nÄ± yanlÄ±Å biÃ§imde baÄdaÅtÄ±rdÄ±. Bana inanmÄ±yorsanÄ±z, kapitalizmin veya Ä°slam Ã¼lkelerindeki ekonominin en kÃ¶tÃ¼ yÃ¶nlerini ortaya Ã§Ä±karmayÄ± deneyin ve bam, toplum sizi sosyalist etiketi yapÄ±ÅtÄ±rarak sÃ¼rgÃ¼n edecek. Yine de, kapitalizme karÅÄ± sarsÄ±lmaz yeni bir alternatife gÃ¶tÃ¼recek bir konuÅma yalnÄ±zca, MarxâÄ±n reenkarnasyonla tekrar ortaya Ã§Ä±kmasÄ±ndan korkmuÅ bakÄ±ÅlarÄ± Ã¼zerinize Ã§ekecek. ÃaÄÄ±mÄ±zÄ±n kapitalizm tanrÄ±larÄ± arasÄ±ndaki rahatsÄ±z edici horoz dÃ¶vÃ¼ÅÃ¼ hakkÄ±nda ne diyebiliriz? Ekonomik eÅitsizliklerle ilgili konuÅmalarÄ±n Ã¶zÃ¼nden giderek uzaklaÅan soytarÄ±larÄ±n gÃ¶sterileri sizin midenizi de benimki kadar bulandÄ±rÄ±yor olmalÄ±. Ãfkem bir tsunamiye dÃ¶nÃ¼Åebilir ama hayatÄ±mÄ±zda iddiasÄ±z da olsa Ã¶nemi kanÄ±tlanmÄ±Å olaylar var. Nairobi Kenyaâda bulunan UluslararasÄ± Kenyatta HavaalanÄ±ndaâki bir mola sÄ±rasÄ±nda, BirleÅik Devletlerâe dÃ¶nmek iÃ§in uÃ§aÄÄ±mÄ±n kalkÄ±ÅÄ±nÄ± beklerken bana ileride ne olmak istediÄim soruldu. Adam masamÄ±n diÄer tarafÄ±nda oturuyordu. YetmiÅine yakÄ±n gÃ¶rÃ¼nÃ¼yordu. HatlarÄ±ndan ve aksanÄ±ndan RuandalÄ± olduÄunu tahmin edebiliyordum, BirleÅmiÅ Milletlerâin ve diÄer sivil toplum izleme kuruluÅlarÄ±nÄ±n Ã§ok sayÄ±daki raporuyla, doÄduÄum Ã¼lkedeki siyasi ve toplumsal korkularÄ±n arkasÄ±ndaki beyin olmakla suÃ§lanan olan Ã¼lke. RuandaânÄ±n sadist haydut Ã§etelerine nasÄ±l mali ve askeri destek saÄladÄ±ÄÄ± ve buna karÅÄ±lÄ±k RuandaânÄ±n, Kongoânun doÄal kaynaklarÄ±nÄ± doÄrudan yaÄmaladÄ±ÄÄ± maden kaynaklarÄ± ticaretinde dolaylÄ± olarak bir takas merkezine dÃ¶nÃ¼ÅtÃ¼ÄÃ¼ konusunda bilgilendirildikten sonraki Ã¶fkemi anlayabilirsiniz.

O gÃ¼n bir soru aklÄ±ma takÄ±lmÄ±ÅtÄ± ; dÃ¼nyanÄ±n sadece bunun Ã§ok fazla olduÄunu sÃ¶ylemesi iÃ§in Demokratik Kongo Cumhuriyetinin daha kaÃ§ nefes ve hayatÄ± kaybetmesi gerekiyordu ? Sorusuna hÄ±rÃ§Ä±n bir tonla, basitÃ§e ve Ã§ekinmeden cevap verdim : Â« Demokratik Kongo Cumhuriyetiânin kÃ¢busuna bir son vereceÄim. Â» GÃ¼lmesine engel olmaya Ã§alÄ±Åarak bana Kongo iÃ§in Ã§Ã¶zÃ¼mÃ¼mÃ¼n ne olacaÄÄ±nÄ± sordu. Her Åeyden Ã¶te, doÄduÄum Ã¼lke yarÄ±m yÃ¼zyÄ±ldan uzun sÃ¼redir ekonomik ve toplumsal bir karmaÅadan geÃ§iyordu. Ä°lk baÅta fikirlerimi neÅeyle formÃ¼lleÅtirdim. GÃ¶zlÃ¼klerini Ã§Ä±kardÄ± ve planÄ±mÄ± derinleÅtirmemi istedi. KonuÅtukÃ§a daha aptal ve saf gÃ¶rÃ¼ndÃ¼ÄÃ¼mÃ¼ sÃ¶ylememin lÃ¼zumu yok. Nihayetinde, bunlarÄ± daha Ã¶nce ayrÄ±ntÄ±lÄ± bir Åekilde hiÃ§ dÃ¼ÅÃ¼nmediÄimden gÃ¶rÃ¼Ålerimi aÃ§Ä±kÃ§a ifade etmeyi baÅaramadÄ±m. TasarÄ±mÄ±n tamamÄ± derinlemesine bir araÅtÄ±rmayÄ± saÄlayamazdÄ±. GÃ¼ndelik konuÅma kÃ¼Ã§Ã¼k dÃ¼ÅÃ¼rÃ¼cÃ¼ bir deneyime dÃ¶nÃ¼ÅmÃ¼ÅtÃ¼ ve bu beni gÃ¶steriÅsiz biri haline getirmiÅti.

Bu kitap, yÃ¼zyÄ±ldan uzun sÃ¼redir kaÃ§Ä±ÅÄ±n krallarÄ± ve matematikÃ§iler tarafÄ±ndan tekel haline getirilen ekonomi dallarÄ±ndan ortaya Ã§Ä±ktÄ±. BildiÄimiz tÃ¼m kÃ¶tÃ¼ yÃ¶nlerinden dolayÄ±, iktisatÃ§Ä±lar Ã§alÄ±ÅmanÄ±n klasik deÄeri olan Kutsal KÃ¢seâyi milyonlarca kÃ¼Ã§Ã¼k parÃ§aya indirgedi ve teorik temellerini insanlÄ±k ile gerÃ§ek dÃ¼nya seviyesine taÅÄ±dÄ±. ArdÄ±ndan, pansuman gibi aptalca varsayÄ±mlarÄ± kullanarak bazÄ± parÃ§alarÄ± tekrar bir araya getirme zahmetine katlandÄ±lar. Karantinaya alÄ±nan Marksist Fred Moseleyâin, kÃ¼resel ekonomik sistemin hÃ¢kim iÅleyiÅte kalanlarÄ± Ã¶dÃ¼llendirmeye yÃ¶nelik tarzda inÅa edildiÄine dair suÃ§lamalarÄ±nda bir haklÄ±lÄ±k payÄ± var. Bu erdemli adam ekonominin, Massachusettsâteki South Hudley ormanlarÄ±nda saklanarak Ã¼n ve zenginlikten mahrum kalan Shoichi Yokoiâsi.

Bir gÃ¼n eski yoldaÅlarÄ±nÄ±n kendisini aramaya geleceÄine ve birlikte kapitalizme karÅÄ± son bir saldÄ±rÄ± gerÃ§ekleÅtireceklerine ciddi biÃ§imde inanÄ±yordu. YazÄ±k ki sadece teorileri doÄru Ã§Ä±kmadÄ±ÄÄ± iÃ§in ortodoksluÄu suÃ§lamak etkili bir pazar iÃ§in klasik bir vizyon kurmaya veya bizi vaat edilen topraklara gÃ¶tÃ¼rmeye yeterli olmayacak.

Bu kitaba anne Vincentâa kiÅisel bir notla baÅladÄ±m. O, Kenyaâda Nairobiânin merkezinde karÄ±mla beraber rastladÄ±ÄÄ±m, oÄlunu tek baÅÄ±na yetiÅtirmiÅ genÃ§ bir kÄ±z. Bir an geldiÄinde, polisleri uzaklaÅtÄ±rmak iÃ§in VincentâÄ± kollarÄ±mda tutmam gerekti. Kenyaâdaki turist ÅÃ¶hretim Vincent ve annesini polisten gelebilecek her tÃ¼rlÃ¼ zarardan korumuÅtu. Nairobi Åehri, eÅitsizliklere karÅÄ± savaÅ aÃ§mak yerine yoksulluÄu suÃ§ haline getiren bir dÃ¼zenleme geÃ§irmiÅti. Bu modern Ã§aÄ Ä±rkÃ§Ä±lÄ±ÄÄ±, baskÄ± gÃ¶renler ve baskÄ±cÄ±lar aynÄ± ten rengine sahip olduÄundan uluslararasÄ± toplumun dikkatini Ã§ekmiyordu. Ãok sayÄ±daki diÄer Åehirde de aynÄ± Ã§Ä±lgÄ±n yaklaÅÄ±m benimsenmiÅti ve Ã§izdikleri Ã§izgi Ä±rksal tartÄ±ÅmalarÄ± meydana Ã§Ä±karmadÄ±ÄÄ± sÃ¼rece endiÅelenmiyorlardÄ±.

ÃocukluÄum boyunca sosyo-politik-ekonomik uyumsuzluklarÄ±n doÄanÄ±n kanunlarÄ± tarafÄ±ndan benimsetildiÄi dÃ¼ÅÃ¼ncesini kafama sokmuÅlardÄ±; birilerinin, zenginlerin uÅaÄÄ± olmasÄ± iÃ§in yoksul olmasÄ± gerekiyordu! 90âlÄ± yÄ±llarda iÃ§ savaÅ boyunca, zengin Kongolular BatÄ±âya sÄ±ÄÄ±nmaya Ã§alÄ±ÅmÄ±ÅtÄ±. GÃ¶z aÃ§Ä±p kapayÄ±ncaya kadar bu ailelerin Ã§oÄunun alÄ±ÅÄ±k olduklarÄ± lÃ¼ks hayat tarzÄ±nÄ± nasÄ±l kaybettiklerine Åahit olmuÅtum. YaklaÅÄ±k yirmi yÄ±l sÃ¼rgÃ¼nde yaÅadÄ±ktan sonra en gÃ¼Ã§lÃ¼ generaller ve eski baÅkanÄ±n akrabalarÄ± bile sefaletin felÃ§ etmesiyle yavaÅ yavaÅ tÃ¼kenmiÅti. Bu kadar Ã§ok sayÄ±daki baron ve eski resim destekÃ§isinin sÃ¼rÃ¼nerek evlerine dÃ¶nmesi ve yeni asalak sisteme faal biÃ§imde yatÄ±rÄ±m yapmasÄ± ÅaÅÄ±rtÄ±cÄ± deÄil. GÃ¼ney AfrikalÄ± bilge bir arkadaÅÄ±m bu dÃ¶nÃ¼ÅÃ¼mÃ¼ aÃ§Ä±klamak iÃ§in bir doÄa kanununa atÄ±fta bulunuyor : Â« Bir kez yÄ±lanlÄ±k yapan her zaman yÄ±landÄ±r ! Â»

Bu kiÅisel ÅahitliÄim, insanlarÄ±n da tÄ±pkÄ± milletler gibi, ÅanslarÄ± dÃ¶nene kadar, kendileriyle daha fazla ilgilendiklerine dair bunaltÄ±cÄ± bir evrensel gerÃ§ekliÄini gÃ¶stermeye yarÄ±yor. Bu, AmerikalÄ±lar hayallerindeki Ã§itleri olan eve ulaÅamadÄ±klarÄ±nÄ± veya aÄÄ±r Åartlarda Ã§alÄ±Åan sÄ±radan AmerikalÄ±lar emekliliklerinin birkaÃ§ aÃ§gÃ¶zlÃ¼ serseri tarafÄ±ndan tamamen yok edildiÄini fark ettikten sonra Â« Wall Streetâi iÅgal et Â» hareketi iÃ§in de geÃ§erli. Ä°Äneleyici bir diÄer Ã¶rnek de, artÄ±k Vladimir Putinâin yanÄ±nda yeri olmayan ve Londra'daki altÄ±n sÃ¼rgÃ¼nlerinden beri kendilerini saÄlam adalet ve eÅitlik vaazlarÄ± vermekten alÄ±koyamayan, Rus oligarÅisini oluÅturan kÃ¼Ã§Ã¼k topluluk. Gayri sarfi milli hÃ¢sÄ±lalarÄ±ndan daha yÃ¼ksek olan olaÄanÃ¼stÃ¼ borÃ§larÄ±yla soytarÄ±lÄ±k yapan Avrupa Ã¼lkeleriyle ilgili sÃ¶yleyecek ne var? Bu tabloya BrezilyaâyÄ±, RusyaâyÄ±, HindistanâÄ± ve Ãinâi, ekonomik bÃ¼yÃ¼melerini doÄa ana tehlikesine karÅÄ± patlatan BRIC Ã¼lkelerini ekleyin. Bu karÄ±ÅÄ±ma ayrÄ±ca, azÄ±nlÄ±k kalanlarÄ± harcarken milli zenginliÄin kÃ¼Ã§Ã¼k bir parÃ§asÄ±yla artÄ±k tatmin olmayan Arap Ã§oÄunluÄu da eklemek gerekir.

Kaynayan bu son volkanlar dikkatimizi, statÃ¼koyu kÄ±rmak iÃ§in Ã¶nleyici tedbirler aramamÄ±z gerektiÄi gerÃ§eÄine Ã§evirmeli. Yirmi birinci yÃ¼zyÄ±lda iktisatÃ§Ä±larÄ±n "gÃ¼ncel evrimi takip ettiÄimiz ve eski kapitalizmin Ã§arkÄ±na biraz daha uyduÄumuz sÃ¼rece her Åeyin iyi gideceÄine" dair duygusuz sÃ¶ylemi gÃ¼cÃ¼nÃ¼ ve yerindeliÄini uzun zamandÄ±r kaybetti. Bir kÃ¼ltÃ¼r devrimine giriÅmek ve Åu anda hÃ¢kim olan kapitalizm ve onun kavgacÄ± versiyonu islam Ã¼lkelerindeki ekonominin zalim ve ilkel olan sosyo-politik-ekonomik sistemine gerÃ§ek bir alternatif geliÅtirmek hiÃ§bir zaman olmadÄ±ÄÄ± kadar zorunlu hale geldi.

Kafamdaki gÃ¼rÃ¼ltÃ¼lÃ¼ potpori, can Ã§ekiÅen bu gezegende her Ã¼lkenin yÃ¼zleÅmek zorunda olduÄu meydan okumanÄ±n sonucu: sosyo-politik-ekonomik uyumsuzluk. Bu sonuÃ§, bu ayrÄ±mÄ± Ã¶nemsenmez hale getirmek iÃ§in faydacÄ± bir yol keÅfetmek adÄ±na yapÄ±lan acÄ± verici bir haÃ§lÄ± seferinden kaynaklanÄ±yor. Hemen saÃ§larÄ±nÄ±zÄ± yolmayÄ±n; mahkum edilmiÅ iki attan birinin eyerine atlamanÄ±zÄ± size tavsiye ediyorum diye aklÄ±mÄ± tamamen kaÃ§Ä±rmadÄ±m. Sosyalizm ve komÃ¼nizm kaybetti ama Åimdi kapitalizm ve Ä°slam Ã¼lkelerindeki ekonomi bizi hayal kÄ±rÄ±klÄ±ÄÄ±na uÄratÄ±yor. Bu kitap karanlÄ±k ve karmaÅÄ±k birÃ§ok labirentten geÃ§menizi saÄlayacak. Ä°ktisatÃ§Ä±lar, bizi rahatlatarak veya suiistimal ederek anormal ve doÄal olanÄ±n gizemini aÃ§Ä±Äa Ã§Ä±karmayÄ± aynÄ± fÄ±rsatla dine ve tÄ±bba bÄ±rakmalÄ±. Ekonominin sorumluluÄu, entel serseriler teÅebbÃ¼ste bulunmadan Ã¶nce, israf veya stoklama konusunda veya bunlarÄ± sÄ±nÄ±rlamaya yÃ¶nelik Ã§Ã¶zÃ¼m bulmaktÄ±r. Bunun yerine, sosyo-ekonomik bir dÃ¼zmecenin onurlandÄ±rÄ±lmasÄ± durumuna indirgendiÄi gÃ¶rÃ¼ldÃ¼.

Kapitalizm dÄ±ÅÄ±nda baÅka bir Åeyin iÅe yarayÄ±p yaramayacaÄÄ±yla ilgili bir ÅÃ¼pheciliÄi gÃ¶z Ã¶nÃ¼nde bulundurdum. GÃ¼nÃ¼mÃ¼zde insanlar kapitalizmin, barbarca toplumsal Ã¶lÃ§Ã¼ ve uygulamalarÄ±nÄ± temel alan bir Ã¶rneÄin parÃ§asÄ± olduÄunun farkÄ±na varmÄ±yor. Genelde, toplumsal bir Ã§Ã¶zÃ¼m bir alana kapitalizm kadar uzun sÃ¼re hÃ¢kim olduÄunda, baÅka amaÃ§ ve sorularla meÅgul olan diÄer modellerin var olduÄunu veya inÅa edilebileceÄini akletmek daha zor hale gelir. TÃ¼m bu inanmaya baÅladÄ±klarÄ±mÄ±zdan sonra, bir Åeyleri gerÃ§ekleÅtirmek iÃ§in tek bir yol kalÄ±yor ve bu en tehlikeli yem.

BÃ¼yÃ¼yÃ¼ nasÄ±l bozacaÄÄ±mÄ±zÄ± anlatan sihir kitabÄ± nerede bulunuyor? Umut vadeden zihinsel fahiÅelik kariyerimi arkadaÅlarÄ±m ve meslektaÅlarÄ±mÄ±n bÃ¼yÃ¼k inanmazlÄ±ÄÄ±na karÅÄ±n, Ã¶fkeli bir boÄa gibi aniden durdurdum ve akademik serserilik gibi gÃ¶rÃ¼nen Åeyin iÃ§ine daldÄ±m. BaÅtaki amacÄ±m, muhasebe, finans, idare, siyaset ve nihayet ekonomiye kadar tÃ¼m ticari sistemin izlerini takip etmekti. YolculuÄumun son kÄ±smÄ± olmasÄ±nÄ± Ã¶ngÃ¶rdÃ¼ÄÃ¼m ekonominin "gurularÄ±", aÃ§Ä±k ve kÄ±sa bir Åekilde aÃ§Ä±klama yapmak ve kÃ¼resel ekonomik sorunlarÄ± Ã§Ã¶zmek yerine rastlantÄ±sal baÄÄ±ntÄ±lar vermek ve halkÄ± etkilemek iÃ§in daha fazla zaman harcayarak midemi bulandÄ±rdÄ±. Malesef, bu hatiplerin aylaklÄ±ÄÄ± halkÄ±n bakÄ±Å aÃ§Ä±sÄ±nÄ± Ã§arpÄ±ttÄ±. AranÄ±zdan, hÃ¢kim olan mevcut ticaret biÃ§imi ve kapitalizmi sorgulamayÄ± dÃ¼ÅÃ¼nenlerle paylaÅabileceÄim tecrÃ¼be, iyi karÅÄ±lanmayÄ± beklememeniz ; benim yapmayÄ± alÄ±ÅkanlÄ±k haline getirdiÄim gibi, Ã¶lÃ§Ã¼sÃ¼z McCarthy taraftarlarÄ±nÄ±n gazabÄ±yla yÃ¼zleÅmeye hazÄ±r olun !!

En kÃ¶tÃ¼ alÄ±ÅkanlÄ±k olan Ã¶nemli sorunlarÄ±n etrafÄ±nda dÃ¶nÃ¼p durmayÄ± tembel beyinli siyasetÃ§i ve iktisatÃ§Ä±lar sÄ±nÄ±fÄ±na bÄ±raktÄ±m. Bunun yerine, siz, okuyucu ve ben akan sele karÅÄ± yÃ¼zeceÄiz. AltÄ± bÃ¶lÃ¼mden birisi mevcut toplumsal, politik ve ekonomik statÃ¼konun gÃ¶zden dÃ¼Åmesi durumuna Ã¶rnek: kapitalizm. Ve eÄer sizi yedinci bÃ¶lÃ¼mÃ¼n orada tekrar gÃ¶rÃ¼rsem, sekizinci bÃ¶lÃ¼mden kendi baÄlamlarÄ±na uyan salt sosyo-ekonomik temel kavramlar Ã¼zerine olan onuncuya geÃ§ene kadar elimi sÄ±kÄ± tutun. Onbirinci bÃ¶lÃ¼mÃ¼ hazmetmek iÃ§in acele etmeyin ve saÄlam bir tokat yemeye hazÄ±rlanÄ±n. KapanÄ±Å argÃ¼manÄ± olarak onikinci bÃ¶lÃ¼m James Tobinâin tavsiyesini izliyor : Â« Ä°yi ekonomi makaleleri sÃ¼rprizler iÃ§erir ve baÅka Ã§alÄ±Åmalara sevk eder. Â»

BaÅka ne var? Bu kitabÄ± okumayÄ± yaÄ yakmaktan daha kolay hale getirdim. Her bÃ¶lÃ¼m, size ne bekleyebileceÄinizle ilgili ipucu veren alÄ±ntÄ±larla baÅlÄ±yor ve kÄ±sa odaklanma sÃ¼relerine sahip genÃ§ okuyucularÄ± uyanÄ±k tutmak iÃ§in bÃ¶lÃ¼mler arasÄ±nda Â« aralar Â» ile kesiliyor. AynÄ± zamanda edebi bir coÅku hazÄ±rlayan roman tadÄ± eklemek iÃ§in de. Renkli tablolar ve numaralar bekleyenlerin yanÄ±nda gÃ¼nah Ã§Ä±karmalÄ±yÄ±m. Sizi hayal kÄ±rÄ±klÄ±ÄÄ±na uÄrattÄ±ÄÄ±m iÃ§in gerÃ§ekten Ã¼zgÃ¼nÃ¼m. Yine de Åu kesin ki sÃ¶zlerimi hiÃ§bir zaman aÄzÄ±mda gevelemem.

Bir kitap yazma fikri kalabalÄ±k bir yerde Ã§Ä±plak Åekilde bulunma tecrÃ¼besiyle kÄ±yaslanabilir; bunu yaparken hiÃ§bir zaman sorun yaÅamadÄ±m. Ama bu tecrÃ¼be sÃ¼resince sÃ¼rekli olarak yaÅadÄ±ÄÄ±m iÃ§ Ã§atÄ±Åma kalbimle zihnimi senkronize etmekten ibaretti. TÃ¼m bunlar, yalnÄ±zca tutkuyla olsun, vizyonla olsun yÃ¶nlendirilme eÄilimine karÅÄ± koymam gerektiÄi, bu giriÅimde yoÄunluk ve belirliliÄin, uygun bir merkezi kavramÄ±n yaratÄ±lmasÄ±nda esas olduÄunu sÃ¶ylemek iÃ§indi. Bu hayatta vizyonsuz bir tutkunun enerji kaybÄ±, tutkusuz bir vizyonun ise bir Ã§Ä±kmaz olduÄunu hatÄ±rlayÄ±n.

Harika bir ruh sÄ±klÄ±kla ÅarkÄ± sÃ¶yler. Swami Vivekananda bunu Ã§ok etkileyici bir Åekilde ifade ediyor : Â« Bir fikri ele alÄ±n. Bu fikri hayatÄ±nÄ±z yapÄ±n- onu dÃ¼ÅÃ¼nÃ¼n, hayal edin, bu fikri yaÅayÄ±n. Beyninizi, kaslarÄ±nÄ±zÄ±, sinirlerinizi, bedeninizin her parÃ§asÄ±nÄ± bu fikirle doldurun ve diÄer tÃ¼m fikirleri bir kenara bÄ±rakÄ±n. Bu, baÅarÄ±ya giden yoldur. Â» Belki dÃ¼nya bir gÃ¼n, beni gerÃ§ekten kaygÄ±landÄ±ran, aynÄ± anda hem toplumsal hem siyasi hem de ekonomik aÄÄ±r kÃ¼resel adaletsizliklere Ã§Ã¶zÃ¼m olan bu fikri geliÅtirmek iÃ§in yaptÄ±ÄÄ±m fedakÃ¢rlÄ±klarÄ±n derecesini bilecektir. Bununla beraber, size kapitalizm karÅÄ±sÄ±nda tastamam bir alternatif, sÃ¶zde kÃ¼Ã§Ã¼k ekonomi politikasÄ± tanrÄ±larÄ±nÄ±n baÅarÄ±sÄ±zlÄ±klarÄ±nÄ± telafi edebilecek bir Ã§Ã¶zÃ¼m sunmazsam bu kitaba harcanan mÃ¼rekkep iÅe yaramaz hale gelir. Ekonominin yaÅlÄ± iblislerini bunun iÃ§in uyandÄ±rmadan diyalektik analizi yeniden tanÄ±tma zamanÄ±. Her Åeyden Ã¶te, bu kitabÄ±n Ã§ok sayÄ±da insanÄ± harekete geÃ§ireceÄine ve onlarÄ± Ã¶nerilen Ã§Ã¶zÃ¼m konusunda tartÄ±Åmaya teÅvik edeceÄine ve bunu ilerleteceÄine inanÄ±yorum. Ya da yaratÄ±cÄ± bir tarza kapitalizmden uzaklaÅan baÅka bir yolla hayat vereceÄine, William Godwinâin nihayet, huzur iÃ§inde yatmasÄ± iÃ§in. 



BÃLÃM II











Kamikaze


Â« Ben dÃ¼nyadaki en bilge adamÄ±m, tek bildiÄim, hiÃ§bir Åey bilmediÄim. Â»

Sokrat



BirkaÃ§ yÄ±l Ã¶nce, Etiyopyaâda Addis AbabaânÄ±n kalabalÄ±k ve iÃ§ karartÄ±cÄ± sokaklarÄ±ndan birinde yÃ¼rÃ¼rken gÃ¼Ã§sÃ¼z genÃ§ bir anne ve sÄ±rtÄ±ndaki kÃ¼Ã§Ã¼k bir kumaÅ parÃ§asÄ±na sarÄ±lmÄ±Å uyuklayan kirli bir Ã§ocuÄun gÃ¶rÃ¼ntÃ¼sÃ¼ bana yenilgimin hatÄ±rasÄ±nÄ±, Nairobiâdeki UluslararasÄ± Jomo Kenyatta havaalanÄ±ndaki zihinsel Â« Waterloo Â»mu anÄ±msattÄ±. Tam o anda bir Ã§Ä±ÄlÄ±k kopardÄ±m: buldum! Yine de, o gÃ¼n her toplumda kangren haline gelmiÅ toplumsal sÄ±nÄ±flarÄ±n ayrÄ±ÅmasÄ± karÅÄ±sÄ±ndaki Ã§areyi net bir Åekilde ayrÄ±ntÄ±lÄ± hale getirmek amacÄ±na sahip olan araÅtÄ±rmamÄ±n dÃ¼zensiz maceralarÄ±ndan hala Ã§ok uzaktÄ±m.

Bundan sonra, dÃ¼nyadaki bireylerin sorunlarÄ±nÄ± somut bir Åekilde analiz etmek adÄ±na zaman, para ve enerji yatÄ±rÄ±mÄ± yaptÄ±m. Bu amaÃ§la, Tara ve ben yapabileceÄimiz kadar Ã§ok seyahat ettik, bol bol okuduk ve belgesel izlemek iÃ§in saatlerce televizyonun karÅÄ±sÄ±nda kaldÄ±k. Seferlerimden biri bizi sahra altÄ± Afrika Ã¼lkelerine yÃ¶neltti ve karÅÄ±laÅtÄ±klarÄ± ve sÄ±nÄ±rlarÄ±nÄ± Ã§ok aÅan bÃ¼yÃ¼k Ã¶lÃ§Ã¼deki zorluklarÄ± gÃ¶rÃ¼nce ÅaÅÄ±rdÄ±k. Bu bÃ¶lgedeki Ã¼lkelerin baÅta gelen Ã¶zelliÄi iki baÅlÄ± egzotik zehirli bir yÄ±landÄ±: yozlaÅma ve baskÄ±. KarÅÄ±laÅtÄ±klarÄ± zorluklar iÃ§in bu Ã¼lkelerin hÃ¼kÃ¼metlerini suÃ§layabiliriz. AslÄ±nda, gÃ¼Ã§ ve zenginliklerini pekiÅtirmek iÃ§in yÃ¶netimdeki birkaÃ§ aile tarafÄ±ndan kullanÄ±lÄ±yorlar. KÄ±sa kesecek olursak, dÃ¼nyanÄ±n bu bÃ¶lgesindeki kamu hizmetleri felaket durumda.

Ãok sayÄ±da parmak kÃ¶Åede hÃ¼kÃ¼m sÃ¼ren karmaÅayÄ± gÃ¶steriyordu; bizzat bu Ã¼lkelerin kendileri ve sanÄ±rÄ±m iÃ§erde ve bÃ¶lgedeki geliÅmeyi yavaÅlatmak amacÄ±yla diÄer Ã¼lkeler tarafÄ±ndan Ã§ok kÃ¶tÃ¼ yÃ¶netim uygulamalarÄ± belirlenmiÅti. BatÄ± yarÄ±mkÃ¼renin diÄer Åehirlerini gezerken aynÄ± kangrenin Afrika ve Latin Amerika Ã¼lkelerini de kemirdiÄini fark ettim. Eski vali Rod Blagojevich, 44. Amerikan BaÅkanÄ± Barack Obama'nÄ±n senatÃ¶r koltuÄunu satmaya Ã§alÄ±Åmak suÃ§undan parmaklÄ±klar ardÄ±na gÃ¶nderilmiÅken Illinois'nin Nijerya'da bir bÃ¶lge olduÄuna inanabilirdik. BRIC (Brezilya, Rusya, Hindistan ve Ãin) Ã¼lkelerinden aktarÄ±lan baÅka skandal haberleri de bÃ¼yÃ¼k bir alanÄ± kaplÄ±yor. Futbola Ã§ok meraklÄ± deÄilim ama BrezilyalÄ± mÃ¼teahhitlerin, kutlamalar Ã¶ncesi ve esnasÄ±nda Ã§Ã¶ken fahiÅ fiyatlÄ± statlar ve yapÄ±lar yÃ¼zÃ¼nden 2014 DÃ¼nya KupasÄ± ile alay etmelerini bekliyorum. Ve Ãinâin gÃ¼neyindeki Hengyang Åehrinde halk meclisindeki hemen hemen tÃ¼m liderlerin istifasÄ±na yol aÃ§an skandalla ilgili ne sÃ¶yleyebileceÄimi bilmiyorum. KaynaklarÄ±n yanlÄ±Å yÃ¶netilmesinin aÄÄ±r basmasÄ± ve yÃ¶neticilerin gerilemesi benzersiz bir mali israfa yol aÃ§tÄ±.



Â«Bir tÄ±marhanede rahat bir yÃ¼rÃ¼yÃ¼Å inancÄ±n hiÃ§bir Åeyi ispat etmediÄini gÃ¶sterir. Â»

Wilhelm Nietzsche



YoksulluÄun kalbine yaptÄ±ÄÄ±m gezi esnasÄ±nda insani bir gÃ¶rev ile CVâlerini zenginleÅtirmek amacÄ±yla veya saygÄ±n bir Ã¼niversiteye girme ÅanslarÄ±nÄ± artÄ±rmak iÃ§in oradan ayrÄ±lan veya ayrÄ±lmak Ã¼zere olan batÄ±lÄ± fedakÃ¢r Ã¶Ärencilerle karÅÄ±laÅtÄ±m. Kendimi tamamen baÅka bir yerde, boÅluÄa bakan gÃ¶zleriyle Amerikan sinemasÄ± Ã¼nlÃ¼lerinin gÃ¼zel fotoÄraflarÄ± ya da herkesin gÃ¶nÃ¼lden bir Åekilde "insanlarÄ± kurtarmak" (bazen hayvanlar insanlardan daha Ã¶nemli olsa da) istediÄi bir hayÄ±r iÅinin sÃ¶zcÃ¼sÃ¼ Ã¶nÃ¼nde bulduÄum iÃ§in ÅaÅkÄ±ndÄ±m.

Yine de, karÅÄ±laÅtÄ±ÄÄ±m insanlarÄ±n mucizeler yarattÄ±klarÄ±nÄ± veya Ã¼Ã§Ã¼ncÃ¼ dÃ¼nyanÄ±n hamileri olduklarÄ±nÄ± sandÄ±klarÄ± dÃ¼nyanÄ±n daha iyi olan tarafÄ±nda takip ettiÄim katÄ±lÄ±mcÄ± demokrasi veya ekonomik geliÅmeyle kÄ±yaslandÄ±ÄÄ±nda delilik hiÃ§bir Åeydi. OlabildiÄince yetenekli olduklarÄ± iÃ§in, az geliÅmiÅ Ã¼lkelerdeki zorluk ve meydan okumalara yobaz bakÄ±ÅlarÄ±na karÅÄ±lÄ±k gelen kuramsal yaklaÅÄ±mlarÄ±nda bir eksik var. GeliÅim modellerini kapitalizme olan sarsÄ±lmaz tutkularÄ± iÃ§in dÃ¼ÅÃ¼ndÃ¼ler. Bu ruh hali Åu vecizeyi dÃ¼ÅÃ¼nmeme neden oluyor Â« eÄer sahip olduÄunuz tek alet bir Ã§ekiÃ§se, her Åey bir Ã§iviye benzemeye baÅlar. Â»

Åunun altÄ±nÄ± Ã§izmeliyiz ki, yÄ±llar geÃ§erken egemen bir toplum her zaman saygÄ±n "istisnacÄ±lÄ±k" statÃ¼sÃ¼nÃ¼n sancaÄÄ± olmuÅtur. EÄer iktisatÃ§Ä±larÄ±, liderlerinin bizi Ã§evreleyen dÃ¼nyayÄ± aÃ§Ä±k bir Åekilde ayrÄ±ntÄ±larÄ±yla inceleme ve bununla uyumlu biÃ§imde iÃ§inden Ã§Ä±kmamÄ±za izin verecek etkili mÃ¼dahaleleri emretme sorumluluÄunu Ã¼stlenirse bu cesaret ve yiÄitliÄi kabul edeceÄim. Åu anda elimizde ne var? Ãfkeli bir kÃ¼resel dÃ¼zensizlik veya baÅlÄ±ca giriÅimlerin merkezindeki verimlilik ve Gayri Sarfi Milli HÃ¢sÄ±la (bÃ¼yÃ¼meyi Ã¶lÃ§mek iÃ§in Ã§Ä±lgÄ±n bir yol). AyrÄ±ca sÄ±k sÄ±k kullanÄ±lan, o zamandan beri zenginlik unsurlarÄ± ekleyen ve yayÄ±lma hÄ±zÄ±nÄ± artÄ±ran "kÃ¼reselleÅme" bahanesini de ortaya koymalÄ±yÄ±m. YÃ¶netici Ã¼lkeler, birkaÃ§ yÃ¼zyÄ±l Ã¶nce kÃ¶lelik dediÄimiz ve bugÃ¼n kendiliÄinden kÃ¶leliÄe dÃ¶nÃ¼Åen insanlÄ±k dÄ±ÅÄ± uygulamalarÄ±n kullanÄ±mÄ±na hala ve tekrar tekrar gÃ¶zlerini kapatÄ±rken insanlÄ±k ne diyor? Bu suÃ§ kimin iÅine yarÄ±yor?

BatÄ±lÄ±lar, sorunlarla karÅÄ±laÅan Ã¼lkeleri batÄ±ran bu programlar beklenen ve tahmin edilen sonuÃ§larÄ± saÄlamadÄ±ÄÄ±nda ÅaÅÄ±rÄ±rken ben sinirleniyorum. VatandaÅlarÄ±n ihtiyaÃ§larÄ±na yÃ¶nelik Ã§Ã¶zÃ¼mlerden Washington DCâdeki ofislerde bÃ¼tÃ¼n bir Åekilde bahsedildiÄinde ve ekonomi derviÅleri verileri temizleyip gÃ¶zlenebilir realitenin karmaÅasÄ±nÄ± Ã¶zetleyen basitleÅtirilmiÅ modeller geliÅtirdiÄinde daha da sinirleniyorum. YalnÄ±zca IMF ve DÃ¼nya BankasÄ± tarafÄ±ndan yÃ¼rÃ¼tÃ¼len eleÅtirel Ã§alÄ±Åmalar, baÅlÄ±ca uluslararasÄ± finans kuruluÅlarÄ±nÄ± tarafÄ±ndan Ã¶nerilen programlarÄ±n etkinliÄi konusunda ÅaÅkÄ±nlÄ±kla dert yanmak zorunda kaldÄ±. Bu suÃ§lu vicdanlar, ekonomik olarak zayÄ±f bir Ã¼lkeye komadaymÄ±Å teÅhisi konulup daha sonra uluslararasÄ± bir kuruluÅun aciline gÃ¶nderilip fiÅi Ã§ekilmiÅ bir finans kuvezine kapatÄ±larak ve aÅÄ±rÄ± doz mali yardÄ±m verilerek nekrofil Ã§Ä±lgÄ±nlar tarafÄ±ndan Åiddete maruz kalÄ±p suiistimal edilme ve akla aykÄ±rÄ± program deneyleri iÃ§in deneme alanÄ± olarak kullanÄ±lma Åeklini kÄ±nÄ±yor. TanrÄ± bizi bundan korusun, eÄer bir Ã¼lkeye koma teÅhisi konulan bir Ã¼lke tÃ¼m bu faydasÄ±z aÃ§Ä±k kalp operasyonlarÄ±ndan sonra bazÄ± hayata dÃ¶nme belirtileri gÃ¶sterirse, Ã¶rneÄin Arjantin gibi, o zaman gÃ¶zlerini ve baÄÄ±rsaklarÄ±nÄ± yemeyi deneyecek olan vahÅi akbabalara ait olacak.

Bir kez, kÃ¶kleÅmiÅ Â« kaybeden Ã¼lke Â» teÅhisi konulan bir millete enjekte edilen olaÄan Ã§are nedir? ÃrneÄin Sandy KasÄ±rgasÄ± zaten bir asÄ±rdan beri sallanan bu voodoo milleti yÄ±ktÄ±ktan sonraki Haiti meselesini ele alalÄ±m. Ãlke ilk anda karantina ve uluslararasÄ± mutemetlik altÄ±na alÄ±ndÄ±. Ä°kinci etapta, aynÄ± anda sadece DÃ¼nya BankasÄ± ve IMF yetkilileri tarafÄ±ndan Ã¶nemli kararlar alÄ±nÄ±rken, okuma yazma bilmeyen milyonlarca insana (demokratik seÃ§imlerle) en iyi fikri HispaniolaânÄ±n kÃ¼Ã§Ã¼k bir kÃ¶yÃ¼nde bir karnaval dÃ¼zenlemek olan karizmatik bir soytarÄ±yÄ± tatlÄ±lÄ±kla dayatan gÃ¼Ã§lÃ¼ milletler geldi. Haiti yalÄ±tÄ±lmÄ±Å bir durumda olmaktan uzak. UluslararasÄ± yardÄ±mlarla gelen fonlar yÄ±kÄ±lmÄ±Å Ã¼lkede belirli imtiyazlar elde etmek iÃ§in kullanÄ±ldÄ±. Bu dÃ¶nem iÃ§inde, aynÄ± fonlarla saÄlÄ±k koÅullarÄ± iyileÅtirilmedi.

Haiti ve bu Ã§Ã¶zÃ¼mlerin, Ã¼lkelerin ilk baÅta iÃ§inde bulunduÄu durumdan daha ciddi sorunlara yol aÃ§tÄ±ÄÄ± yaklaÅÄ±mlarÄ±n kullanÄ±ldÄ±ÄÄ± diÄer kara delikleri inceledik.

Esas olarak, bu milletlerin kleptomanlarÄ± ve teknik "ortaklarÄ±", sonuÃ§ elde etmek iÃ§in Ã§eliÅkili dogma ve reformlar uygulamaya koyduklarÄ±ndan, bu durum yoksul Ã¼lkelerin daha da gerilemesine neden oluyor. John Maynard Keynes ve Harry Dexter WhiteâÄ±n takipÃ§ileri ve diÄer uluslararasÄ± finans kuruluÅlarÄ±nÄ±n, mali destekÃ§ileri ve faiz baÄÄ±ÅÃ§Ä±larÄ±nÄ±n isteklerine gÃ¶re hareket ettiklerini size ilk sÃ¶yleyen ben deÄilimdir. Bu, israf ve kÃ¶tÃ¼ yÃ¶netimin tekrarlanmasÄ±na yol aÃ§ar. Ve eÄer felaketin bol olduÄu bir yeri Ã¶Ärenmek isterseniz Haiti, Port-au-Princeâdeki KÄ±skanÃ§lÄ±k Åehriâni ziyaret etmekten Ã§ekinmeyin ve orayÄ± barÄ±Å elÃ§ilerinin, BirleÅmiÅ Milletler gÃ¶revlilerinin kiraladÄ±ÄÄ± villalarla kÄ±yaslayÄ±n.



Â« Bu son seferimmiÅ ve Ã¶lmekte olanlara hitap eden Ã¶lmek Ã¼zere bir adam gibi vaaz ettim. Â»

Richard Baxter



GÃ¼nÃ¼mÃ¼zde, iktisatÃ§Ä±lar bir teorinin geometrik bir tarz dÄ±ÅÄ±nda geliÅtirilemeyeceÄini iddia ediyor; matematiksel bir model ile aÃ§Ä±klanamayan herhangi bir olgu mantÄ±ksÄ±z kabul ediliyor. DiÄer bir deyiÅle, eÄer her Åey bir ÅaÅÄ±rtÄ±cÄ± bir denklemle aÃ§Ä±klanmadan ifade edilmezse, o zaman bu kitap intihardan Ã¶nceki bir mektup olarak okunabilir. Yine de, ne metrodaki trenin altÄ±na atlamak ne de bir Budist tapÄ±naÄÄ±na Ã§ekilecek kadar bunalÄ±mda deÄilim. Bu baskÄ±ya eÄilim gÃ¶stermeyen ve sÃ¶zÃ¼ edilebilir ilkelerin estetikle ve malesef Åeytani anlaÅmalarÄ±n doÄuÅuna vesile olan klasik mÃ¼srif iktisatÃ§Ä±lara teÅekkÃ¼r etmeliyim.

Halk yÄ±ÄÄ±nlarÄ±nÄ±n sefalet ve Ã¼mitsizliÄi ile azÄ±nlÄ±k kesimin zenginlik ve israfÄ± arasÄ±ndaki zÄ±tlÄ±k karmaÅÄ±k bir Ã¶zet deÄil daha ziyade ahlaki bir tiksinmeye giden kÃ¼resel Ã¶lÃ§ekte gÃ¶zlenebilir gerÃ§ekliÄidir. SÃ¶mÃ¼rgeciliÄin acÄ±masÄ±z uygulanÄ±Å yÃ¶ntemlerinden kalan kast sistemini yansÄ±tan sÃ¶mÃ¼rgecilik sonrasÄ± toplumsal tabaka gÃ¶z Ã¶nÃ¼ndeyken, batÄ±lÄ± revizyonistler, Ã¼Ã§Ã¼ncÃ¼ dÃ¼nya Ã¼lkelerinin kabuslarÄ±nÄ±n sÃ¶mÃ¼rgecilikle alakasÄ± olmadÄ±ÄÄ±nÄ± iddia ediyorlar. Ve marjinalleÅmiÅ insanlarÄ±n karanlÄ±k bir gelecekten kaÃ§masÄ±na yardÄ±m etmek iÃ§in Ã¶lÃ§Ã¼sÃ¼z bir devlet baÅkanÄ±nÄ±n dayatÄ±lmasÄ±nÄ± bir kenara bÄ±rakÄ±rsak, Ã§ok az Åey yapÄ±ldÄ±. TÃ¼m bunlar, sosyo-politik-ekonomik yamyamlÄ±ÄÄ±n (kapitalizm) geliÅmeye, gerÃ§eklere ve bu Ã¼lkelerin olanaklarÄ±na uyum saÄlamadÄ±ÄÄ±nÄ± sÃ¶ylemek iÃ§in.

Kapitalizmin kÃ¼resel arenasÄ±nda, en azÄ±ndan aynÄ± Ã¶lÃ§ekteki diÄer milletlerle yarÄ±Åabilecek kapasite bÃ¼yÃ¼me ve geliÅmeye dÃ¶nÃ¼k bakÄ±Å aÃ§Ä±larÄ±nÄ± Ã¶nceden belirler. Burundi Cumhuriyeti ve BelÃ§ika KrallÄ±ÄÄ± hemen hemen aynÄ± yÃ¼zÃ¶lÃ§Ã¼mÃ¼ ve nÃ¼fusa sahip ve ekonomik bakÄ±Å aÃ§Ä±sÄ±yla birbirinden Ã§ok uzaklaÅamayacak iki Ã¼lke. AslÄ±nda Burundiânin Gayri Sarfi Milli HÃ¢sÄ±lasÄ± BelÃ§ikaânÄ±nkinden iki yÃ¼z kat daha kÃ¼Ã§Ã¼k. KÃ¼Ã§Ã¼k KrallÄ±ÄÄ±nda Gayri Sarfi Milli HasÄ±lasÄ±ândan aÅÄ±rÄ± fazla borca sahip olmasÄ± bir yana, BelÃ§ika bu beceriyi nasÄ±l elde etti? Evet, BelÃ§ikaâyÄ± Burundi ile daha fazla kÄ±yaslayarak aÃ§Ä±klamak iÃ§in tarihi gerÃ§eklere yÃ¶nelmeliyiz. KrallÄ±k milli zenginliÄini elde etmek iÃ§in zalimce bir yol benimsedi. Almanlar 1887-1965 arasÄ±nda Burundiânin sosyokÃ¼ltÃ¼rel yapÄ±larÄ±nÄ± yerle bir ederken BelÃ§ika KralÄ± 2. Leopold ve sonrasÄ±nda millet olarak BelÃ§ika, bugÃ¼n Â« Demokratik Â»Kongo Cumhuriyeti diye bilinen kendisinden sekiz kat daha bÃ¼yÃ¼k bir Ã¼lkenin zenginliklerini sadistÃ§e talan etti. Ve Ä°kinci DÃ¼nya SavaÅÄ±ândan sonra Burundi, Milletler Cemiyeti tarafÄ±ndan AlmanlarÄ±n ellerinden alÄ±nÄ±p bÃ¼yÃ¼k komÅularÄ± tarafÄ±ndan aÄÄ±r bir sÃ¶mÃ¼rgeciliÄe maruz kalmasÄ± iÃ§in BelÃ§ikaâya verildi. Kaderin cilvesi ki BelÃ§ikaânÄ±n milli borcunu Burundi ile kÄ±yaslayÄ±n ; aÄzÄ±nÄ±zÄ±n sularÄ±nÄ±n akacaÄÄ±nÄ± garanti ederim !!!

Åunu belirtmek de ilginÃ§ olacak, geliÅmekte olan Ã¼lkeler kÃ¼resel dÃ¼zensizliÄe dair tek kanÄ±tÄ±m deÄil. Bir yanda da, halkalara tek tip bir ihtiyaÃ§ sepeti dayatmayÄ± dileyip merdivenin alt basamaÄÄ±ndaki nÃ¼fusun %99âunu batÄ±rarak baÅarÄ±sÄ±z olan merkezi ekonomiler var. YÄ±kÄ±lmÄ±Å olan Sovyetler BirliÄi, gerÃ§ek anlamda bir duvarla karÅÄ±laÅana dek komÃ¼nizmi mÃ¼kemmel Åekilde yerleÅtirmiÅti. Buna karÅÄ±lÄ±k liberal pazar, zirveye kurulmuÅ olan %1âlik kÃ¼Ã§Ã¼k grubu tatmin etmek iÃ§in en gÃ¼Ã§lÃ¼lerin hayatta kalmasÄ±na olanak saÄlayan zararlÄ± kuralÄ±yla bizi batÄ±rÄ±yor. GeÃ§tiÄimiz gÃ¼nlerde, Amerikan Kongresi, yalnÄ±zca bir kez, sÃ¶zde "batmayacak kadar bÃ¼yÃ¼k" olan Ã§ok sayÄ±daki Kuzey Amerika bankasÄ±nÄ± yeniden canlandÄ±rmak iÃ§in iki partili Åekilde birleÅti, tÄ±pkÄ± sigorta Åirketleri gibi. Buna karÅÄ±lÄ±k, aynÄ± Kongre 2013 yÄ±lÄ±nda, Amerikan nÃ¼fusunun bir kÄ±smÄ±nÄ±n yoksulluk sÄ±nÄ±rÄ±nÄ±n zar zor Ã¼zerine Ã§Ä±kmasÄ±na izin veren saÄlÄ±klÄ± gÄ±da programÄ±nda birkaÃ§ milyar dolar kesintiye gitti.

DÃ¼nya ticaretinin durumunu titiz bir Åekilde incelerseniz, Kapitalizm modelinin kazanÃ§ getiren uluslararasÄ± ticaret akÄ±Å ilkelerinin aynÄ± ekonomilerin kalbine nasÄ±l hapsolduÄunu fark edebilirsiniz. DiÄer Ã¼lkeler basit hammadde ve ucuz el iÅÃ§iliÄi saÄlayÄ±cÄ±sÄ± olmaya indirgendi. Ama yaÄlÄ± ve ÅiÅman kadÄ±n kayÄ±tsÄ±zca Ä±slÄ±k Ã§almayÄ± kesme noktasÄ±nda, ayaklarÄ±nÄ±n Ã¼zerinde duramayacak kadar semirdi. General Motors 2010 yÄ±lÄ±nda Avrupa otomobil endÃ¼strisindeki aÅÄ±rÄ± kapasite nedeniyle BelÃ§ika, Anversâdeki fabrikasÄ±nÄ± kapattÄ±. ArdÄ±ndan Avrupa ve Kuzey Amerikaâda faaliyet gÃ¶steren diÄer sektÃ¶rlere ait fabrikalar da kapÄ±larÄ±nÄ± kapattÄ±.



Â« Koketsu ni irazunba koji wo ezu. Â»

Japon BilgeliÄi



KarÅÄ±lÄ±klÄ± ekonomik doktrinlerini gÃ¶z Ã¶nÃ¼nde bulundurursak KÃ¼ba ve Ä°ngiltere ihtiyatsÄ±zca yol alÄ±yorlar. Ä°ki ekonomik saldÄ±rÄ± planÄ±nÄ± deÄerlendirirken (yoksulluk, kirlilik, savaÅ vs.) insani saÄduyumuz bize bu iki yaklaÅÄ±mÄ±n da iyi olmadÄ±ÄÄ±nÄ± sÃ¶ylÃ¼yor. Eski Sovyetler BirliÄi ve Ãinâin, acÄ±masÄ±zca sÃ¼tten kesercesine, kafalarÄ±nÄ± deliliÄin belgelenmiÅ formu olan psikiyatrik kapitalizmin kolaylÄ±klarÄ±na gÃ¶mene kadar, komÃ¼nist cezaevi kurumuna bir son vermeye karar vermiÅ olduklarÄ±nÄ± Ã¶ÄrendiÄimde umudun zirvesine Ã§Ä±kmÄ±ÅtÄ±m!

Åu anda dÃ¼nya tamamlanmÄ±Å ve somut alternatiflerin eksikliÄini yaÅÄ±yor. BirkaÃ§ Ã§Ä±lgÄ±n ekonomik krizden sonra dÃ¼nya barbarlÄ±k ve kapitalizmin eksiklerinin dindÄ±ÅÄ± olmadÄ±ÄÄ±nÄ± kabul ediyor. Silip sÃ¼pÃ¼ren mali tufanlar Ä±ÅÄ±ÄÄ±nda, ister kemer sÄ±kma ister harcama yoluyla olsun, bu yÃ¶ntemlerin hiÃ§biri hayatta kalacak bir Ã§Ã¶zÃ¼m olarak ortaya Ã§Ä±kmadÄ±, bunlar daha ziyade zorluk iÃ§indeki bir sÄ±nÄ±fÄ±n taÅlamalarÄ±. Burada olabildiÄince basit bir biÃ§imde yeni pazarlarÄ±n, kÃ¼resel ekonomik sistemi genÃ§leÅtirmek iÃ§in cesaretlendirilmesi gerektiÄini kesin olarak belirtebilirim. Ama bunun iÃ§in, son tufandan kaÃ§Ä±nmak adÄ±na yeni eÄilimler geliÅtirilmeli.

Bu deÄiÅiklik, "yoksul" Ã¼lkeleri uluslararasÄ± ekonomik sistemle bÃ¼tÃ¼nleÅtirmek bir yana dursun, bir diÄer ifadeyle bu Ã¼lkelerin sÃ¶mÃ¼rÃ¼len nesneler olmaktan aktif Ã¼retici ve tÃ¼ketici olmaya geÃ§meleri ama aynÄ± zamanda eski dÃ¼nya dÃ¼zeninden kalan mevcut pazar anlayÄ±ÅÄ±nÄ± da yÄ±kmalarÄ± konusunda uygun sosyo-politik-ekonomik formÃ¼ller uygulanmasÄ±nÄ± gerektiriyor.

Ä°nsanlÄ±k kadar usta bir Åekilde, sÃ¼per kadÄ±nÄ±n gelip bizi kurtaracaÄÄ± kapÄ±mÄ±n basamaÄÄ±nda bekleme alÄ±ÅkanlÄ±ÄÄ± edindim. Daha sonra 1945 yÄ±lÄ±nda, Amerikan ve Ä°ngiliz gem ive uÃ§ak gemileri Japon kÄ±yÄ±larÄ±na yaklaÅacakken sÄ±radan genÃ§lere Åark GÃ¼neÅ Ä°mparatorluÄuânu kurtarmak iÃ§in hayatlarÄ±nÄ± feda etmelerini istediklerini Ã¶Ärendim. HiroÅima ve Nagazakiâye yapÄ±lan nÃ¼kleer saldÄ±rÄ±larÄ±n kurbanlarÄ±nÄ±n sayÄ±sÄ± bu genÃ§lerin cesaretini Ã¼lkeleÅtirmeye izin veriyor. Nanjing katliamÄ± ve Japon askerlerinin seks kÃ¶leliÄine maruz kalan kadÄ±nlarÄ±n dramÄ±nÄ± Ã¶Ärendikten hemen sonra, kapitalizme yaptÄ±ÄÄ±m saldÄ±rÄ±lar yÃ¼zÃ¼nden benden kamikaze diye bahsetmelerinden dolayÄ± gÃ¼cendim.

Bize dayatÄ±lan kendi kendimizi mahvetmemizin sonunu gÃ¶sterecek dÃ¼dÃ¼ÄÃ¼ beklemekten yorulmuÅ olarak, Kapitalizmimiz veya sosyo-politik-ekonomik adaletsizliklerle baÄdaÅtÄ±rdÄ±ÄÄ±nÄ±z aynÄ± sÄ±zlanma Ã§Ä±ÄlÄ±ÄÄ±yla sizi rahatsÄ±z etmeyeceÄim. Sizi bulutlardan yere indirmek adÄ±na, Ã§Ã¶zÃ¼m ne en dÃ¼ÅÃ¼k maaÅlarÄ±n yÃ¼kseltilmesi ne de geÃ§ici Ã§are olacak sosyo-politik-ekonomik bir tedaviden baÅka bir Åey olmayan vergi kalkanlarÄ± oluÅturmak.

HoÅunuza gitsin veya sizi Ã¶fkelendirsin, kalan nÃ¶ronlarÄ±nÄ±zÄ±n birkaÃ§Ä±nÄ±, nÃ¼fusun %99'unu yukarÄ± Ã§ekerek ve merdivenin alt basamaÄÄ±ndaki az gelirli olanlarÄ±n %1'ine Ã¶zen gÃ¶stererek genel kavramlarÄ±n yerini potansiyel olarak deÄiÅtirebilecek yeni bir toplumsal, politik ve ekonomik forma maruz bÄ±rakacaÄÄ±m. Ve Sezar, size sÃ¶ylemek istediÄim Åu ki, okuyucu, kaderime karar vermeniz gerekecek!



BÃLÃM III











Yoksul Ä°nsanlar GÃ¶rÃ¼yorum


Â« Ä°yi yÃ¶netilen bir Ã¼lkede yoksulluk utanÃ§ verici bir Åeydir. KÃ¶tÃ¼ yÃ¶netilen bir Ã¼lkede ise zenginlik utanÃ§ vericidir.Â»

KonfÃ¼Ã§yÃ¼s



Benim gÃ¶zÃ¼mde, insanÄ± en Ã§ok Ã§Ã¶ktÃ¼ren internet sitelerinden birisi, fanatiklerinden biri tarafÄ±ndan M. Night Shyamalanâa adanandÄ±. Hint kÃ¶kenli bir AmerikalÄ±nÄ±n bÃ¼yÃ¼k bir seyirci kitlesine sahip bir sinema devine dÃ¶nÃ¼ÅtÃ¼ÄÃ¼nÃ¼ ve senarist, yapÄ±mcÄ± ve yÃ¶netmen olarak da Bollywood sinemasÄ±nÄ±n beklenen kliÅelerinden uzak (ÅarkÄ± sÃ¶ylemek ve dans etmek gibi) bir Åekilde aynÄ± baÅarÄ±yÄ± elde ettiÄini gÃ¶rmek yeterince etkileyici. Ben bizzat ilk filmi AltÄ±ncÄ± Hisâ in (1999) bÃ¼yÃ¼k bir hayranÄ±yÄ±m. GiÅede elde ettiÄi makbuzlar, insan tÃ¼rÃ¼nÃ¼n Ã§oÄunun bu filmi izlediÄini dÃ¼ÅÃ¼nmenize yol aÃ§Ä±yor. MaÄarada yaÅayanlar iÃ§in iÅte senaryosu: Cole, Ã¶lÃ¼ olduklarÄ±nÄ± bilmeyen ruhlarla konuÅabilen bir Ã§ocuktur. 90âlÄ± yÄ±llar boyunca Hollywoodâun en bÃ¼yÃ¼k yÄ±ldÄ±zlarÄ±ndan birinin oynadÄ±ÄÄ±, bunalÄ±mdaki bir psikatrist tarafÄ±ndan gÃ¶zlenmektedir: Bruce Willis. Filmin en bilinen sahnelerinden birinde yavaÅ Ã§ekimde Ã§ocuÄun, ardÄ±ndan ColeâÃ¼ oynayan Haley Joel OsmanâÄ±n Ã¼rkmÃ¼Å halde mÄ±rÄ±ldanan yÃ¼zÃ¼ne yaklaÅÄ±lÄ±r : Â« ÃlÃ¼ insanlar gÃ¶rÃ¼yorum. Â» Bu replik hÄ±zla bir kÃ¼lt haline geldi.

Ben de genÃ§ Cole ile benzer bir durumdaymÄ±ÅÄ±m gibi hissediyorum. Benim savaÅÄ±m, hayata olan yaklaÅÄ±mÄ±mÄ± tamamen deÄiÅtirdi. Elbette keÅiÅler ve mÃ¼nzevilere hiÃ§bir zaman Ã¶zenmedim, ama sÃ¼rekli olarak bÄ±Ã§ak Ã¼stÃ¼ndeymiÅim ve tÃ¼m hislerimle Ã§evremi tarayÄ±p bilinÃ§ durumumu artÄ±rmam gerekiyormuÅ gibi hissediyorum. GÃ¼nlÃ¼k hayatÄ±mÄ± iÅgal eden yeni Ã¶nceliklerimle beraber, uyumakta zorlanÄ±yorum ve iÅteyken veya insanlarla tartÄ±ÅÄ±rken aklÄ±m yolunu kaybediyor. Zihniniz Åunu bunu suÃ§layÄ±p ÅikÃ¢yet eden seslerle dolu olduÄu zaman, hayat Rus daÄlarÄ±na dÃ¶nÃ¼yor. Kendime sordum, hangi Åeytani ruh beni ele geÃ§irmiÅ olabilir? Morali bozuk bir psikiyatriste Ã¶deme yapacak imkÃ¢nÄ±m yok, hele de Bruce Willis'e (denedim). Ä°blislerimden kurtulmak iÃ§in gittiÄim yoldaki saplantÄ±larÄ±ma neden olan Ã¶nemli olaylarÄ±, bundan mahrum kalmÄ±Å olanlar iÃ§in anlatmayÄ± deneyeceÄim. YoksullarÄ± gÃ¶rmemezlik edemem!

TaraânÄ±n Haitili gÃ¶Ã§menler olan ailesi, kÄ±zlarÄ±nÄ±n doÄumu Ã¼zerine, onu FloridaânÄ±n gÃ¼neyinde (emekli AmerikalÄ±larÄ±n krallÄ±ÄÄ±) yetiÅtirmek iÃ§in New York ve onun zorlu yaÅamÄ±ndan kaÃ§mÄ±ÅtÄ±. KarÅÄ±laÅtÄ±ÄÄ±mÄ±z zaman kafasÄ±nda yalnÄ±zca tek bir fikir vardÄ±: ailesinin gÃ¶Ã§ dÃ¶ngÃ¼sÃ¼nÃ¼ tersine Ã§evirmek ve hiÃ§bir zaman uyumayan Åehirde yaÅamaya gitmek. Florida'da karÅÄ±laÅtÄ±ÄÄ±m, propagandasÄ±na sÃ¼rekli reklamÄ± da ekleyen, New Yorkâun Åovenist kalabalÄ±ÄÄ±, bu Åehri vaat edilmiÅ topraklar, fÄ±rsat ve coÅkunun kalÄ±cÄ± nirvanasÄ± gibi gÃ¶rmemi saÄladÄ±. Hayallerindekinden ziyade Massachusettsâin kÃ¼Ã§Ã¼k, Ã§ekici bir Åehrine taÅÄ±ndÄ±ÄÄ±mÄ±zda karÄ±mÄ±n uÄradÄ±ÄÄ± hayal kÄ±rÄ±klÄ±ÄÄ±nÄ± takdir edersiniz. O esnada ben Ã§alÄ±ÅmalarÄ±m iÃ§in dÃ¼zenli olarak New Yorkâa gidiyordum. KaydolduÄum yÃ¼ksek lisans dersleri, gÃ¶kdelenler ile yÄ±lÄ±n her gÃ¼nÃ¼ turistlerin akÄ±n ettiÄi Times Square'Ä±n arasÄ±nda, ManhattanâÄ±n kalbinde bulunuyordu. Onu Ä±sÄ±rma hayalleri kuranlarÄ± oraya yerleÅmeden Ã¶nce, bu Åehrin Ã§Ä±lgÄ±nlÄ±ÄÄ±nÄ± bilinÃ§li bir Åekilde incelemelerinin daha iyi olacaÄÄ± ve yaÅlÄ±lar ile zenginlerin vebadan kaÃ§ar gibi buradan kaÃ§tÄ±klarÄ± konusunda uyarmak iÃ§in "BÃ¼yÃ¼k Elma"da (New York) yeterince zaman geÃ§irdim.

New York, yeryÃ¼zÃ¼ndeki en aÃ§gÃ¶zlÃ¼ mali suÃ§lularÄ±n (Borsa ve Nasdaq) sÄ±ÄÄ±naÄÄ± ve aynÄ± zamanda en kÃ¶tÃ¼ Åekilde yÃ¶netilen uluslararasÄ± kuruluÅun merkezidir: BM. New York'un Gayri Sarfi Milli HÃ¢sÄ±lasÄ±, Suudi Arabistan'Ä±nkinden daha bÃ¼yÃ¼k ve Ä°sviÃ§re'ninkinin ise neredeyse iki katÄ±, milyarder bir belediye baÅkanÄ±na (Michael Bloomberg) sahipti, aynÄ± zamanda tÃ¼m zencileri iÃ§in yarÄ± resmi bir multimilyoner belediye baÅkanÄ± (Sean John Combs namÄ± diÄer Puff Daddy) var ve dÃ¼nyanÄ±n daha fazla ihtiÅamla hesaba kattÄ±ÄÄ± Åey Broadway'in duvarlarÄ±nda afiÅe edilmiÅ ve gÃ¼lÃ¼nÃ§ Ã¶lÃ§Ã¼de pahalÄ± olan lÃ¼ks maÄazalarÄ±n vitrinlerinde Bergdorf Goodman gibi sunulmuÅ durumda. Åimdilik sÃ¼rÃ¼ndÃ¼rÃ¼cÃ¼ sefalet ve Brooklyn'deki Brownsville gibi bir mahallenin Ã¶zelliÄi haline gelmiÅ dÃ¼zenli kan banyolarÄ± Ã¼zerinde bile durmadan, Åehir bu yetersiz noktadayken yoksullarÄ±yla nasÄ±l uygun biÃ§imde ilgilenecek? Bir an bile duramayacak kadar meÅgul olan kalabalÄ±klarÄ±n geÃ§ip gittiÄi bu caddelerin her kÃ¶Åesinde yÃ¼zlerini gÃ¶rmemek benim iÃ§in imkÃ¢nsÄ±z. Neden Donald Trump gibi milyarderlere doymuÅ bir Åehirde yoksullar iÃ§in Ã§Ã¶zÃ¼me biraz benzeyen bir Åey bulmak neden zor? AlÄ±ÅveriÅ teorisi gardÄ±nÄ± alÄ±yor...

New York merkezi garÄ±ndan geÃ§iÅ sÄ±klÄ±kla, orada sÃ¼rÃ¼nen akÄ±l hastalarÄ±ndan kaÃ§mak ve yerde yatan insanlarla bÃ¼tÃ¼n gÃ¶z temasÄ±ndan kaÃ§Ä±nmaktan ibarettir. Bu Ã¼zÃ¼cÃ¼ gÃ¶steri sÄ±kÃ§a Efkaristiya (Ã¶Äle yemeÄi param) daÄÄ±tan bir rahibe dÃ¶nÃ¼Åmemle sonuÃ§lanÄ±yor. KÄ±Å gelirken, haÃ§ yolumu oluÅturan dilencileri giderek daha az gÃ¶rÃ¼yordum. Nihayet midemi yakan bu korkunÃ§ suÃ§luluk duygusunu hissetmeden dÃ¼zgÃ¼n bir yemek yiyebiliyordum. Ama kendi kendime soruyordum, sÄ±ÄÄ±nacak yeri olmayan alÄ±ÅtÄ±ÄÄ±m bu kalabalÄ±k bu kadar iyi nerede saklanabilirdi? AslÄ±nda mucizevÃ® hiÃ§bir yanÄ± yoktu, yalnÄ±zca hava durumu. UÄursuz kÄ±Å belirdiÄinde daha iyi Ä±sÄ±nmÄ±Å bir yer bulmayÄ± denemiÅler ve onlarÄ± gÃ¶rmek Ã§ok daha zor olmuÅtu.

2013 yÄ±lÄ±nda evsizlerin sayÄ±sÄ± o kadar artmÄ±ÅtÄ± ki, Ã§ok sayÄ±da insan, yetiÅkinler gibi Ã§ocuklar da sÄ±ÄÄ±naklarda kalamÄ±yordu. Kalacak yeri olmayan savaÅ gazilerinden bahsetmiyorum bileâ¦ Åu anda dÃ¼nyanÄ±n en zengin Ã¼lkesi olan BirleÅik Devletler ulusu savunma Ã§aÄrÄ±sÄ±na karÅÄ±lÄ±k verenlere yardÄ±m iÃ§in elinden geleni yapmÄ±yor ve ulusunu korumak iÃ§in hayatÄ±nÄ± riske atan bu asil bireyleri kendi kaderlerine terk ediyorsa yakÄ±nlÄ±k gÃ¶sterebilecekleri baÅka birini bilmiyorum.

AyrÄ±ca empati konusunda, 2014 yÄ±lÄ±nda DÃ¼nya BankasÄ±, Mumbai sakinlerinin yarÄ±sÄ±ndan biraz daha fazlasÄ±nÄ±n Slumdog Millionaire filminde batÄ± kamuoyuna karÅÄ± aÃ§Ä±Äa Ã§Ä±ktÄ±ÄÄ± gibi Åu gecekondularda yaÅadÄ±ÄÄ±nÄ± tahmin ediyordu. Mumbai, orada Bollywood starlarÄ± gibi, Hindistan'Ä±n bir takÄ±m en zengin iÅadamlarÄ± da yaÅadÄ±ÄÄ±ndan paradokslarla dolu bir Åehir. Bu Ã¼lkedeki eski kast sistemi ve derin dindarlÄ±ÄÄ±n aÃ§Ä±k bir Åekilde orta sÄ±nÄ±f Hintlilerin, tanrÄ±lar bÃ¶yle istiyormuÅÃ§asÄ±na iÃ§inde yaÅadÄ±klarÄ± toplumun eÅitsizliÄini kabul etmelerini saÄladÄ±ÄÄ± fikrinin Ã¶nÃ¼ne geÃ§emiyorum... Piyasadaki hiÃ§ kimse Hindistan uzay araÅtÄ±rmalarÄ± kuruluÅu ISRO'nun 2013 yÄ±lÄ±nda 1,3 milyar dolar olan bÃ¼tÃ§esindeki kademeli artÄ±Å yÃ¼zÃ¼nden telaÅa kapÄ±lmÄ±yor. Bu rakamlar Â« bÃ¼yÃ¼k ingiliz kardeÅ Â» ile Â« bÃ¼yÃ¼k amerikalÄ± kuzen Â»in Hindistan iÃ§in olan para yardÄ±mlarÄ±nÄ± kesme noktasÄ±na getirdi. MeblaÄ, ISRO bÃ¼tÃ§esine kÄ±yaslandÄ±ÄÄ±nda gÃ¼lÃ¼nÃ§ olsa da, bu kesintiden bÃ¼yÃ¼k oranda etkilenecek olan Ã¼lkedeki 421 milyon yoksula yardÄ±m eden Ã§eÅitli programlar iÃ§in Ã§ok Ã¶nemliydi. Buna karÅÄ±n, en yoksul 26 Afrika Ã¼lkesinin yoksul nÃ¼fusunu bir araya getirerek 410 milyon yoksul elde ediyoruz. Peki Hintli idareciler buna nasÄ±l cevap verdi ? Â« Bu para yardÄ±mlarÄ±na gerÃ§ekten ihtiyacÄ±mÄ±z yok Â» diye buyurdu Ekonomi BakanÄ± Palaniappan Chidabaram.

2013 yÄ±lÄ±nda Hint kÃ¶kenli AmerikalÄ± arkadaÅlarÄ±m iddialÄ± ISRO projesinin baÅarÄ±sÄ±nÄ± kutlamak iÃ§in bir parti yaptÄ±: Mars Orbiter uzay sondasÄ±nÄ±n fÄ±rlatÄ±lmasÄ±. Ben bu konuda ÅÃ¼pheliydim, Ã§Ã¼nkÃ¼ bu sonda Ã¶zellikle dÃ¼nyanÄ±n yÃ¶rÃ¼ngesinde dÃ¶nerek baÅlamÄ±ÅtÄ±. ÅÃ¼phe yok ki, Hintli bilim adamlarÄ± Ã¼lkelerindeki gecekondularÄ± gÃ¶rerek Ã¼zÃ¼lÃ¼yorlardÄ±, bu yÃ¼zden teleskoplarÄ±nÄ± aksi yÃ¶ne Ã§evirmeye karar vermiÅlerdiâ¦ Bu gÃ¶revin amacÄ± tam olarak neydi, elit Hintliler iÃ§in kalacak yeni bir yer mi yoksa yoksullarÄ±n sÄ±ÄacaÄÄ± geniÅlikte devasa bir Ã§Ã¶plÃ¼k mÃ¼ bulmak? EÄer ikincisiyse, Nijerya ve Hindistan arasÄ±nda onaylanan uzay programÄ± anlaÅmasÄ±nÄ±n, okuma konusunda gerÃ§ekten acele ettiÄim Abuja'nÄ±n gecekondu mahalleleri konusunda birkaÃ§ madde iÃ§ermesi gerekir !

Googleâda insanlÄ±k tarihindeki en pahalÄ± evin hangisi olduÄunu araÅtÄ±rÄ±n. Bu ne Manhattanâdane de Parisâte deÄil, Mumbaiâde, bir milyar dolardan daha fazla deÄer biÃ§iliyor! Bu 27 katlÄ± gÃ¶kdelenin yer altÄ±nda da altÄ± kat otoparkÄ± var, katlarÄ±ndan biri bir spa ve bakÄ±mÄ± yaklaÅÄ±k 600 kiÅiyi gerektiriyor. Bu devasa bina orada karÄ±sÄ±, iki oÄlu ve kÄ±zÄ±yla yaÅayan Hintli milyarder Mukesh Ambaniâye ait. Ãok sayÄ±da Ã§ocuÄun aÃ§lÄ±k Ã§ektiÄi ve Ã§Ã¶plÃ¼klerde yaÅadÄ±ÄÄ± bir Ã¼lkede bu adam, daha Ã¶nce yetimhane bulunan bir arsada kendisine bir milyar dolarlÄ±k bire v yaptÄ±rmayÄ± tercih etti. ÅÃ¼phesiz gÃ¼zel bir Åehir ve gecekondu manzarasÄ± isteyecektir.

GÃ¼zel bir manzara, dÃ¼nyanÄ±n en muhteÅem plajlarÄ± arasÄ±nda bulunun Florida kÃ¶rfezindeki plajlar da bunu sunuyor. Hem bÃ¼yÃ¼k bir Åehirde yaÅayÄ±p hem de her koÅulda beyaz kumlar Ã¼zerinde bronzlaÅmak isteyenler iÃ§in Tampa, kÄ±yÄ± kenti St. Petersburgâa olan yakÄ±nlÄ±ÄÄ±ndan dolayÄ± tercih edilecek bir yer. BurasÄ±, gÃ¼neÅten faydalanmak, Åehir merkezinde Amerikan usulÃ¼ semirmek ve plajda dondurma yemek isteyen turistler iÃ§in bir cennet. Ama benim bizzat tecrÃ¼be edebildiÄim kadarÄ±yla bir kez gÃ¼neÅ battÄ± mÄ± Åehir merkezinde dÄ±ÅarÄ± Ã§Ä±kmamak daha iyi. SuÃ§ yÃ¼zÃ¼nden deÄil. Daha ziyade, Katolik Kilisesi tarafÄ±ndan yÃ¶netilen aÄÄ±rlama merkezinde yer kapabilmek iÃ§in kavga eden evsiz takÄ±mÄ±nÄ±n dokunaklÄ± manzarasÄ±nÄ± gÃ¶rmemek iÃ§in. Ve eÄer onlarÄ± bu durumda gÃ¶rmek yeterli deÄilse, Åehir halkÄ± tarafÄ±ndan koyulan yoksullara karÅÄ± sÄ±fÄ±r tolerans politikasÄ± (ben bÃ¶yle diyorum) bu talihsizlerin sÃ¼rekli olarak polis tarafÄ±ndan rahatsÄ±z edilmesini saÄlÄ±yor. TutuklandÄ±klarÄ±nda, St. Petersburgâdan uzaÄa gitmeleri Â« Ã¶nerilmeden Â» serbest bÄ±rakÄ±lmÄ±yorlar. En Ã§ok Tampaâya gidiyorlar. Ve bu Åeytani ve faydacÄ± Ã¶nlemler sayesinde Åehir, turistler iÃ§in kÄ±rsal imajÄ±nÄ± koruyabiliyor.

Â« KÄ±rsal imaj Â» sÃ¶zlerini duyduÄumda her zaman BirmanyaâyÄ± (pardon Myanmar BirliÄi Cumhuriyetiâni) dÃ¼ÅÃ¼nÃ¼yorum. Uzun sÃ¼re bu Ã¼lkenin, 2006 yÄ±lÄ±nda internete sÄ±zdÄ±ÄÄ±nda izlediÄim, General Than Shweânin kÄ±zÄ±nÄ±n dÃ¼ÄÃ¼n videosuna benzediÄine inandÄ±m. Her yerde elmaslar ve Åampanya. Evlenenler, iÃ§inde evler ve lÃ¼ks arabalarÄ±n da olduÄu milyon dolarlar deÄerinde hediyeler almÄ±ÅtÄ±. ÅiÅesi birkaÃ§ asgari Ã¼cretli maaÅÄ±na denk ÅampanyayÄ± davetlilerin kadehlerine doldurup Ã§iÃ§eÄi burnunda eÅine devasa dÃ¼ÄÃ¼n pastasÄ±nÄ± kesmekte yardÄ±m ettiÄini gÃ¶rdÃ¼ÄÃ¼mÃ¼z damadÄ± Ã§ok kÄ±skanmÄ±ÅtÄ±m. Aung San Su Kyi 2011 yÄ±lÄ±nda serbest bÄ±rakÄ±ldÄ±ÄÄ±nda videoyu izledim ve bazÄ± araÅtÄ±rmalar yaptÄ±m. GÃ¼lÃ¼mseyen ve Oscar iÃ§inmiÅ gibi giyinen davetliler, Ã¼lkeyi demir yumrukla yÃ¶neten zalim ve kanlÄ± bir diktatÃ¶rlÃ¼ÄÃ¼n Ã¼yeleriydi. Bu kutlama, fakirlik ve askeri baskÄ±nÄ±n giderek arttÄ±ÄÄ± bir Ã¼lkede yapÄ±lmÄ±ÅtÄ±. O zamandan beri, cunta imajÄ±nÄ± dÃ¼zeltmek iÃ§in Ã§aba harcamÄ±Å ve o dÃ¼ÄÃ¼nde bulunan yÄ±rtÄ±cÄ± hayvanlar daha Ã¶lÃ§Ã¼lÃ¼ giyinmek iÃ§in uÄraÅmÄ±ÅtÄ±. Ama hala aynÄ±ydÄ±lar. YakÄ±n zamanda Birmanya askeri gÃ¼cÃ¼ Ã¼zerindeki kontrollerini bÄ±rakacaklarÄ±nÄ± dÃ¼ÅÃ¼nmÃ¼yorum, Ã§Ã¼nkÃ¼ Ã¼lke ve doÄal kaynaklarÄ± bu Åekilde kontrol ediliyor. Bununla beraber, bÃ¼yÃ¼leyici saldÄ±rÄ± etkili oluyora benziyor. Yangon UluslararasÄ± HavaalanÄ±na, bÃ¼yÃ¼k uluslararasÄ± finans adamlarÄ± ve onlarÄ±n uÅak ordularÄ± iÃ§in kÄ±rmÄ±zÄ± halÄ±lar serilmiÅ. Babil tarzÄ± Åenlikler hiÃ§ ÅÃ¼phesiz devam edecek, kimse gÃ¶rmeden.

Bu beni, bu defa gizli bir Åekilde gerÃ§ekleÅmeyen Amerika BirleÅik Devletleri'nin en Ã¼nlÃ¼ ve heyecan verici partisinden bahsetmeye gÃ¶tÃ¼rÃ¼yor. 2003 yÄ±lÄ±nda, festival enerjisi ve Ã¶vgÃ¼leriyle dolu genÃ§lerin resimleriyle bolca desteklenmiÅ New Orleans'daki BÃ¼yÃ¼k Perhiz'i tanÄ±tan Bayou gastronomisi konusunda bir broÅÃ¼r okuduÄumda, AmerikalÄ±larÄ±n Karayipli ve AfrikalÄ± gÃ¶Ã§menler konusunda sÃ¶ylemekten hoÅlandÄ±ÄÄ± Åekliyle "gemiden indim". Oraya, bir partide bulunmak fikrinden benim kadar heyecan duyan iki arkadaÅÄ±mla beraber gitmiÅtim. ArabayÄ± sÃ¼rebileceÄimiz kadar hÄ±zlÄ± sÃ¼rerek ve sÃ¼rekli bir hafif sarhoÅluk halinde herhangi bir kaza veya tutuklanmadan mucizevÃ® Åekilde kurtulduk. Bourbon Caddesiândeki ikram ve misafirperverlik inanÄ±lmazdÄ±. Ve Åunu sÃ¶yleyebileceÄime inanÄ±yorum ki Ã§ok az eÄlence dÃ¼ÅkÃ¼nÃ¼ Ã¼nlÃ¼ BÃ¼yÃ¼k Perhiz dÃ¶nemlerinde bizimki kadar baÅarÄ± elde etmiÅtir. Otelden, dÃ¼zgÃ¼n Åekilli bir gÃ¶ÄÃ¼s Åocu karÅÄ±lÄ±ÄÄ±nda deÄiÅ tokuÅ ettiÄimiz birkaÃ§ yÃ¼z inciyle ayrÄ±lÄ±yorduk ve ellerimiz sistemli biÃ§imde yine boÅtuâ¦He he !

DÃ¶nÃ¼Å yolunda aklÄ±mÄ±z hala yÄ±ldÄ±zlardaydÄ±, Hale Boggs KÃ¶prÃ¼sÃ¼ne Ã§Ä±kÄ±ÅÄ± kaÃ§Ä±rdÄ±k. EÄer New OrleansâÄ± ziyaret ederseniz bilin ki bu kÃ¶prÃ¼ Åehirden tek Ã§Ä±kÄ±Å yolu. Otel kapÄ±cÄ±sÄ±nÄ±n bize neden French QuarterâÄ±n etrafÄ±ndaki turistik bÃ¶lgeden asla ayrÄ±lmamamÄ±zÄ± tavsiye ettiÄini anlayarak paniklemeye baÅlamÄ±ÅtÄ±k. YolculuÄumuz boyunca ilk defa turistlerin genellikle gÃ¶rmediÄi Â« gerÃ§ek Â» New OrleansâÄ± keÅfediyorduk. Ciddiyetimiz hÄ±zla yeniden kazandÄ±k. EÄer bir polis aracÄ± bizi almÄ±Å olsaydÄ± bize Bourbon Caddesi'ne kadar eÅlik etmesi gerekecekti. Bu ormanÄ±n ortasÄ±nda duramazdÄ±k.

Grubumuz gerÃ§ekten de istenmiyordu. Size bir fikir vermek adÄ±na, genÃ§ken Cosby Show ve siyahÃ® aile modelini ve Eddy Murphyânin Amerika BirleÅik Devletleriâni keÅfeden AfrikalÄ± bir prensi oynadÄ±ÄÄ± Coming To America filmini izliyorduk ve bize tamamen gerÃ§ekÃ¼stÃ¼ geliyordu. Biz, Â« AfrikalÄ±lar da Â» kapitalizmin yeterince iyi Åekilde yÃ¼rÃ¼dÃ¼ÄÃ¼ daha ziyade rahat ailelerden geliyordu. FloridaânÄ±n baÅkenti ve bir Ã¶Ärenci Åehri olan Tallahasseeâde birÃ§ok siyahi arkadaÅÄ±mÄ±z vardÄ± ama New OrleansâÄ±n fakir mahallelerindeki bu zenciler hayatÄ±mÄ±zla ilgili korku duymamÄ±za neden olmuÅtu! Bu turistik Åehrin kendi cehennemini saklayÄ±p saklamadÄ±ÄÄ± konusunda kuÅku duymalÄ±ydÄ±k. O zamanlar sÄ±k sÄ±k yerel rap grubu Hot Boyzâu dinliyorduk. AÅÄ±rÄ± gerilimli ve saldÄ±rgan sÃ¶zleri Bisounoursâda yazÄ±lmÄ±Å olamazdÄ±, Åiddet ve Ã¼mitsizlik dolu bir Ã§evrede yazÄ±lmalÄ±ydÄ±. Ve eÄer mÃ¼zikleri yeterli deÄilse, klipleri iÃ§inde bulunduklarÄ± evreni aÃ§Ä±k biÃ§imde gÃ¶steriyordu: terkedilmiÅ binalarÄ±n Ã¶nÃ¼nde Ã§Ã¶melerek gÃ¼nlerini geÃ§iren Â« pis ve kÃ¶tÃ¼ Â» fakirler.

Malesef birÃ§ok kiÅi New Orleans'Ä±n birÃ§ok mahallesinin seyahat ettiÄim bazÄ± Ã¼Ã§Ã¼ncÃ¼ dÃ¼nya Ã¼lkelerinden Ã§ok daha fakir ve ihmal edilmiÅ durumda olmasÄ±nÄ±n nedeninin Katrina kasÄ±rgasÄ± olmadÄ±ÄÄ±nÄ± gÃ¶rmezden geliyor veya Ã¶yleymiÅ gibi yapÄ±yor. Buralar Ã§ok Ã¶nceden de bÃ¶yleydi. Ben ve arkadaÅlarÄ±mÄ±n gerÃ§ekliÄini gÃ¶rdÃ¼ÄÃ¼ gibi, Åehrin birÃ§ok yeri stratejik olarak festival Ã¶Ärencileri ve turistlerin gÃ¶rÃ¼Å alanÄ±nÄ±n dÄ±ÅÄ±nda tutuluyordu. Katrina yalnÄ±zca New Orleans'Ä±n kÃ¼Ã§Ã¼k, kirli sÄ±rrÄ±nÄ± gÃ¼n yÃ¼zÃ¼ne Ã§Ä±kardÄ± ve tÃ¼m Ã¼lke gerÃ§eÄi keÅfeder gibi gÃ¶rÃ¼ndÃ¼. Sizce laÄÄ±m taÅtÄ±ÄÄ±nda ne oldu ? Ve Åimdi, son belediye baÅkanÄ± Ray Nagin'in (kara para aklama ve her tÃ¼rlÃ¼ yolsuzluk suÃ§undan on yÄ±l hapis cezasÄ± alan) deyiÅiyle "Ã§ikolata Åehri" kendisini yeniden inÅa etmeye Ã§alÄ±ÅÄ±yor, nÃ¼fusunun sorunlu kÄ±smÄ±nÄ±n persona non grata ilan edilip bir daha asla geri gelerek imajÄ±na gÃ¶lge dÃ¼ÅÃ¼rmemesi iÃ§in gizlice dua ediyor.

EÄer New Orleans Noel Baba'ya sunacaÄÄ± listeye bu son dileÄi koymazsa, Ekvator Ginesi BaÅkanÄ±'nÄ±n oÄlu Theodoro Nguema Obiang, Fransa ve diÄer medenileÅmiÅ Ã¼lkelerin Ã§oÄunda gerÃ§ekten de persona non grata. Zenci prensin zenginliÄiyle Ã§ileden Ã§Ä±kan Fransa 2012 yÄ±lÄ±nda, bazÄ± oyuncaklarÄ±nÄ± birkaÃ§ yÄ±llÄ±ÄÄ±na geri almak iÃ§in Ã§eÅitli aktivist gruplarÄ± tarafÄ±ndan ona karÅÄ± yÃ¶neltilen emsal bir karardan faydalanmaya karar verdi. BirkaÃ§ FransÄ±z dergisinde sergilenen sÃ¶z konusu Ã¶nemsiz Åeyler bu bÃ¼yÃ¼k savurganlÄ±k konusundaki tÃ¼m beklentilerimin Ã¼zerindeydi: lÃ¼ks arabalar (iki Bugatti Veyrons, bir Maybach ve bir Aston Martin, bir Ferrari Enzo, bir Ferrari 599 GTO, bir Rolls-Royce Phantom ve bir Maserati MC12) Chateau Petrus ÅiÅeleri (dÃ¼nyanÄ±n en pahalÄ± ÅaraplarÄ±ndan biri) ve 3.7 milyon dolar deÄerinde bir duvar saati.

AmerikalÄ±lar, FransÄ±zlardan daha iyisini yapmaya azimli bir Åekilde, davada ondan 70 milyon dolar talep ederek ObiangâÄ±n oÄlunun varlÄ±klarÄ±n Ã§ok daha Ã¶nemli bir kÄ±smÄ±nÄ± tÄ±rtÄ±klamayÄ± denediler. El konulan mallar listesi bir Gulfstream uÃ§aÄÄ±, Michael Jackson'Ä±n eldivenleri ve Californiya, Malibu'da bir villayÄ± iÃ§eriyordu. Ama bununla beraber, 700 milyon dolarlÄ±k hesabÄ±yla bir zamanlar Riggs BankasÄ±'nÄ±n en bÃ¼yÃ¼k bireysel mÃ¼Återisi olan genÃ§ mirasÃ§Ä±, bankasÄ±nÄ± kapÄ±larÄ±na kilit vurmaya zorlayan skandallardan sonra bile Amerika BirleÅik Devletleri iÃ§inde yer deÄiÅtirmekte hala Ã¶zgÃ¼r. Adalet BakanlÄ±ÄÄ± onu bu konuda hiÃ§bir zaman endiÅelendirmedi. Ekvator Ginesi'nin Ã§ok genÃ§ TarÄ±m BakanÄ± Teodoro Nguema Obiang'Ä±n gÃ¶revi iÃ§in resmi olarak yÄ±lda yÃ¼zbin dolardan fazla kazanmadÄ±ÄÄ±na dikkatinizi Ã§ekelim.

Ekvator Ginesi, AfrikaânÄ±n en az Ã¶zgÃ¼rlÃ¼Äe sahip Ã¼lkelerinden, aynÄ± zamanda gÃ¼nde bir dolardan daha az bir parayla yaÅayan daha yoksul Ginelilerin oranÄ±nÄ± da gÃ¶z Ã¶nÃ¼nde bulundurursak birisi. Yedi yÃ¼z bin nÃ¼fuslu bu Ã¼lke hem en fakir hem de petrol bakÄ±mÄ±ndan en zengin Ã¼lke. PaslÄ± tenekelerin yakÄ±nlarÄ±nda cam binalar ve baÅkanlÄ±k malikÃ¢nelerinin olduÄu, bu Ã¼lkenin Ã§arpÄ±cÄ± paradoksunu aÃ§Ä±Äa Ã§Ä±karan fotoÄraflarÄ± internette kolayca bulabiliriz. BaÅkent Malabo'daki birkaÃ§ zengin, yollarda metrekareye dÃ¼zinelerce dÃ¼Åen Ã§ukurlardan kaÃ§maya Ã§alÄ±Åarak Mercedes Benz'leri ile gecekondular arasÄ±nda zigzag Ã§iziyordu. BaÅkanÄ±n akrabasÄ± olan, Ã¼lkedeki polisin baÅÄ± resmi terzisinin Yves Saint Laurent olmasÄ± ile Ã¶vÃ¼nÃ¼yor. Åehrin yeni lÃ¼ks otelinin pencerelerinden tek kiÅi iÃ§in bile dar olan barakalara yÄ±ÄÄ±lmÄ±Å bÃ¼tÃ¼n aileleri gÃ¶rebiliriz.

Ve ben Ekvator Ginesi'nde beÅ Ã§ocuktan birinin beÅ yaÅÄ±na girmeden Ã¶ldÃ¼ÄÃ¼ ve bunlarÄ±n %50'sinden daha azÄ±nÄ±n iÃ§ilebilir suya eriÅimi olduÄunu keÅfederek daha fazla gerÃ§eÄi meydana Ã§Ä±karÄ±rken, Nelson Mandela'nÄ±n gÃ¶kkuÅaÄÄ± milletinin merkezinde bulunan kÃ¼Ã§Ã¼k bir Ã¼lke olan Swaziland'da bir polis komiserinin, Obiang'Ä±n oÄlunun Swaziland'daki villasÄ±ndaki bir parti esnasÄ±nda Ã§alÄ±nan iki milyar dolarla dolu valizin Ã§alÄ±nmasÄ± hikayesi iÃ§in hizmet ettiÄi sapkÄ±n ve aÃ§gÃ¶zlÃ¼ bir zorba adÄ±na Ã¶zÃ¼r dilediÄini keÅfedince kanÄ±m dondu. Peki bu olayda ÅÃ¼pheliden Ã¶te durumda olan kÃ¼Ã§Ã¼k Teodoroânun, Ekvator Gineâsinin imajÄ±nÄ± kirlettiÄi iÃ§in cezasÄ± ne oldu? AfrikaânÄ±n en eski diktatÃ¶rlerinden birisinin oÄlu olmak belli ki birÃ§ok avantaj getiriyor: babasÄ± onu tÃ¼m uluslararasÄ± davalardan koruyacak olan Ã¼lkenin ikinci baÅkan yardÄ±mcÄ±lÄ±ÄÄ±na getirdi.



Â«Yoksullara yardÄ±m etmemizden yanayÄ±m, ama bunun yoluna gelince, herkesten daha farklÄ± bir fikrim var. Bence yoksullara yardÄ±m etmenin en iyi yolu durumlarÄ±nÄ± rahatlatmak deÄil onlarÄ± oradan Ã§Ä±karmayÄ± denemektir. Â»

Benjamin Franklin



Nuh iyi bir adamdÄ±, ama Ã§ocukken cehennemimden kaÃ§ma denemelerimi mahvetmiÅti. Bir arkadaÅÄ±n bahÃ§emizde geÃ§irdiÄi korkunÃ§ kazadan sonra dÄ±ÅarÄ± Ã§Ä±kÄ±p Ramboculuk oynamaya korkuyordum. Nuhâun bu konuyla ilgisi olduÄuna inanÄ±yordum ve kahramanlÄ±klarÄ±nÄ± okumak dÃ¼ÅÃ¼ncemi onaylamaktan baÅka bir Åey yapmÄ±yordu. Nuhâun gemisiyle ilgili hikÃ¢yenin birÃ§ok deÄiÅik versiyonunu okudum, ÅÃ¶yle Ã¶zetleyebiliriz: TanrÄ± insanlÄ±ÄÄ± bir tufanla cezalandÄ±rmaya karar verdiÄinde Nuh hayatÄ±nÄ±, ailesini ve dÃ¼nyadaki hayvanlarÄ±n kÃ¼Ã§Ã¼k bir kÄ±smÄ±nÄ± kurtardÄ±. Bir Ã§ocuk olarak bu aptalÄ±n akbabalar, sÄ±Ã§anlar, timsahlar, Ã¶zellikle de yazlarÄ±mÄ± kapalÄ± geÃ§irmeme neden olan, Adem ile Havva'nÄ±n intikam tanrÄ±Ã§asÄ± Nemesisâi: yÄ±lanlarÄ± gemiye almasÄ± karÅÄ±sÄ±nda Åok olmuÅtum.

TÄ±pkÄ± Nuh gibi Nelson Mandela da iyi bir adamdÄ±. Bununla beraber, o da benim iÃ§in deÄerli bir Åeyi mahvetmiÅti. Uzun sÃ¼re emekliliÄimi en zengin ve kÄ±tada en etkili Ã¼lke olan GÃ¼ney Afrikaâda, hayatta baÅarÄ± elde etmiÅ olan diÄer AfrikalÄ± siyahlarla beraber geÃ§irmeyi hayal etmiÅtim. Son yÄ±llarda bu hayalime giderek gÃ¶lge dÃ¼Åmesinin Mandela ile alakasÄ± varmÄ±Å gibi geliyor ama gerÃ§ekten ne olduÄunu bilmiyorum. IrkÃ§Ä±lÄ±Äa karÅÄ± verdiÄi mÃ¼cadele yÃ¼zÃ¼nden bir Ã§alÄ±Åma kampÄ±nda 27 yÄ±l geÃ§irdiÄi gerÃ§eÄini nihayet bir kenara bÄ±rakÄ±p baÅkan olarak yaptÄ±klarÄ±nÄ± tarafsÄ±z bir gÃ¶zle incelediÄimde bu kristal berraklÄ±ÄÄ±nda netleÅti. Ben, bilinmeyen topraklarÄ±n haritasÄ±nÄ± Ã§Ä±karmaya Ã§alÄ±Åan ve "Madiba"nÄ±n Ã¶lÃ¼mÃ¼nden Ã¶nce seslerini yeterince duyuramayan kadÄ±n ve erkeklerden oluÅan kÃ¼Ã§Ã¼k grubun bir parÃ§asÄ±yÄ±m. GÃ¼ney Afrika'daki sosyo-ekonomik mutsuzluklarÄ±n, onun "uzlaÅma amaÃ§lÄ± pazarlÄ±klarÄ±" yÃ¼zÃ¼nden devam ettiÄini Åu anda sÃ¶ylemeye cesaret edebilir miyiz? Åu eski faÅist F.W. de Klerk'Ä±n -namÄ± diÄer bir tÃ¼r tanrÄ±- orta sÄ±nÄ±f beyazlar ve bÃ¼yÃ¼k kuruluÅlarÄ±n giderek artan protestolarÄ±nÄ±n akabinde, 1990'larda Ä±rkÃ§Ä±lÄ±ÄÄ± bitirmekten baÅka Ã§aresi yokken, Mandela'nÄ±n pastanÄ±n en bÃ¼yÃ¼k kÄ±smÄ±nÄ±n kendisine, ANC'ye (Afrika Ulusal Kongresi) ve beyaz, zengin kÃ¼Ã§Ã¼k bir azÄ±nlÄ±Äa kalmasÄ± iÃ§in taraf tuttuÄu konusunda hiÃ§bir ÅÃ¼phem yok.

BÃ¼yÃ¼kannemin tekrarlayÄ±p durduÄu gibi, insanlarÄ± eylemlerinin iÅlevine gÃ¶re yargÄ±lÄ±yoruz. Mandela'nÄ±n karakter gÃ¼cÃ¼nÃ¼ teslim eden iki tartÄ±ÅÄ±lmaz gerÃ§ek var. "Madiba", Ä±rkÃ§Ä± yargÄ±Ã§lar, dÃ¼nyanÄ±n en bÃ¼yÃ¼k insan haklarÄ± suÃ§lularÄ±ndan bazÄ±larÄ±, AfrikalÄ± adam kaÃ§Ä±ran kiÅiler ile katiller ve bundan sonra Ä±rkÃ§Ä± rejimi destekleyip gÃ¶kkuÅaÄÄ± milletinin Ã§Ä±karlarÄ±nÄ± koruyanlarla âmadencilik ve finans kuruluÅlarÄ±- bir anlaÅmaya vararak Ä±rkÃ§Ä± rejimin aydÄ±nlarÄ±nÄ± tatmin etmeye Ã§abaladÄ±. Peki, AvustralyalÄ± gazeteci John Pilger ile yaptÄ±ÄÄ± rÃ¶portaj esnasÄ±nda Endonezya'daki otuz yÄ±llÄ±k diktatÃ¶re en derin ilgisizliÄi gÃ¶sterip 1997 yÄ±lÄ±nda Jakarta kasabÄ± General Suharto'ya GÃ¼ney Afrika'nÄ±n en yÃ¼ksek onur Ã¶dÃ¼lÃ¼ olan Ä°yi Umut'u vermesini temize Ã§Ä±karan bir adama ne diyeceÄiz?

ANC ve mÃ¼ttefiklerinin Ä±rkÃ§Ä±lÄ±ÄÄ±n bitmesinden beri bÃ¼tÃ¼n baÅkanlÄ±k seÃ§imlerin, kazandÄ±ÄÄ± ve buna raÄmen ekonomik Ä±rkÃ§Ä±lÄ±Äa fiilen dokunulmadÄ±ÄÄ± gerÃ§eÄini kabul edemiyordum. GÃ¼ney AfrikalÄ± siyahlar gÃ¶rece terimlerle mutlak bir halde korkunÃ§ Åekilde fakir kaldÄ±. Benim gÃ¶zÃ¼mde, ANC, Dimbaza ve Alexandria gibi gecekondu mahallelerine sÄ±Ämaya Ã§alÄ±Åan siyahlarÄ±n gÃ¼venini suistimal etmiÅti ve bu aÅÄ±rÄ± Åiddet dolu Åehirler halkÄ±n Ã¶fkesinin aÄÄ±rlÄ±ÄÄ±nÄ± taÅÄ±maya baÅlamÄ±ÅtÄ±. ANC'nin beyazlara karÅÄ± Ã§ok nazik olduÄu konusunda ise bolca kanÄ±t vardÄ±. ANC'den birkaÃ§ siyahÄ±n, (parti Ã¼yelerinin ceplerindeki metelikleri toplamak iÃ§in)Ã§ok zarif kapalÄ± toplantÄ±larÄ±nÄ±n kalbine alÄ±nmasÄ± karÅÄ±lÄ±ÄÄ±nda, GÃ¼ney Afrika'nÄ±n beyazlarÄ± devasa duvarlarla korunmuÅ halde, Ä±rkÃ§Ä± rejim dÃ¶neminde siyahlardan insanlÄ±k dÄ±ÅÄ± sÃ¶mÃ¼rÃ¼lerle elde ettikleri zenginliÄin tadÄ±nÄ± Ã§Ä±karma olanaÄÄ±na sahip oldu. DiÄer bir deyiÅle, Ä±rkÃ§Ä± rejim son bulduÄunda sponsorlarÄ± birkaÃ§ siyahÄ± mal ve Ã¶deneklerin yeniden daÄÄ±tÄ±mÄ± balosuna dÃ¶ndÃ¼rmenin yeterli olacaÄÄ±nÄ± anladÄ±. AÃ§gÃ¶zlÃ¼lÃ¼ÄÃ¼n de yardÄ±mÄ±yla siyahlar ve HindistanlÄ±lar organize olmayÄ± ve gettolarÄ±n kalbinde direnmeyi beceremediler.

Bir gÃ¼n kendime, Mandela ve takÄ±mÄ±nÄ±n GÃ¼ney AfrikalÄ± siyahlarÄ± yoksulluktan nasÄ±l Ã§ekip Ã§Ä±karmayÄ± hesapladÄ±ÄÄ±nÄ± sordum. ÅÃ¼phesiz ANCânin bu sonuca ulaÅmak iÃ§in, liberal parti tÃ¼zÃ¼ÄÃ¼nde Ã¶zetinin aÃ§Ä±klandÄ±ÄÄ± gibi bÃ¼yÃ¼k bir planÄ± vardÄ±:



Â« Ãlkemizin zenginliÄi, GÃ¼ney AfrikaânÄ±n mirasÄ±, kendi halkÄ±na geri dÃ¶nmeli. Toprak altÄ±ndaki maden zenginliklerimiz, bankalar ve tekel endÃ¼strisi halkÄ±na aktarÄ±lmalÄ±. DiÄer tÃ¼m ticaret ve endÃ¼striler halkÄ±n refahÄ±nÄ± garanti etmek iÃ§in kontrol edilmeliâ¦Â».



ANC tÃ¼zÃ¼ÄÃ¼nÃ¼n bu bÃ¶lÃ¼mÃ¼, Ã¶rneÄin BirleÅik Ulus HÃ¼kÃ¼metini (kameralara karÅÄ±sÄ±nda, tabandan gelen bir deÄiÅimi baÅlatma gÃ¶rÃ¼ntÃ¼sÃ¼ iÃ§inde kurtlarla kuzularÄ± aynÄ± aÄÄ±la koymak iÃ§in diktatÃ¶rlerin en sevdiÄi yÃ¶ntem) ve Ä±rkÃ§Ä± rejimin gÃ¶revlilerini koruyan akÄ±l almaz iÅ garantilerini hazÄ±rlayan 1992 yÄ±lÄ±ndaki "alacakaranlÄ±k maddeleri" gibi partinin gerÃ§ek imtiyazlarÄ±na and iÃ§iyordu.

Peki GÃ¼ney Afrikaâda Ä±rkÃ§Ä± rejim sonrasÄ± dÃ¶nemde varlÄ±ksÄ±z kalan siyahlar ulusun zenginliklerinden uygun bir pay istediklerinde ne oluyor? KorkunÃ§ gerÃ§ek Åu ki, Ä±rkÃ§Ä± rejim dÃ¶neminde maruz kaldÄ±klarÄ± muameleyi gÃ¶rÃ¼yorlar: Ã¼zerlerine ateÅ aÃ§Ä±ldÄ±. 2013 yÄ±lÄ±nda Marikanaâdaki azÄ±nlÄ±klara karÅÄ± yapÄ±lan katliamÄ±n fotoÄraflarÄ± 1960âda Sharpevilleâdekinden farklÄ± deÄildi. Bu defaki renkliydi ve bu kirli, insanlÄ±k dÄ±ÅÄ± iÅi yapanlar zencilerdi. Hakareti artÄ±rmak adÄ±na, dÃ¼nya 270 madencinin tutuklanÄ±p, Ä±rkÃ§Ä±lÄ±k rejimi yetkililerinin kullandÄ±ÄÄ± aynÄ± "ortak amaÃ§" doktrinine dayanarak cinayetle suÃ§landÄ±ÄÄ±nÄ± bÃ¼yÃ¼k bir ÅaÅkÄ±nlÄ±kla Ã¶Ärendi. Bu mantÄ±ksÄ±z suÃ§lama, uluslararasÄ± toplum ve insani yardÄ±m kuruluÅlarÄ±nÄ±n baskÄ±sÄ±yla kaldÄ±rÄ±ldÄ± ve tutuklu madenciler serbest bÄ±rakÄ±ldÄ±.

MandelaânÄ±n hayatÄ± ve ANCânin yÃ¼kseliÅi olgunlaÅmamÄ±Å Ã¶zgÃ¼rlÃ¼k savaÅÃ§Ä±larÄ±nÄ±n ve eÅitliÄe inananlarÄ±n dikkatini Ã§ekmeye yaramalÄ±ydÄ±: Lord ActonâÄ±n sÃ¶zlerini hatÄ±rlamak gerekirse, iktidar yozlaÅtÄ±rÄ±r, mutlak iktidar ise mutlak yozlaÅtÄ±rÄ±r. GÃ¼ney Afrikaâda beyazlar ve en yoksul siyahlar arasÄ±ndaki ayrÄ±m hi. Bu kadar bÃ¼yÃ¼k olmamÄ±ÅtÄ±. 2009 yÄ±lÄ±nda Ã¼lke, dÃ¼nyanÄ±n en eÅitsiz toplumu sÄ±ralamasÄ±nda birinciliÄi Brezilyaâdan Ã§aldÄ±. Nelson Mandela'nÄ±n cenazesinin olduÄu gece BaÅkan Jacob Zuma'nÄ±n, uluslararasÄ± gÃ¶revlilerin gÃ¶zÃ¼ Ã¶nÃ¼nde hoÅnutsuz halkÄ± tarafÄ±ndan aÅaÄÄ±landÄ±ÄÄ±nÄ± gÃ¶rmek benim iÃ§in gerÃ§ek bir zevk oldu. Bu gerÃ§ekten heyecan vericiydi.

2013 yÄ±lÄ±nda karÄ±m ve ben, Kanadaâya yakÄ±n olan daha kuzeye taÅÄ±nmak iÃ§in Amerika BirleÅik Devletlerâin gÃ¼neÅli gÃ¼neyinden ayrÄ±ldÄ±k. Etnik dÃ¼zlemde yeni Åehrimiz nasÄ±l tanÄ±mlanÄ±r? Antartikaâdan daha beyaz. Kendimizi hala baÅka bir zencinin varlÄ±ÄÄ±nÄ± tanÄ±mak ve hafif bir baÅ hareketi yaparak bununla eÄlenmek zorunda hissediyorduk. SiyahlarÄ±n, toplumun alt kesiminin dikkate deÄer bir kÄ±smÄ±nÄ± oluÅturduÄu GÃ¼ney'de alÄ±ÅÄ±k olduÄumuz Ã¼zere, saf bir Åekilde, burada en ufak bir fakirlik kokusu almanÄ±n imkÃ¢nsÄ±zlÄ±ÄÄ±na inanÄ±yordum. Ve sonra, 2013 yÄ±lÄ±nda ÅÃ¼kran GÃ¼nÃ¼ iÃ§in New Yorkâa gittiÄimiz esnada yolun ortasÄ±nda bir gÃ¶lge gÃ¶rdÃ¼k. Hava dondurucu durumdayken Ã¼zerindeki yetersiz kÄ±yafetlerle siyahÃ® bir evsiz bÃ¼yÃ¼k bir afiÅi sallÄ±yordu. BazÄ± sÃ¼rÃ¼cÃ¼ler onu ezmekten son anda sÄ±yrÄ±lÄ±yordu. YanÄ±ndan geÃ§erken ona kaÄÄ±t bir dolar vermek iÃ§in camÄ±mÄ± indirdim. AÅaÄÄ±lanmÄ±Å ve hayatÄ±n sillesini yemiÅ bir adamÄ±n yÃ¼zÃ¼nÃ¼ gÃ¶rdÃ¼ÄÃ¼m iÃ§in iÃ§imde bir Åeyler kÄ±rÄ±ldÄ±. O gÃ¼nden beri sokakta rastladÄ±ÄÄ±m Ã§ocuklarÄ±n, kadÄ±nlarÄ±n veya erkeklerin yÃ¼zÃ¼nde aynÄ± ifadeyi gÃ¶rÃ¼yorum.

Åehir halkÄ±, bir kelimenin tÄ±nÄ±sÄ±nÄ± deÄiÅtirmenin, bazÄ± bireyleri hor gÃ¶rmenin en kolay yolu olduÄunu keÅfetti. Giysi kollarÄ±na sokak fahiÅelerinin niteliÄini atfetmek, halka fakirleri cezalandÄ±rma izni veriyor. Bu gÃ¼zel gezegenin birÃ§ok yerinde giysi kollarÄ±nÄ± fahiÅeler gibi kullanmak yasak. BazÄ± Åehirler iÅi, Â« asalaklara Â» (bu kelimeyi 2012 Amerikan BaÅkanlÄ±k seÃ§imlerindeki CumhuriyetÃ§i aday Mitt Romneyâden Ã¶dÃ¼nÃ§ alÄ±yorum) para vermemeleri konusunda orada yaÅayanlarÄ±n dikkatini Ã§ekmek iÃ§in eÄitici programlar oluÅturmaya kadar gÃ¶tÃ¼rdÃ¼; polis memurlarÄ±, Ã¶zellikle Åehir merkezlerinde dilencileri hÄ±rpalama talimatÄ± aldÄ±. Yoksul Ã¼lkeler daha yaratÄ±cÄ±: doÄaÃ¼stÃ¼cÃ¼lÃ¼k ve voodoo bahanesini de listelerine eklediler. BirÃ§ok Ã¼Ã§Ã¼ncÃ¼ dÃ¼nya Ã¼lkesine yaptÄ±ÄÄ±m seyahatler esnasÄ±nda, paranoyak rehberler ve arkadaÅlarÄ±m, bir evsize para verirsem cebimdeki diÄer varlÄ±klarÄ±n da ortadan kaybolacaÄÄ± ve Allah bilir baÅÄ±ma hangi uÄursuzluÄun geleceÄi hususunda beni uyardÄ±. Ama ben bu gÃ¼lÃ¼nÃ§ uyarÄ±yÄ± gÃ¶rmezden geldim. Bir keÃ§iye dÃ¶nÃ¼ÅmediÄimi veya beni bir yÄ±ldÄ±rÄ±mÄ±n Ã§arpmadÄ±ÄÄ±nÄ± gÃ¶rebiliyordum ve cebimden yok olan para maddi zevklerimi Ã¶demeye yaramÄ±ÅtÄ±.

DÃ¼nyada Ã§ok farklÄ± hayat seviyelerine veya derilerinin rengi gibi farklÄ± kÃ¶klere sahip insanlarÄ±n etkin istekler veya dilencilerden nefret etmeleri ama pasif dilencilerden rahatsÄ±z olmadÄ±klarÄ±nÄ± gÃ¶rmek Ã¼zÃ¼cÃ¼: dilencilerin bir kapÄ±nÄ±n Ã¶nÃ¼nde ellerinde bir kÃ¢seyle ama ses Ã§Ä±karmadan durmalarÄ± gibi. Bu Åu manaya geliyor; insanlar aÄzÄ± sÄ±kÄ± durmayÄ± bilip bizi kÃ¶tÃ¼ hissettirmeyen dilencilere para veriyor. New York merkez istasyonunda, baÅlarÄ±nda kulaklarÄ±ndan fazlasÄ±nÄ± kapatan son moda kulaklÄ±klarla, fakirlere dikkat etmeden geÃ§en yenilikÃ§ileri izlemek iÃ§in vakit ayÄ±rdÄ±m. AynÄ± davranÄ±ÅÄ±, Kampala ve UgandaânÄ±n caddelerinden yepyeni 4x4 PradolarÄ± ile geÃ§en hÃ¼kÃ¼met Ã¼yelerinde de gÃ¶rdÃ¼m. Bu gÃ¶steri, yoksullarÄ± aÅaÄÄ±lamanÄ±n dÃ¼nya Ã§apÄ±nda bir olgu olduÄunu anlamamÄ± saÄladÄ±. Ama kendimi izole hissettiÄim zaman. Ãmidimi kaybetmeye baÅladÄ±ÄÄ±m zaman, kurumlarÄ±nda yÃ¼kselmek iÃ§in yoksulluk sorununu kÃ¼Ã§Ã¼mser bir hareketle halÄ±nÄ±n altÄ±na sÃ¼pÃ¼ren ÅarlatanlarÄ±n aksine, fakirlere yÃ¶nelik kayÄ±tsÄ±zlÄ±Äa karÅÄ± mÃ¼cadeleye hayatlarÄ±nÄ± adayan, farklÄ± Ã§evrelerden ve Ã¼lkelerden gelmiÅ diÄer insanlarla gÃ¶rÃ¼ÅÃ¼yorum. Bu insanlar beni Ã§ok heyecanlandÄ±rÄ±yor ve duygularÄ±, kalbimdeki en deÄerli arzunun yankÄ±lanmasÄ±nÄ± saÄlÄ±yor. Daha insani bir toplum sihirle yaratÄ±lmaz. Benim gibi (sanÄ±rÄ±m) bu insanlar da fakirleri gÃ¶rmezden gelemiyor.




Конец ознакомительного фрагмента.


Текст предоставлен ООО «ЛитРес».

Прочитайте эту книгу целиком, купив полную легальную версию (https://www.litres.ru/pages/biblio_book/?art=40850941) на ЛитРес.

Безопасно оплатить книгу можно банковской картой Visa, MasterCard, Maestro, со счета мобильного телефона, с платежного терминала, в салоне МТС или Связной, через PayPal, WebMoney, Яндекс.Деньги, QIWI Кошелек, бонусными картами или другим удобным Вам способом.


